Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Kader beni Kazakistan'a gönderdi

Hüseyin Aygün Bey'in, öğrenciliğinde dinlediği bir vaaz ile kaderin kendisine açtığı Kazakistan macerâsını, kendi ifadelerinden dinleyelim:


Üniversitede okurken caminin birinde bir vaaz dinledim... Sanki vaaz eden insan değil de bir melekti... Camide iğne atsan yere düşmüyordu. İlk defa bu kadar genç insanı bir arada görüyordum. Hatip, sahabeyi anlatıyor, hicreti anlatıyor, herkes hıçkırıklara boğuluyordu. Hatip "Sizler de hicret edeceksiniz." dediği zaman henüz yurtdışında okullar yoktu. Ben bunun nasıl olacağını düşünür; fakat bir türlü anlayamazdım. Bu nasıl olacaksa bana da hicreti nasip etmesi için Allah'a dua ederdim. Üniversiteyi bitirdiğim yıl kırk günlük bir seminere katıldım. İlk defa yurtdışına adam gönderileceği arkadaşlar arasında konuşulurken çok heyecanlanmış, vaazlarda anlatılan hicretin nasıl olacağını anlamıştım. "Mutlaka gitmeliyim." diyordum. "Neresi olacak? Nasıl olacak?" şeklinde değil de "Ya beni göndermezlerse..." diye düşünüyor ve endişe ediyordum.

Yetkililerle görüştüm. Dünya'nın neresi olursa olsun gitmek istediğimi söyledim. "Henüz gidilip gidilmeyeceği belli değil." cevabını aldım. Tam bir ay geçti. Bir ay hiç dışarı çıkmamıştım. Bakkaldan bir şey almak için çıktığımda bir yetkilinin geldiğini, "Yurtdışı için on kişi lazım. Gönüllü on kişi aranıyor." dediğini öğrendim. Gitmek isteyenlerin hepsine "Yurtdışına gideceksiniz." denmiş. O gün çok üzülmüştüm. Yetkililerle görüştüğümde "Şu an ihtiyaç yok." demişlerdi. Dershanede çalıştığım dört yıl boyunca her yıl yurtdışına gitmeye teşebbüs etmiştim; ama olmamıştı. Kazakistan'la alakalı dinlediğim bir hadise benim oralara gitme isteğimi daha da pekiştirmişti:

Bir piknikte öğrenciler top oynarken top Ural Nehri'ne kaçar. Topu almak için giden öğrenci batar. Kurtarmak için kimse cesaret edemez. Belletmenlerden Yâsin suya atlar, çocuğu dışarı fırlatır, kendisi Hakk'ın rahmetine kavuşur. Almatı'da defnedilir. Öğrenci için kendini feda etmesi öğrencileri, velileri ve devlet yetkililerini çok ciddi etkiler. Almatı'da bir caddenin ismini Yâsin Çalkım Caddesi diye değiştirirler. Günün birinde aynı okulda üç yıl müdür olarak çalışacağımı nereden bilebilirdim ki?

Okulda iken belletmenlerden Hüseyin Bey'le çay içiyorduk. Ona "Bu gece rüyanda Yâsin'i nasıl gördün?" deyince, "Öğrenciler sürekli onu rüyasında görüyorlar. Onlarla çay içiyormuş. ''Hayır ben ölmedim. Siz öyle sanıyorsunuz. İşte ben buradayım. Şimdi her yeri geziyorum...'' diyormuş. Ben bu gece rüyamda onu yemyeşil bir arazinin içinde namaz kılarken gördüm, çok heybetli idi. Fakat siz onu rüyada gördüğümü nereden biliyorsunuz? Yâsin, Almatı'da Aksay Kazak Türk Lisesi'ne nâzır bir tepede yatıyor. Oradaki okulları gezmeye devam ediyor." dedi.

Kendim gidemiyordum; ama öğrencilerimi gönderiyordum. Onlardan birisi de Abdullah idi. Bütün öğrencilerimi çok seviyordum; ama o çok farklı idi. Üniversiteyi kazanamamasına ondan çok üzülmüştüm. Ama onu karşıma alıp, "Üzülme kardeşim, bunda da bir hayır vardır. Bir yıl daha hazırlanmana gerek yok. Seni Kazakistan'a göndereceğim orada İngilizce, Rusça öğreneceksin, istikbalin parlak olacak. Hicret etmiş olacaksın, belletmenlik yapacaksın, ahiretin parlak olacak. Orada bizi unutmak yok. Korkma zaten ben de geleceğim." dediğimde boynuma sarılmış, sonra da "Gelmezsen, öbür tarafta seninle ilgilenmem." diye şaka yapmıştı.

Onu gönderdikten iki yıl sonra gittiğim Kazakistan'da havaalanında beni karşılarken, "Hocam gerçekten sizin geleceğinizi bilmiyordum ilginç bir tevâfuk oldu." demişti. Müdürler toplantısına Almatı'ya geldiğim zaman genelde Abdullah'ın evinde kalır, eski hatıralarımızı konuşurduk. Üniversiteyi bitirince Süleyman Demirel Üniversitesi'nde çalışmaya başladı.

Bir gün karşılaştık fakat onu çok farklı gördüm. Belki 4-5 ay birbirimizi görememiştik. İlk söylediği şey "Hocam bu gece bizde kalsanız." sözüydü. "Nerede kalıyorsun?" diye sordum. "Rektörle kalıyorum. O şu anda Türkiye'de evde yalnızım, ev müsait. Buraya sizin Almatı'ya ne zaman geleceğinizi sormak için geldim, sizinle karşılaştım. Bu gece bizde kalmanızı çok istiyorum. Size anlatmak istediğim şeyler var." dedi. "Ne anlatacaksan şimdi anlat." dedim. "Burada olmaz. Evde anlatacağım. Anlaştık değil mi hocam." dedi. "Henüz değil." dedim. Baktım gözleri nemlendi. Konuyu değiştirmek için; "Kardeş hayırdır evlendin mi?" dedim. Biraz da utanarak "Nişanlandım." dedi
.

Not: Bir sonraki yazıda konuya devam edilecek

Abdullah Aymaz
ZAMAN
 

benefşe

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Ara 2005
Mesajlar
299
Aldığı Beğeniler
0
allah razı olsun hekimoglu
bu yazıyı sabah gazetede okumuştum ve bunu daha önce abdullah aymaz abi den bizzat dinlemiştim devamını bekleyin arkadaşlar....
çok gzüel...
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
:]

Sormayin Dostlar bende Sabirsizlikla bekliyorum...
 

@Cihan**

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Ağu 2005
Mesajlar
3,994
Aldığı Beğeniler
9
Konum
Sinop&Egypt
Takım
Beşiktaş
Benefse kardes bizzat dinledim dedin bu yazari ...
nasil dinledinki yada tanidiginmi

alakanizi anlatirmisin merak ettim :)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Yaşlılın gözü kör olsun ben bu mevzuyu gene böyle bir forumda okumuş çok ağlamıştım hatta ozamanlar almatadan yeni gelmiştik de oyazılan yerleri bizde iyi biliyoruz diye baya hayıflanmıştım..

İnanın ALLAH yolunda hicret bambaşka bir tat ve lezzette bizlerde bunu çok güzel yaşadık ve böyle çok olaylar ve rüyyalar gördük RABBİM cümlemize
herşeyin hayırlısını versin..
biz almatadayken Başak bizden uçakla 2-30 saat ötede kuzeyde Kazakistanın Pavlodor ilinde hizmetteydi 120 kişilk bir kız yurdunun sorumlusuydu yani gurbet içinde gurbet yaşıyorduk...şimdi Kazak talebeleri tekamülü bitirdiler ama herzaman bizleri ararlar ..

Erkeklerde eşimi ararlar ailece görüştüklerimiz var şuan izmirde 100 kadar moğol kazak kırgız talebelerimiz le ilgilenmekteyiz..

Hani nederler hizmetin büyü küçü olmaz diye

Ömrümüz olduğu müddetçe RABBİM'de fırsat verdiği müddeçe bu görev devam edecek Biiznillahi Taala..
Benimde bugün duygusallım üzerimde heralde biçırpıda size döküverdim
hayat hikayemizi...neyse bu hikaye bitmez...26 sene bu dile kolay :p :p :p
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
HARİKA BİR YAZI ELLERİNE SAĞLIK.İNSAN AĞLAMAMAK İÇİN KENDİNİ ZOR TUTUYOR. ;(
AMA DEVAMINI BEKLİYORUZ.
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Evet güzel bir yazı devamını merakla bekliyorum. :)
 
Üst Alt