“-Yavruyu tut abla, annesi saldırıyor!...” diyen canhıraş bağırtısıyla, yavru kediyi kucağıma attı… Ya Rabbim, ne kadar küçük, ne kadar zayıf bir kedi yavrusuydu bu, ha öldü, ha ölecek gibi…
Balkona taşıdım kucağımda ve dolapta her daim sokak kedileri için hazır bulunan sütü, süt kaplarına(kullanılmayan sigara tablalarından oluşmuştur)boşalttım ve içmesi için yavrunun önüne koymuştum ki; anacığı miyav naralarıyla, balkon demirinden üzerimize atladı.
Bu kez, acınacak duruma düşen biz olmuştuk.
Oysa ne kadar masumca ve iyi niyetle kurtarma operasyonunu başlatmıştık, kendiliğimizden…
Ama bunu ana kedicike anlatmak ne mümkün? Bir defa düşman bellemiş bizi…
O’nun gözünde, “Yavrusunu kaçıranlar” oluvermiştik bir anda ve istemeden.
Sessizce süt koyma işlemini bitirip, kah “Gel, pisi pisi” diyerek, kah cam arkasında saklanarak, sütü içmesini ve bizlere alışmasını bekledik.
Başardık… Kedi, sütü içti!...
Balkona taşıdım kucağımda ve dolapta her daim sokak kedileri için hazır bulunan sütü, süt kaplarına(kullanılmayan sigara tablalarından oluşmuştur)boşalttım ve içmesi için yavrunun önüne koymuştum ki; anacığı miyav naralarıyla, balkon demirinden üzerimize atladı.
Bu kez, acınacak duruma düşen biz olmuştuk.
Oysa ne kadar masumca ve iyi niyetle kurtarma operasyonunu başlatmıştık, kendiliğimizden…
Ama bunu ana kedicike anlatmak ne mümkün? Bir defa düşman bellemiş bizi…
O’nun gözünde, “Yavrusunu kaçıranlar” oluvermiştik bir anda ve istemeden.
Sessizce süt koyma işlemini bitirip, kah “Gel, pisi pisi” diyerek, kah cam arkasında saklanarak, sütü içmesini ve bizlere alışmasını bekledik.
Başardık… Kedi, sütü içti!...
