Mecbur Bırakacak kadar hızlı geçme
Zengin bir adam son model arabası ile şehirdeki dar bir yoldan geçiyordu. Birden bir çock fırlayarak yoluna çıktı ve elindeki taşı arabasına attı. Adam kapısına çarpan taşın sesi ile aniden fren yaptı ve arabası kaldırım taşına çarparak durabildi. Adam öfke ile arabadan fırlayıp, taş atan çocuğu kolundan tutup sarstı ve :
- Sen ne yaptığını zannediyorsun, bak arabamı ne hale getirdin, diye bağırdı. Üzgün ve suçlu tavır içindeki çocuk cevap verdi :
- Amca, ne olusun kızma! Sizden önce geçen arabalara durmaları için işaret ettim, arabaların hiçbiri durmayınca sizin arabanıza taş attım, dedi ve gözyaşları içerisinde, kenardan devrilmiş duran bir tekerlekli özürlü arabasını ve o arabadan düşerek yerde yatan birisini gösterip: - Ağabeyim yürüyemiyor. Onu arabası ile gezdirirken kayıp devrildi, ağabeyim yere düştü. Kaldırmaya gücüm yetmedi, gelip geçen kimse de yok. Siz onu yerden kaldırıp tekerlekli arabasına tekrar oturtmama yardım edermisiniz, dedi.
Adam ne diyeceğini bilemeden boğazındaki düğümdün kurtulmaya çalışarak yerde yatan çocuğun yanına gitti, onu kaldırıp tekerlekli arabasına oturttu. Cebinden temiz bir mendil çıkararak bacağındaki kanları sildi. Küçük çocuk abisini tekerlekli arabasıyla alıp giderken hiçbir şey söyleyemeden arkalarından bakakaldı. Arabasına döndüğünde çocuğun attığı taşın arabasının kapısında bıraktığı oyuk şeklindeki derni izi gördü.
Adam, bu taş izini şu mesajı hiç unutmamak için tamir ettirmedi:
'Hiçbir zaman, hayatın içinden, birilerinin seni durdurmak ve dikkatini çekmek için taş atmaya mecbur kalacağı kadar hızlı geçme!
Ocak 2008 Semerkand, Okuyucu Köşesinden
Zengin bir adam son model arabası ile şehirdeki dar bir yoldan geçiyordu. Birden bir çock fırlayarak yoluna çıktı ve elindeki taşı arabasına attı. Adam kapısına çarpan taşın sesi ile aniden fren yaptı ve arabası kaldırım taşına çarparak durabildi. Adam öfke ile arabadan fırlayıp, taş atan çocuğu kolundan tutup sarstı ve :
- Sen ne yaptığını zannediyorsun, bak arabamı ne hale getirdin, diye bağırdı. Üzgün ve suçlu tavır içindeki çocuk cevap verdi :
- Amca, ne olusun kızma! Sizden önce geçen arabalara durmaları için işaret ettim, arabaların hiçbiri durmayınca sizin arabanıza taş attım, dedi ve gözyaşları içerisinde, kenardan devrilmiş duran bir tekerlekli özürlü arabasını ve o arabadan düşerek yerde yatan birisini gösterip: - Ağabeyim yürüyemiyor. Onu arabası ile gezdirirken kayıp devrildi, ağabeyim yere düştü. Kaldırmaya gücüm yetmedi, gelip geçen kimse de yok. Siz onu yerden kaldırıp tekerlekli arabasına tekrar oturtmama yardım edermisiniz, dedi.
Adam ne diyeceğini bilemeden boğazındaki düğümdün kurtulmaya çalışarak yerde yatan çocuğun yanına gitti, onu kaldırıp tekerlekli arabasına oturttu. Cebinden temiz bir mendil çıkararak bacağındaki kanları sildi. Küçük çocuk abisini tekerlekli arabasıyla alıp giderken hiçbir şey söyleyemeden arkalarından bakakaldı. Arabasına döndüğünde çocuğun attığı taşın arabasının kapısında bıraktığı oyuk şeklindeki derni izi gördü.
Adam, bu taş izini şu mesajı hiç unutmamak için tamir ettirmedi:
'Hiçbir zaman, hayatın içinden, birilerinin seni durdurmak ve dikkatini çekmek için taş atmaya mecbur kalacağı kadar hızlı geçme!
Ocak 2008 Semerkand, Okuyucu Köşesinden