- Üyelik Tarihi
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,935
- Aldığı Beğeniler
- 3,661
- Takım
- Galatasaray
622 yılının bir nisan günüydü. Günlerdir güneş ortalı ı iyice ısıtana kadar a açların, damların üzerinden kutlu misafirlerin yolunu gözleyenler, yine evlerine dönmeye hazırlanıyordu.
Birden ortalı ı tarifi imkansız bir sevinç kapladı. İki Cihanın Sultanı (sas) yanında ikinin ikincisi Sıddık-ı Ekber ile Veda Tepelerinde görünmüştü. Dillerden dökülen;
Ay do du üzerimize Veda Tepelerinden
Şükür gerekti bizlere Allaha davetinden
Ey bize gönderilen
İtaat edilecek emirle geldin
Geldin Medineye şeref verdin
Merhaba ey hayırlı davetçi beyitleri, sevinç gözyaşlarına karıştı. Küçük masum kızlar Bizler Neccaro ullarının kızlarıyız. Muhammedin (sas) komşulu u ne hoş komşuluk, onun yakınlı ı ve hısımlı ı ne mutluluktur. diyerek istikbale çıktı. O kutlu günü Hazreti Enes (r.a), Medine Allah Resûlünün şereflendirdi i günden daha aydınlık bir gün yaşamadı. diyerek anlatır.O gün Medine halkı Resûlüllahı (sas) a ırlayabilmek için birbiriyle yarış içindeydi. Çünkü daha önceden Akabede elini tutmuşlar, Onu muhafaza edeceklerine söz vermişlerdi. Evet, bu tarihten üç yıl önce Allah Resûlü (sas) bir hac mevsiminde Minadaki Akabe bölgesinde çadır kuran Medinelilerin yanına u ramış, onlara İslâmı tebli etmişti. Ertesi yıl 12 Medineli gelerek aynı yerde Allah Resûlüne biat etti. Üçüncü yıl ise 73 erkek ile 2 kadın kendi canlarını ve evlâd ü ıyallerini nasıl koruyorlarsa Onu da (sas) bütün tehlikelerden koruyacaklarına söz verdi. Bu grubun içinde Eyüp Sultan Hazretleri de bulunuyordu. Resûlüllahın elini tutarak verilen sözler tarihe Akabe Biatları olarak geçti.
İşte hicret emri de gelmiş, kâinâtın yüzü suyu hürmetine yaratıldı ı Yüce Paygamber (sas) kendilerine bu sözü veren Medinelilerin yurdunu şereflendirmişti. Mirac Gecesi arş üstüne çıkan kademini acaba hangi evin eşi ine basacaktı? Her geçti i mahalde insanlar önüne çıkıyor, yularından tutarak deveyi çevirmeye çalışıyor, Bizi teşrif buyur Yâ Resûlallah. İşte canlarımız, işte mallarımız emrine âmâdedir. Bizim malımız çok, çocuklarımız kuvvetli, sözümüz geçer. Bize misafir ol, seni biz koruyalım. diyorlardı. Zat-ı Risâletpenâhîlerinden (sas) ise hep aynı söz sadır oluyordu: Deveyi bırakın. O emredilmiştir.
