Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Hz. Peygamber (s.a.v.) Uhud'daki şehitlerin kabirlerini ziyaret eder ve şöyle derdi: 'Sabrettiğiniz şeylere mukabil sizlere selam olsun. Sizler için ahiret yurdu ne kadar güzeldir.' Zaman zaman da Baki mezarlığına gider, onlara selam verir ve şöyle dua ederdi: 'Ey Müminler yurdunun sakinleri. Selam size. Bizler de inşaallah sizlere kavuşacağız. Allahü Teala'dan bizim ve sizin için afiyet ve selamet dilerim.'

Enes ibni Malik buyurdu ki: Kıyamet günü kafirlerin dünya nimetlerinden en çok faydalananı getirilerek 'onu ateşe daldırın' denir. O ateşe daldırıldıktan sonra ona 'hiç nimet gördün mü' diye sorulur. O 'hayır' der. Sonra dünyada en çok sıkıntı çeken getirilerek 'onu cennete koyun' denir. Cennete konduktan sonra ona 'hiç sıkıntı çektin mi' diye sorulur. O 'hayır' der.

Muhammed bin İnan her cuma günü el-Karafe kabristanına gider, tanıdık tanımadık ölüleri ziyaret ederdi. Kabirleri gördüğünde ağlıyor ve "Burada yatanlar iki rekat namaz kılmayı veya bir kere la ilahe illallah demeyi ne kadar arzuluyorlar. Onun için ömürlerinizi ganimet olarak değerlendiriniz" diyordu.

Semerkand'da bir saka vardı. Bu zat haftada bir cuma günü kazandığını anne ve babasının ruhu için fukaraya vermeyi nezir eylemişti. Her beş vakit namazdan sonra da onlar için dua ve istiğfar ederdi. Bir cuma günü para kazanamadı, tabii fukaraya da bir şey veremedi. Bir alime gidip ne yapması icabettiğini sordu. O alim de "kavun, karpuz kabuklarını topla hayvanlara ver, sevabını anne ve babana bağışla, ahdin yerini bulur" dedi. Saka alimin dediği gibi yaptı. O gece rüyasında ana ve babasını gördü. Ebeveyni "Allah senden hoşnut olsun; bize her cuma günü hediye gönderdin, bu cuma gecesi bize Hak tarafından cennet kavun ve karpuzları ikram olundu" dediler.
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Bir gün Cizre kaymakamı, belediye başkanı, hakim ve diğer vazîfelilerden bazıları anlaşarak Şeyh Seyda'yı ziyarete karar verdiler. Yolda giderken; "Eğer bu kimse hakîkaten velî ise bize şunu yedirsin." diye her birisi ayrı şeyler istediler. Öğleden sonra Şeyh Seyda'nın evine ulaştılar. Oturup sohbet etmeye başladılar. Bu sırada yemekler geldi. İstedikleri yemekler geldikçe birbirlerinin gözüne bakmaya başladılar. Yemekler yendikten sonra ikindi vakti girdi. Şeyh Seyda ziyarete gelenlerden biri hariç diğerlerine; "Haydi abdest alın namaz kılalım." dedi. Ayağında çizme olan misafire ise; "Sen dur, senin çizmelerini çıkarman zor olur." dedi. Namaz kılındıktan sonra misafirler müsaade istediler ve oradan ayrıldılar. Yolda giderken namaz kılmayan misafir dedi ki: "Ben gusülsüz idim. Şeyh Efendi, benim durumumu anladı. Bana onun için "Sen dur." dedi. Yoksa çizmelerimi çıkarıp giymek zor değildir." Ekseriya bu şekilde gezmeyi adet edinen o şahıs, bu hadiseden sonra bu kötü hareketini terk etti.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
yüreğine sağlık.çok güzeldi.RABBIM ibret alanlardan eylesin..ve bizleri kamil murşitlerle olup,onların verdiği reçeteyi uygulayıp,

ALLAh in muhabbetine ulasanlardan eylesin..
 

dost21

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2006
Mesajlar
277
Aldığı Beğeniler
2
allah razı olsun kardeş ellerine sağlık
 
Üst Alt