Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
İslâmî Kaynaklarda Edep

Adab-ı muaşereti zaman, mekân, toplum, akıl ve eğitim gibi değerlerden bağımsız, tek başına bir kavram olarak ele almak mümkün değil. Zira kavramların kültürel referansları olduğu kadar, dinî, tasavvufî vefelsefî mirası da vardır. Bu bakımdan adab-ı muaşereti kendine mesele edinen temel eserleri hatırlamakta fayda var.

İslâm geleneğinde, geniş ölçüde ahlâkî ve sosyal içerikli bir kavram olarak değerlendirilen adap, kaideleriyle birlikte işlenerek klasik eserlerde geniş bir yer edinmiştir.

VIII. yüzyıldan itibaren yazılmaya başlanan adap kitaplarında ‘adab’ın çeşitli anlamlarda kullanıldığı görülür. Kavram, iyi bir eğitimle kazanılmış karakter disiplinia nlamına geldiği gibi takdire değer hareketler, toplum içinde fertlerin birbirlerine karşı davranışlarındaki ölçüler için de kullanılıyor.

İslâm kültürünün tarihî seyri içinde ‘edeb’in geniş bir kullanım sahası var:çeşitli mevkiler, meslek ve sanatlar; eğitim ve öğretim; tasavvuf vetarikat; ilmî araştırma ve tartışmalar; ibadet, dua ve Kur’an okumagibi dinî faaliyetler; yeme içme, giyim kuşam, temizlik gibi günlük meşguliyetler; her türlü sosyal ilişki ve hayatın diğer bütün alanlarına dair bilgiler ve uygun davranış tarzları.

 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
İlk Adap Kitapları

İslâm Kültür Tarihinde “edep” başlığı altında yazılmış ilk eserler İbnü’l Mukaffa’nın iki risalesidir. “el-Edebü’l Kebir” ve “el-Edebü’s Sağir”adlı bu iki eserde, kişinin başarılı ve mutlu olabilmesi, başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi ve cemiyet hayatında ölçülü davranabilmesi için öğütler verilir. Risaleler umumiyetle iyi bir ahlâk eğitimini amaçlayan bilgileri, yani “adab-ı muaşeret” kaidelerini içerir.

İbnü’l Mukaffa’nın eserleri yanında Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin “Marifetname”si; eskiden ders kitabı olarak okutulan Feridüddin Attar’ın “Pendname”si; Gazalî rh.a. Hazretlerinin“İhya” ve “Kimya-yı Saadet” adlı eserleri ile “Mesnevi” ilk akla gelen adab-ı muaşeret kaynaklarındandır.

Adab-ı Muaşereti Öğreten Sure

Müminlerin şanına ve adına layık olan edep ve terbiye esaslarını ihtiva etmesi münasebetiyle Hucurat suresi, bazı müfessirler tarafından “ahlâk ve adab suresi” olarak nitelendirilir.

Hucurat suresi, toplum hayatında müslüman ferdin davranışlarını düzenlemeye dair ahlâkî hükümleri içerir. Sure, Allah Tealâ’nın dinine, Rasulü’ne, O’nun yanında konuşma adabına, dedikodulara kulak asmamaya, duyulan haberi tahkik etmeye, küskünlerin arasını bulmaya, alay ve hakaret etmemeye,suizandan sakınmaya, gıybetten kaçınmaya, tecessüs etmemeye, yani gizli halleri araştırmamaya dair ayetlerden oluşur.

Hucurat suresi, insanın Allah’a ve Rasulüne itaat ve teslimiyetinden aile yaşamında uyulması gereken kurallara, yalan söylemenin çirkinliğinden birey ve toplumsal yaşama sirayet eden temizlik ve titizliğe, israf konusundan müslümanlar arasındaki selamlaşma, doğru iletişim ve yeme içme adabına kadar hayatın her alanında en ince ayrıntısına kadar uyulması gereken görgü kuralları getirmiştir.
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
İslâm’da Adab-ı Muaşeret

Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalpli olmak.

Herkesle güzel şekilde görüşmek, insanlara eziyet vermekten kaçınmak.

İnsanların eziyetlerine katlanmak, kötülüğe karşı iyilik yapmak.

Dargınlığa hemen son vermek.

Dargınların arasını düzeltmeye çalışmak.

İnsanların kusurlarını araştırmamak ve yaymamak, aksine örtmeye çalışmak.

Dostları arkalarından savunmak.

İnsanların kalplerini kötü zandan korumak için sakıncalı yerlerden uzak durmak.

Değişik halk kesimleri ile makamlarına göre sohbet edip ilişki kurmak.

Yaşlılara hürmet, çocuklara, düşkünlere merhamet ve şefkat göstermek.

Hayırsever olmak, yardım etmek, arka çıkmak.

Selâm vermek.

El sıkışmak (musafaha).

Teşmitte bulunmak; aksıran için hayır ve bereket istemek.

Toplantılarda temiz bulunmak ve edebe uygun davranmak.

Dostları ziyaret etmek.

Davetlere icabet etmek.

Saygı için ayağa kalkmak.

Değerli zatların ellerini öpmek.

Komşuluk haklarını gözetmek.

Hastaları ziyaret etmek.

Cenazeleri teşyi etmek (uğurlamak).

Müslümanların mezarlarını ziyaret etmek.

(Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihali, kısaltılarak)
 
Üst Alt