- Üyelik Tarihi
- 22 May 2009
- Mesajlar
- 158
- Aldığı Beğeniler
- 3
- Konum
- bulut,deniz,yağmur...
- Takım
- Trabzonspor
***"Esirgeyen ve bağışlayanın adıyla."Her işin başıda bir isim değil miydi?
***Bedeli bir cennet sürgünüyle ödenmiş ve çok pahalıya mal olmuş bir aşkın peygamberinin soyundan gelen insandım ben.
***Bu kadar büyük kaybetmek için o kadar büyük bulduğumu farkedememişim.
***Kendisine inananların en hayırlısı sorulduğunda 3 ayrı durumda 3 ayrı mümin tanımı veren peygamberden öğrenmiştim doğruların durumlarla ilişkisini.İzinlerin şart anlamına gelmediğini.
***Asıl acının çekilen acı değil de sevilenin çektiği acıyı bilmek demek olduğunu...
***Uçurumlar koymadan sevdiğimle gördüğüm arasına,öyle saf sevdim.Onu,sadece güzelliğini merak ederek;kimliğini,karanlıklarını,geçmişini merak etmeden,tarihçesi ihmal edilmiş bir aşkla sevdim.Koşullu değildi sevdam.Bana gösterdiğinden daha fazlasını istemedim.
***Oysa güvenin sınanmaya,denenmeye tahammülü yoktu,bunu da çok sonraları,pervaneler gibi ateşe düşerken öğrendim.
***Bana kalsaydı sevgiyi,bağlılığı sınamaya gerek duymazdım.
***Hiçbir şey olmamış gibi olsun istiyordum.Ama her şey olup da hiçbir şey olmamış gibi yaşamanın mümkün olmadığını henüz bilmiyordum.
***En çok da onda gördüğümün,benim onda görme kabiliyetim kadar olduğunu farkettiğimde korktum.
***Belli ki aşkların da devletler gibi ömrü vardı.Doğuyor,büyüyor ve ölüyorlardı.Ama aşklar ölüyordu da aşıklar sağ kalıyordu.
***Belli ki herşey ismi ile biliniyordu da bir tek aşık kalbinin kanı ile tanınıyordu.Çünkü aşkın sadece yangını vardı,ismi yoktu.
***Çare yok;aşk onu yaratan tarafından ,hikmet işte,mükemmelliği azaltılarak yaratılmıştı.
***Aşk yaratılmışların içinde kusursuz görünse de en kusurlu olanıydı kuşkusuz.
***Onu yaratana,rakip sıfatıyla araya girme hakkını versin ve ki kulları onu bırakıpta da aşka tapmasın diye.Aşkı ve dahi onu kalbinde taşıyacak olanların tümünü yaratan kuşku yok ki;aşıklar,gerçek aşkın mahiyetini ve kaynağını önünden bulutlar çekilen dolunay dibi fark etsinler diye,birbirlerine bitisiz bir aşkla bağlanmasınlar diye aşkı bitimli kılmıştı.
***Oysa Avrupa,başlangıçta ayak uydurmanın söz konusu bile edilemeyeceği kadar arkadaydı.Bir gün ona ayak uydurmamız gerektiğini fark ettiğimizde ise yatişemeyeceğimiz kadar yol almıştı.Şart mıydı yetişmek diye sual buyrulursa,şarttı;çünkü bu yol dardı,üzerinde ancak tek devleti taşıyordu.Yetişmek değilse de aşmak lazımdı.
***Bütün nefesimle Endülüslü bilgenin söylediğine katılırdım:Kainatta ne varsa hepsi vehim ve hayallerdi.Yahut perdelere vuran akisler veyahut gölgelerdi.
***Ölümün en kötü yanı onu yaşayanın diri olması.
***İnsan ömrünün bir anlık rüya olduğunu kelamımla bildim de hissimle yaşayamadım.
***Onu özlüyordum fakat özlediğimin artık o değil de onda gördüğüm şey,ona yansıyan şey olduğunu fark ediyordum acıyla.
***İkiydi dünya, günahı bu dünyada su,öbür dünyada ateş temizlerdi.
***Tarih diye bir şey yok aslında. Tarih,yenenlerin tarihi.Kalem kimin elindeyse tarihi o yazıyor hem de yeniden yazıyor.
***Yalan değildi aşkın birbirine uymayan iki tanımının olduğu.Bu tanımlardan biri sorgusuz sualsiz teslimiyet anlamına gelirken,diğerinin, sorgusuz sualsiz teslimiyetin kurulumu demek olduğu.Böylece aşkın mutlak tanımının mümkünler alaminde na-mümkün olduğu...
