Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

makes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Eyl 2009
Mesajlar
61
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler
-devamı-

Ali İmran suresinde Allah tealanın:
''Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir.''
''Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir.''
yüce buyruğu üzere bendeki kabe özlemi dayanılmaz hal almışken, ben henüz gidememişken, Rabbimin gücü ve kudretiyle kabe bana gelmişti ve karşımdaydı. Bana mekke şehrinin bazı yerleri gezdirildi öyleki, tünelleri dahi gördüm. Görmem gereken yerler gösterildikten sonra en son olarak
semada arapça olarak AllahüEkber yazıldı.
Evet mesaj alınmıştı, en büyük olan Allah ve O, Celle celalühu nelere kadirdi...
Bu yaşadığım olağan üstü olaylardan dolayı bir çok araştırmalar da yapıyordum. Bunun için islam alimlerinin temel eselerini alıyor ve bazı hususları araştırıyordum. Bu araştırmalarımın başında gelen konular ise zahir ve batın üzerineydi. Bunlar hakkında teknik bilgileri öğrenmeye çalışıyordum. Bir gün yine teheccüd namazının akabinde sabah namazını kıldıktan sonra gözlerim bir ara kapanmıştıki, birden kendimi genişliğinin ve uzunluğunun hudutlarının tesbit edilemeyen ve sanki bir okyanusu andıran bir mahalde buldum kendimi. Sanki zift Ya da katranı andıran ve yüzü sırlanmış fakat içi ateşle dolu olduğu belli olan bu mahallin kenarında şaşkın bir şekilde duruyordum. Bana burasının cehennem olduğunu ve buradan geçmem emredildi. Ben ne yapacağımı şaşırmış bir vaziyette nasıl geçeceğimi düşünüyordum. Çünkü bana oraya girmem değil oradan geçmem emrediliyordu...
devam edecek...

http://groups.google.de/group/nur-u-muhammedi
...........................................................................................................
Selamün aleyküm
Allah celle celalühu'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Peygamberimiz sallallahü aleyhi vesellem Efendimize salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 -8- de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizleri de bizlerle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
 

makes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Eyl 2009
Mesajlar
61
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler
-devamı-


Bu önünde bulunduğum yerin cehennem olduğu söyleniyor ve benim buradan geçmem emrediliyordu. Ben şaşkın bir vaziyette iken acaba buradan nasıl geçebilirim diye düşünmeye başlamıştımki, bana:
''Allahümme ecirna min en'nar''
de ve yürü'' dendi.
Ben adımımı atacaktımki, önümde yuvarlak halinde parlak nurlar belirdi. Bu nurlar aralıklar halinde diziliyordu. Öyleki, ben koşar adımlarla ulaşabileceğim bir aralıklardaydı. Ben ''Allahümme ecirna min en'nar'' diyor ve koşar adımlarla zıplayarak önümde beliren nurlar üzerine basarak gidiyordum.
Aslında ben öyle çetin bir yerdeydimki, korku ve endişe içerisinde olmam gerekirken, aksine çok sakin ama şaşkın bir vaziyette fakat yalnızca nurlara bakarak ilerliyordum.
Böyle olağan üstü bir durumla karşılaşmama rağmen Allah tarafından aklıma, son zamanlarda hep benim zihnimi meşkul eden ve bir türlü yaşamadan hakkıyle anlayamayacağım mesele hakkındaki soru kendi kendime sorduruluyordu.
Şöyleki; o an kendi kendime dedimki:
''acaba ben bu olağan üstü durumu zahirenmi yoksa batinenmi yaşıyorum?''. Ben böyle sorduğum anda birden benim vücudumun yarısı normal etten ve kemiktenken, diğer yarısı saydam bir hal aldı. Bu yaşadığım olayı hem zahiren ve hem batınen yaşadığım söylendi.
Ben bu halde koşar bir vaziyette nurlar üzerinde yürümeye devam ederken, bu yaşadığım hale hayretler içerisinde kalıyordum.
Anladımki, ben bu olayı hem ruhen ve hemde bedenen yaşıyordum. Bir müddet sonra bu hal sona ermişti.

AllahüEkber, Allahım sen çok büyüksün!!!

Bu yaşadığım olaydan sonra beni meşkül eden durumlardan biri de cehennemin zift şeklinde olup olmadığı idi. Cehennem hakkında çok şey okumuş ve çok şey duymyştum fakat zift halinde olduğunu hiç hatırlamıyordum. Bu durumu hadis kitaplarında araştırmaya başladım.

Nihayet Ebu Hureyre (ra)'den gelen nakille şu hadis rivayetini buldum:

Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizin şu şekilde buyurduğu rivayet olunmuştur:

-''İnsanların yakmış olduğu ateş, cehennem ateşinin yetmiş parçasından bir parçadır.
Sahabe:
-''YaRasülallah, dünya ateşi (cezalandırmak için) kafi gelir'' dediler.
Rasülullah sallallahü aleyhi ve sellem de:
-''Cehennem ateşi dünya ateşinden altmışdokuz derece daha şiddetli kılındı''
-''Siz cehennem ateşini, bu ateşiniz gibi kırmızımı sanıyorsunuz? O zift gibi simsiyahtır'' buyurdu.
(Muvatta)

Rivayet edilen bu hadisi de okuduktan sonra, yaşadığım bu olayı çok daha iyi anlıyordum.

Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

-''Akşam namazını kıldıktan sonra,hiç kimseyle konuşmadan yedi kere Allahümme ecirna min en'nar de!
Çünkü bunu deyip de,o gece ölürsen ,mutlaka cehennemden kurtulursun.

Sabah namazından sonra da aynı şeyi söyle!
Zira o gün ölürsen,ateşten kurtulmana karar verilir.
(Müslim,Ebu Davud.(ra))

''Allahümme ecirna min en'nar'' (Allahım bizleri cehennem ateşinden koru)


devam edecek...
 

makes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Eyl 2009
Mesajlar
61
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer

Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler

-devamı-


Bendeki Kabe ve Efendimizi Ravzasında ziyaret etme özleminin had safaya çıktığı o yılın Hacc zamanını sabırsızlıkla bekliyor ve gidebilmemin bana nasip olması için de Rabbime hep dua ediyordum.
Nihayet tüm hazırlıklarımı yapıp gidebilmiştim. Gerek Beytullahta gerekse Mescid-i Nebevi de çok duygusal anlar yaşandı. Öyleki, Hacc ibadetini yapıp ziyaretler bittikten sonra geri dönmek bana çok zor geliyordu. Fakat ağlaya ağlaya ayrılmak zorunda kaldım. Sanki öz yurdumdan koparılmış gibiydim. Aslında dönüşüm Almanyaya idi fakat bu Hacc yolculuğunu organize eden kardeşler güzel bir teklifte bulundular. Türkiyeye sıla-i rahim yapmak istersem hemen uçuş proğramında bir değişiklik yapıp İstanbul havaalanında inebileceğimi ve almanyaya hangi tarihte dönmek istersem ona göre ayarlayabileceklerini söylediler. Bu benim için çifte bayram olacağı için hemen kabül ettim (Allah azze ve celle kendilerinden razı olsun). Anne ve Babamı da Hacc dönüşünde görecektim.
Kutsal topraklardan çok buruk ayrılmam akabinde Anne ve Babamı ziyaretim, bu üzüntümü hiç olmassa birazcık hafifletmişti. Babamlarda kaldığım gece teheccüdte iken sabah namazına yakın biraz dalmışım. Yani biraz uyuklamışım. Birden hafif bir sarsıntıyla kendime gelmem sağlandı. Birden semayı seyreder halde buldum kendimi. Gördüklerim karşısında şaşkına dönmüştüm. Bembeyaz elbiseler giyili parlak ve nurani yüzlü insanlar yeryüzünden gök yüzüne yükseliyorlardı. Ve herbirinin ellerinde birer kağıt vardı. Hayretler içerisinde kaldığım bir başka şey ise babam da onların arasındaydı. Ben hayretler içerisinde hem de gıptayla onları seyrederken ''acaba bunlar kimler ve nereye doğru yükseliyorlar, hem de ellerinde birer kağıtla'' diye kendi kendime soruyordum. Bana ''onlar sadık ve salih kimselerdir ve her seherde berzaha yükselirler'' dendi. ''O salih ve sadık kimselerin ellerindeki kağıtlar nedir acaba'' diye tekrar sordum. ''Onlar her seherde Rabblerine günlük iltica dilekçelerini sunarlar'' dendi. Bir müddet onları seyrettikten sonra dünya haline geri dönmüş oldum.
Bu durumu yaşadıktan sonra Rabbime hamd ile: '' Çok şükür ailemizden birisi tüm ailemiz için Allah (azze ve celle)'a ailemiz için arzu hal dilekçesi ile münacaatta bulunuyor'' dedim.
Sabah olduktan sonra babama kısa ve öz bir ricada bulundum, acaba hangi ibadetle bu makama erişti diye ama o sadece bana tebessüm etti...

Rabbim senin şânın ne yücedir.

~~Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun~~
 

makes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Eyl 2009
Mesajlar
61
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
Bir kardeşimin mektubu:

Baslatmis oldugunuz bu Muhhammed Mustafa(s.a.v) selevati serifi konusu ve seletavi serifler beni derin etkiledi..Öyleki bana O´´ndan haber getirmiscesine sevindim..Veysel Karani´´yi bilirsiniz ben Veysel Karani olamam O´´nun ayaginin tozu dahi olamam..Yanliz Rasullah´´in aski sevgisi icin evime gelmesi icin ugrastim..Öyleki evimi putlardan arindirmaya calistim...Yanliz televizyonu atamadim..O´´na yetkim olmadi..O´´bu yüzden gelmedi evimin her kösesinde seytanlar olustugu icin gelmedi...

Ugrastim cok ugrastim elimden geldigi kadar temizlemeye calistim...Önce bedenimi günah kirlerinden temizleyip tüm kirlerden arindirip daha sonra evimi temizlemek icin ugrastim ama olmadi..Gelmedi hep bekledim beyaz güvercinlerin gelmesini bekledim..Bana O´´nun topragini getireceklerdi..Onlari bekledim ama siz siir gönderdiniz bana haber getirdiniz...O´´ndan bana haber getirdiniz...Allah sizden arzi olsun...Dua etmistim özel Mevlid kandili icin dua ettim...Rasullah´´in gelmesi icin ..Bende O yaziyi gördüm Lailehe Illellah yaziyordu..Ben yanliz arapca görmedim...Arapca yazmiyordu...

Bende Allah Muhammed arapca yaziyordu..Sürekli Allah´´in ismi yazili...Birsey var kafamda düsürken is yaparken yanlizca Allah´´i ve Rasullulah´´i düsünüyorum...Okuduklarimi düsünüyorum ama konusamiyorum...Artik konusamiyorum...Anlatmak yerine yanliz bir köseye cekilip Allah´´a arz ediyorum...Halimi O´na anlatiyorum..Artik hifa hatun´´un istediklerini istiyorum..Bana öyle bir etki yaptiki O´´nun Allah´´tan istediklerini istiyorum...Yanlizca o geliyor aklima..Onu düsünüyorum..

Nur Muhammed´´i bir konu actiniz konu samki yillardir tanidigim birisinin yasantisini hatilatiyor..Aslinda bu hikaye bana beni hatirlatiyor ama ben olmadigimi biliyorum..Ben deyilim diyorum ama icimdeki ses iste aradiklarin..Sen acilari sikintilari dertleri musibetleri yasadigin tüm acilar bunlar Rasullah´´(s.a.v) Allah´´a seni götüren yollar..Sakin ha icimdeki Ses yanlizca Allah lafzi olsun..Diger vesveseler seytandandir..Unutma yanliz iki düsmanin var birisi nefsi ikincisi seytan..Nedir bendeki bu hal..Beni bana tanitan yaklastiran bir sevgi muhabbet.Benim nefsimi terbiye etmem arindirmam icin bir sebepti hersey..Yolum yaklasti galiba hissediyorum..Hikaye bana bunu hatilartiyor....

Galiba dediginiz gibi mesaj gittikce bana dogru yaklasiyor..O mesaji aldim ama dikkatli olup yola devam etmek...Artik anliyorum siirleri herseyi anliyorum korkum daha cok oluyor.Peki size bana bunlari yazdiran icimdeki ses o ses neden yazdigimi bile bilmiyorum..Samki Rasullah´´tan (s.av) haber getirdiniz..

Ben bu yolda basimi koydum sonun da cennte cemal var..Yorulmadan usanmadan ben baskalari deyil ben sufilige adandim..Sufi saf temiz demek..Rasullah´´in yolundan giden..Sizin hikaye baslattiniz ..Hikaye mesaja mesaj da bana kendimi nefsimi tanitti.Bana dogru ve gercekleri anlatti.Hepsi gercekti rüya dedigim hayal gördüklerim hepsi gercekti..Onlarda hepside gercekti..Haberlerde dogruydu mesaj da dogruydu,..Ayetlerde hepsi beni uyariyordu..Bana verilenlerde hepsi anladimki hakikati buldum.. hakikati gördüm seriati yasayip hakkin rizasina dogru ilerliyecegim....
 

makes

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Eyl 2009
Mesajlar
61
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
Ey ilahi aşk yolunun yolcusu

Nasılki, toprağa tohum saçılır yağmur yağması ve gün bu tarlanın üzerine doğması ve güneşin üzerine nüfuz etmesiyle tohum filizlenirse,
sen de gönül tarlan olan kalbine ilahi aşk tohumlarını saç ve bekle, göreceksinki bir gün istidat ve kabiliyetince, o gönül tarlandaki ilahi aşk tohumunun üzerine Yüce Rahman (azze ve celle)'ın NUR güneşi doğacak, rahmeti sağnak sağnak yağacaktır...

yolunuz NUR, yüreğiniz pür-NUR olsun efendim..
muhabbetlerimle...
 
Üst Alt