Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Eğer Üçlü'yü art arda" gökyüzü, yeryüzü, insan" olarak sunarsak, "insan" gökyüzü ile yeryüzünün oğlu rolünü üstlenir. Ancak eğer onu "Gökyüzü , insan, yeryüzü" olarak art arda sunarsak bu durumda insan bir yandan Gökyüzü, diğer yandan Yeryüzü arasında Aracı rolunu üstlenir.

Sayfa 33
René Guénon
Büyük Üçlü
 

KanDamLaSi

Ubeyd
 
Üyelik Tarihi
14 Eki 2005
Mesajlar
7,463
Aldığı Beğeniler
64
Affedemediginiz insanLarin isimLerini, tek tek patatesLerin üzerine yazin, cuvaLa doLdurun. Ayrica neden affetmediginizi de isminin yanina yazin. Bu patates cuvaLini, gece gündüz yaninizda ta$iyin. BeLirLi bir süre sonra, hem bu patatesLerin agirLigi bize büyük bir yük oLacak, hem de patatesLer kokmaya ba$Layacak. Ayni affetmedigimiz insanLari, icimizden cikarmadigimizda bize zararLarinin dokundugu gibi.


MutLuLuk ALLAHA Inanmaktir
$eniz YüceL
Sayfa 13
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
"insan" iradesi etkide bulunarak bir arada var olan (dolayısıyla şimdi de bulunan) şeyleri değiştirir, doğrudan Kaderin İdaresi altına giren yeni şeyler yaratır ve yapılmış olanın ve sadece yapılmış olanın zorunlu neticleri içinde gelecek dönüşümler için hazır hale getirir... İlahi Takdirin hedefi tüm varlıkları muhakkak ki Tanrı'dan aldığı mükemmele götürmektir.
İlahi Takdirin bu ereğe ulaşmakta kullandığı vasıta bizim zaman dediğimiz şeydir. Bununla birlikte ,İlahi Takdir için zaman bizim algıladığımız gibi var olmaz, zaman onun için sonsuzlukta bir harekettir.

Sayfa 174
René Guénon
Büyük Üçlü
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
En Sessiz Saat

Bana ne oldu dostlarım? Beni tedirgin zorlanmış isteksiz sözdinler uzaklaşmaya hazır görüyorsunuz ah sizden uzaklaşmaya!
Evet Zerdüşt bir daha çekilmeli yalnızlığına; fakat ayı bu kez sevinçsiz dönüyor inine!
Bana ne oldu? Bunu kim buyurdu? Ah bunu öfkeli hanımım istiyor; benimle konuştu. Adını size andım mı hiç?
Benimle dün akşama doğru konuştu sessiz saatim: o korkunç hanımımın adı budur.
Şöyle oldu size her şeyi anlatayım da birdenbire ayrılıyorum diye yürekleriniz kararmasın bana!
Uykuya dalanın yılgısını bilir misiniz?
Yer altından kaydığı ve düş başladığı için yılgıya kapılır tepeden tırnağa.
Bunu bir benzetme olarak söylüyorum size. Dün en sessiz saatte yer kaydı altımdan; düş başladı.
Yelkovan kımıldadı hayat saatim soluk aldı ömrümde duymadığım bir sessizlik vardı çevremde: yüreğim yılgıya kapıldı.
Derken bana dedi sessiz: Bilir misin Zerdüşt?
Bu fısıldama üzerine yılgıdan bağırdım; kanım çekildi yüzümden: fakat sustum.
Derken bana bir daha dedi sessiz: Bilirsin Zerdüşt ama söylemezsin!
Sonunda kafa tutarcasına cevap verdim: Evet bilirim ama söylemem!
Derken bana bir daha dedi sessiz: Söylemez misin Zerdüşt? Doğru mu? Kafa tutmanla gizleme kendini!
Ve ağladım ve çocuk gibi titredim ve dedim: "Ah isterdim ama elimden gelmez ki! Bana yalnız bunu bağışla! Gücümün üstünde bu!"
Derken bana bir daha dedi sessiz: Senin ne önemin var ki Zerdüşt! Sözünü söyle de paramparça ol!
Ben de cevap verdim: Ah benim sözüm mü? Ben kimim ki? Ben daha değerli olanı bekliyorum; ben o sözle parçalanacak kadar bile değerli değilim.
Derken bana bir daha dedi sessiz: Senin ne önemin var ki! Yeterince alçak gönüllü değilsin daha. Alçakgönüllülüğün derisi yeğin sert olur.
Ben de cevap verdim: Benim alçakgönüllüğümün derisi nelere katlanmadı ki! Yüksekliğimin eteğinde oturuyorum: doruklarım nice yüksektir kimse söylemedi bana.
Oysa iyi bilirim vadilerimi.
Derken bana bir daha dedi sessiz: Ey Zerdüşt dağları yerinden oynatmak zorunda kalan vadilerle ovaları dahi yerinden oynatır.
Ben de cevap verdim: Benim sözüm dağları yerinden oynatmadı daha söylediğim şeyler insanlara ulaşmadı. Doğru insanlara gittim ama onlara varamadım daha.
Derken bana bir daha dedi sessiz: Sen bundan ne anlarsın! Çiğ otların üstüne gecenin en sessiz saatinde düşer.
Ben de cevap verdim: Kendi yolumu bulup yürüdüğümde benimle alay ettiler; doğrusu ayaklarım titredi o zaman.
Ve şöyle dediler bana: Sen yolunu unuttun artık yürümeyi de unutursun.!
Derken bana bir daha dedi sessiz: Onların alayından ne çıkar!Sen söz dinlemeyi unutmuş kişisin: Sen buyruk vereceksin artık!
Herkesin en çok gereksindiği kimdir bilmez misin? Büyük buyruklar veren.
Büyük işler başarmak güçtür: fakat büyük buyruklar vermek daha güçtür
Senin en bağışlanmaz yönün şu: gücün var fakat egemenlik sürmek istemiyorsun.
Ben de cevap verdim: Bende buyruk verecek aslan sesi yok.
Derken bana bir daha dedi fısıldar gibi: Fırtınayı getiren en esessiz sözlerdir.
Dünyayı güvercin ayaklarıyla gelen düşünceler yönetirler.
Ey Zerdüşt sen o gelmesi gerkenin gölgesi gibi gideceksin: böyle buyruk vereceksin sen buyruk vere vere önde gideceksin?
Ben de cevap verdim: Utanıyorum.
Derken bana bir daha dedi sessiz: Senin daha çocuklaşman ve utançsız olman gerek.
Sende daha gençlik gururu var; geç gençleştin; ama çocuklaşmak isteyen gençliğini de altetmelidir.
Ve ben uzun bir süre düşündüm ve titredim. Fakat başta ne dediysem onu dedim sonunda: İstemiyorum.
Derken bir gülmedir koptu çevremde. Ah bu gülme nasıl barsaklarımı parçaladı yüreğimi geşti!
Ve son kez dendi bana: Ey Zerdüşt senin meyvelerin olgun ama sen meyvelerin için olgun değilsin!
Bundan ötürü yalnızlığa çekilmelisin yine; çünkü daha olgunlaşmak gerek.Ve güldü ve yine kaçtı: derken çift katlı bir sessizlik oldu çevremde. Fakat ben yerde yatıyordum ve her yanımdan ter boşanıyordu.
Artık işittiniz her şeyi ve neden yalnızlığıma dönmem gerektiğini. Hiçbir şeyi saklamadım sizden dostlarım.
Ve insanların en suskunu kimdir ve hep kim olacaktır onu da işittiniz benden!
Ah dostlarım! Size söyleyecek bir şeyim daha olsa gerek! Size verecek bir şeyim daha olsa gerek! Peki neden vermiyorum? Yoksa cimri miyim?
Fakat Zerdüşt bu sözleri söyledikçe acısının yoğunluğuna ve dostlarından ayrılmanın yakınlığına dayanamadı hüngür hüngür ağladı da kimseler onu avutamadı. Ama geceleyin yalnız başına gitti ve dostlarından ayrıldı.

Friedrich Nietzsche -Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı eserinden.

Nietzsche Batı'nın yetiştirdiği nadir cins kafalardandır hassaten Böyle Buyurdu Zerdüşt bir filozofun kafa anatomisini yapmak adına okunmalıktır
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey,
birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır.
Kanla yaz:fark edeceksin ki,kan ruhtur.
Kolay bir iş değildir,meçhul kanı anlamak:
nefret ederim avare okurlardan.
Her kim ki okuru tanır,
daha fazlasını yapmaz onun için.
Cümle alem okumayı öğrenecek olsa,
yalnız yazmak değil,düşünmek de çürürdü.
Vaktiyle ruh tanrıydı,sonra insanlaştı ve şimdi
nerdeyse avamlaşmak üzere.
Kanla ve hikmetle yazan kişi,okunmayı değil
ezberlenmeyi ister.
Böyle Buyurdu Zerdüşt
Nietszche
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Nana elindeki yem tasını bıraktı.Bir parmağıyla Meryem'in çenesini tuttu,kaldırdı.
"Bana bak Meryem."
Meryem istemeyerek de olsa baktı.
"Bunu öğren,kafana iyice sok,kızım,"dedi.Nana,
Pusulasının hep kuzeyi gösteren ibresi gibi,bir erkeğin suçlayan parmağı da daima,mutlaka bir kadının gösterir.Her zaman.Bunu hiç unutma,Meryem
"

Bir Muhteşem Güneş
Khaled Hosseını
Sayfa-8
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Molla Feyzullah,bir gün,Meyem'e Kuran'daki kelimelerin anlamını kavrayamadığını itiraf etti.Ama yine de Arapça sözcüklerin makamı,o büyüleyici tınıları,dilde yuvarlanış biçimleri hoşuna gidiyordu.
Onu rahatlattıklarını, yüreğini hafiflettiklerini söyledi.
"Seni de rahatlatacaklar,Meryem.İhtiyacın olduğunda çağırırsın;seni hiç bir zaman hayal kırıklığına uğratmazlar.Allah'ın sözleri seni asla yolda bırakmaz,kızım."

Bir Muhteşem Güneş
Khaled Hosseını
Sayfa-18
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Bir kuşun kanadını taşıyacak gücüm bile yok bugün.

Öyleyse hayat niye inatla, boş bulduğu tek yer benmişim gibi gelip ruhuma kuruluyor ?




Ali Ayçil / Kovulmuşların Evi
 
Üst Alt