Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,774
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
“Bir gün dediklerimi değil, demek istediklerimi anlayacak bir erkek çıkmayacak mı karşıma! Hava kötü dediğimde sadece havadan söz etmediğimi anlamak bu kadar zor mu? İlle de, ben bu hayattan bıktım, türünde sözler mi etmeliyim? İşim çok dediğimde, bana sahip çıkacak birine ihtiyaç duyduğumu anlayacak biri… Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz?

Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!”

Zülfü Livaneli /Serenad
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Sizin başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandığınız (günahlar) yüzündendir.

Toplumlara gelen zelzele, sel baskını, tufan, kasırga, kıtlık ve benzeri afetler birer musibet olduğu gibi; ahlaki çöküşler, geçim sıkıntısı, sevgisizlik, saygısızlık, güvensizlik, beceriksiz idareciler, ekonomik bozukluklar, haksızlık, adaletsizlik, ve benzeri de toplum için birer musibettir.

(O) yine de çoğunu affeder.

Hz. Ali buyurmuştur ki; "Kur'an'ın bu ayeti mü'minler için en ümit verici ayettir. Zira Kerim olan Allah bir kere azap etti mi artık tekrar azap etmez. Affedince de onu geri almaz.

FEYZÜ'L-FURKAN
Şûrâ suresi- 30. Ayet.
sf.485
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Vakıa şu ki, bugün bize ait olan zaafları düne atfeden yaygın yaklaşım insanı bir 'kader mahkumuna' dönüştürüp kusurları kişinin kendi üstünden atarak bir bakıma 'tenzih'de ederken, imtihan sırrını gözden kaçırıyor. Hayat imtihanında işaretlediğimiz yanlış şıkların hesabı başkalarının hesabına yazılıyor bu yaklaşımla: iyi şeyler bizden; kötü şeyler ortamdan, ebeveynden, kaderden. İyileri bizzat biz yaptık, kötüleri anne babamız yüzünden yaptık. İyilikler bizden, kötülükler başkalarından...

'iyi insan' olmanın yolu 'ideal şartlar'dan ve 'mükemmel ortamlar'dan geçmiyor oysa. Kaderlerimiz anne-babalarımızın ellerine de verilmiş değil oysa. Bizim kişiliğimizi şekillendiren asıl unsur onlar değil, onlar bizi bu kişiliğe mahkum etmiş de değil. Aynı şekilde, çocuklarımızın kaderini ve kişiliğini ellerimizde tutuyor değiliz.

Bilakis, denklemi şöyle kurmak gerekiyor: Anne-babalarımızın bize nasıl davrandığı, anne-babalarımızın imtihanıdır. Bizim imtihanımız ise, o davranışları nasıl içselleştirdiğimiz, nasıl yorumlayıp şekillendirdiğimiz...

Yoksa, irade denilen şey insana niye verilmiş olsun?

Kendimizi kader mahkumu, şartların esiri, anne-baba kurbanı görüyorsak, bilelim ki bu düne ve bugüne dair doğru bir okuma değil.

Hoşnut olmadığımız bir halde isek;başkalarının değil, kendi irademizin yahut iradesizliğimizin esiriyiz.

Ve de, kendi nefsimizin mahkumu... Kendisini temizde çıkarmak uğruna-alemlerin Rabbi dahil-herkesi ve herşeyi suçlamaya yatkın nefsimizin.

Hayır. Şu dünya hayatında asıl imtihan sorumuz, dünü nasıl yaşadığımız değil,; dün yaşadıklarımızı bugün nasıl içselleştirdiğimizdir. Bizi ve bugünümüzü işte bu biçimlendirmektedir.


Oyuncak Tamirhanesi
sf: 22-23
 
Üst Alt