Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Hz. Ömer, Ah keşke yeryüzü zulümle dolduğu bir anda gelecek ve onu adaletle dolduracak, alnı nişanlı evladımın kim olduğunu bir bilsem! der ve ismi ismine, künyesi künyesine denk bir evladının geleceğini ve yeryüzünü adaletle doldurup idare edeceğini haber verip müjdelerdi.
Babası Eyalet Valisi olan bir çocuğu çevreleyen bütün konfor ve lüks hayat Ömer b. Abdülaziz için de geçerliydi. O vali konaklarının standardına uygun bir hayat yaşıyordu. Babası çok zengindi. Konaktaki hizmetçi ve halayıklar küçük Ömerin gözünün içine bakıp duruyorlardı. Hele yaratılışındaki seçkinlik ona bu konak ve sarayda apayrı ilgi ve alaka atmosferi hasıl ediyor ve bu küçük çocuk elden ele bir gül demeti gibi dolaşıyordu. Solmasın diye hiç kimse koklamaya kıyamıyordu.
O, Velid b. Abdülmelik tarafından Medine valiliğine tayin edildiğinde henüz yirmibeş yaşlarında ve çiçeği burnunda bir gençti. Ancak icratı, diğer faziletlerinin yanında, ondaki idarecilik dehasını da çok kısa zamanda ispat edip gösterecektirÖmer b. Abdülaziz Kollektif Şuur anlayışının zirvesinde olan bir insandır. Meşveret ve istişareye azami ölçüde ehemmiyet vermektedir. Bu durum ise o günün idarecilik anlayışında raşid Halifelerden sonra çok az görülmüş bir davranış tarzıdır.Heyet ilk toplantısını Ömer b. Abdülaziz başkanlığında ve bir öğle namazını takiben yapmıştır. Ve bu toplantıda ilk sözleri şunlar olmuştur:Allaha hamd, Resulüne selam olsun!Ben sizleri, halka yardımcı olacağınız ve mükafatı Hak katında göreceğiniz bir iş için davet etmiş bulunuyorum. Hepinizin veya aranızdan bazılarının düşünce ve görüşünü almada hiçbir meselede hüküm vermek istemiyorum.Bütün Mısır onun tasarrufundaydı. Fakat Abdülaziz vefat ettiğinde geriye bıraktığı, herkesi hayrette bırakacak kadar az bir meblağdı. onun halk tarafından aşırı derecede sevilmesinin sebeplerinden biri de bu dürüst davranışıydı.Adaleti tatbikte dedesi Hz. Ömere benzetilen Ömer b. Abdülaziz yine dedesi tarafından yeryüzünü adaletle dolduracak evlat olarak müjdelenmiş mutlu ve ihtiyar bir insandı.Onun adalet tatbiki bütün icraatında görüldüğü gibi yine kendi nefsinden başlar. Kendinden evvelki halifelerin yakın akrabalarına haksız olarak dağıttıkları mallar vardı. Kimin elinde haksız yere alınan ve tesahüb edilen mal varsa ya hak sahibini bulup iade edecek ya da beytül mala koyacaktı.
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Itiraf etmek gerekir ki, Muaviye den itibaren fethedilen bölge sakinleri ikinci sinif (mevalî) vatandas muamelesi görüyorlar, Müslüman olmalarina, askerî seferlere katilmalarina ragmen haraç vermeye mecbur tutuluyorlar veya ganimetten çok az pay aliyorlardi. Gayr-i Arap (Arap olmayan) kimseler Islam a karsi süpheyle bakiyorlardi.

Halife Ömer, Müslüman olanlarin hangi irktan olursa olsun diger Müslümanlarla esit olduklarini açikladi. Onlardan vergi (haraç) alinmayacagini ifade etti.

Savastan ziyade barisi esas alan Ömer, bu tutumundan dolayi birçok kabilenin Müslüman olmasini sagladi. Bu, tefessüh eden Emevî hanedaninda idari bir reform niteligi tasimaktadir. Kararlarin alinmasindan ziyade uygulanmasi daha büyük önem arzetmekte; bunun için de derhal idareye gelir getirmeyen halk tarafindan sevilmeyen, halka zulmeden ve keyfî tasarrufta bulunan valileri degistirip yerine yenilerini getirdi. Tayinde en çok dikkate aldigi konu; ehliyet, ilim, takva ve salih ameldi. O, devlete sadikane hizmet verecek idarecilere görev verdi. Böylece hilafet müessesesi taze kanla takviye edilmis ve dört halife devrindeki canliligina kavusmustur.

Bu degisiklikler ve uygulamalar, hilafeti elinde bulunduran Umeyye ogullarini ciddi sekilde rahatsiz ediyordu. Yer yer açiga vursalar da pek fazla bir sey de yapamiyorlardi.
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Emevî ileri gelenleriyle Ömer arasinda söyle bir tartisma geçer:

Ömer onlarin Bize görev ver tekliflerine, Isterseniz her birinizi asker yapayim. cevabini verir.

Emevîler:Ne diye yapamayacagimiz bir seyi bize teklif ediyorsun? diye söylenip, Akraba degil miyiz? Bizim de bir hakkimiz yok mu? diye diretince Ömer:

Benim için bu konuda, sizinle en uzak bir Müslüman arasinda hiçbir fark yoktur. diyerek bu konuda tavrini koydu.

Ömer, minberlerde Hz. Ali (R.A.)yi lanetlemeyi kaldirdi. Babasi Abdülaziz in Misir da takip ettigi yolu takip etmis olmasina sasilmaz. Zira kendisinden rivayet edildigine göre babasi hutbede Hz. Ali (R.A) nin adinin zikredildigi yere gelince kekeler, dili tutulurdu. Oglu Ömer, niçin öyle yaptigini sordugunda söyle cevap verdi:

Ogulcagizim! Bilesin ki, Ali b. Ebi Talip hakkinda bizim bildiklerimizi halk bilse, bizden ayrilip onun çocuklarina tâbi olurlar. Ömer halife olunca hutbede Hz. Aliye sebti lanetlemeyi kaldirdi. Onun yerine Nahl 90. ayetin okunmasini sagladi.

Bu uygulamalaridir ki, Ömer b. Abdülaziz i müceddit, II. Ömer ve Besinci Halife ünvanina kavusturmustur. Herseyi Allah ta gören bir insanin neler yapabileceginin en güzel örnegini veren Ömer b. Abdülaziz, hadis ilminin tedvininde oynadigi rol de takdire sayandir.

Iki sene bes aydan fazla sürmemis olan Hilafeti esnasinda, içte ve dista fevkalade hayirli isler yapmistir. Fitnecilerin fitnesine maruz kalan Halife, hicrî 101 yilinin Recep ayinda vefat etti
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Emirul Mü minin Ömer b. Abdülaziz vefat edince, ondan sonra Yezid b. Abdülmelik halife oldu. Hanedandan biri gelerek:

Ey müminlerin Emiri Yezid! Su müraî adam (Ömer b. Abdülaziz) Müminlere ihanet etti. Gücünün yettigi kadar cevher ve inciyi evinin iki odasina doldurup kilitledi. dedi. Bunun üzerine Yezid, Ömer in hanimi olan kiz kardesine haber göndererek çagirtti ve:

Bana, Ömer in kilitli iki odaya cevher ve incilerini doldurup biraktigina dair haber geldi.dedi. Bunun üzerine Fatima:

Kardesim, Ömer su bohçanin içindekinden baska ne bir tüy, ne de bir yele birakti. dedi. Yezid bohçayi açti. Içinde yamali ve kalin bir entari, bir aba ve zayif astarli kalin bir cübbe buldu... Bana bunlari degil, kilitli iki odanin anahtarini verin denmesi üzerine Fatima:

Müminlerin Emirinin ölümüyle bana musibet veren Allah a yemin ederim ki, o halife olali onun istemedigini bildigim için, o iki odaya hiç girmedim. Sunlar oranin anahtaridir. Gel, aç ve içindekilerini Beytül Male naklet.

Yezid ve sikayetçi Ömer b. Velid gidip eve girdiler; odalardan birini açtilar, baktilar ki deriden bir sandalye, yaninda serilmis dört çömlek ve bir de testi buldular. Bunun üzerine sikayetçi Estagfirullah dedi. Sonra ikinci odayi açtilar. Baktilar ki çakillarla serilmis bir mescid ve tavaninda da asilmis bir zincir vardi. O zincirde de boynuna geçecek kadar bir halka vardi... Orada kilitli bir sandik buldular, açtilar. Onda bir sepet vardi, sepette bir cübbe ile bir yün elbise vardi. Yezid ve yanindaki aglayarak söyle dedi:

Ey kardesim, Allah sana rahmet eylesin. Muhakkak senin hem gizlin ve hem de asikârin temizmis
 
Üst Alt