Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Alemlere Rahmet olarak gönderilen son Peygamber
Hz Muhammaed Mustafa s.a.v. Efendimizi,
her ciheti ile anlatmamız elbette mümkün degildir.

Peygember Efendimizin, putlara tapan,
kendi öz evladını diri diri gömebilen,
her türlü kötülügü kılı kıpırdamadan işleye bilen bir toplulugu,
Allah cc ve Rasülünün emri ve yasaklarına riayette kıl kadar taviz vermeyen
bir cemiyet haline getirmekte takip ettigi usulleri,
maddeler halinde izah etmeye çalışalım.

Ancak takdir edersiniz ki,onu bir yönüyle dahi olsa,
kamilen anlatmak mümkün degildir.
Bunun için izahlarımız,
belki de sahili olmayan denizden bir damla olacaktır.


1- Her şeyden evvel sevgili Peygamberimiz s.a.v. talim ve terbiyede
son derece müşfik ve merhametli idi.
Huzurunda bulunan herkese deger verirdi.

Ashab-ı Kiramdan Muaviye Bin Hakem Es- Sülemi şöyle anlatıyor;

Ben Rasülüllah Efendimiz ile beraber namaz kılıyordum.
Cemaatten biri hapşırınca "Yerhamükallah" dedim.
Cemaatten bana fena şekilde baktılar.
Ben de " Vay evladını kaybeden annemin haline ! Helak oldum" dedim.
Cemaat ellerini dizlerine vurarak beni susturmaya çalışıyorlardı.
Bende sustum. Peygamberimiz namazı bitirince beni çagırdı.
Annem babam ona feda olsun !
Ondan önce de ondan sonra da ögretmek cihetinden,
daha güzelini görmedim.
Beni ne azarladı, ne dövdü, ne de kötü söyledi.

"(Sadece) Bu namazdır (Ey Muaviye) namazın için de
insan kelamından birşey konuşulmaz.
O ancak Tesbih, tekbir ve Kur'an- ı Kerim okumaktan ibarettir."
Buyurdu.


(Devammm..)
 

muzdelife

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2005
Mesajlar
387
Aldığı Beğeniler
0
O her seyi ile en güzel örnektir..
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
2- Agır agır konuşur, mühim kelimeleri ve cümleleri tekrarlar,
konuşmasını bıkkınlık verecek kadar uzatmazdı.
Mübarek dili sussa, hali ile irşad ve terbiye ederdi.

Hz Aişe validemiz;
"Rasülüllah a.s. sizin konuştugunuz gibi peş peşe ve çabuk konuşmazdı.
Açık, seçik ve dinleyenlerin hıfz edecegi şekilde (agır agır) konuşurdu" buyurmuşlardır.


3-Mukteza-ı hale münasip, vaziyete uygunşekilde konuşur, herkeze her şeyi anlatmazdı.

Ebu Hüreyre r.a. şöyle buyurur;
"Ben Rasülüllah'dan iki kap (dolusu ilim) ögrendim.
Onlardan birini (herkese) yaydım. Digerini ise yayıp (açıklasaydım)
şu bogaz kesilirdi.


4- Bazen karşılıklı sual cevap tarzında konuşur, muhatabı
akli muhakemeye sevk eder, mukayese,teşbih, mizah,
tergip ve terhip ile talim buyurur, ögretir;
zaman zaman da imtihan ederdi.


(Devamm..)
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
5- Sözlerini yemin ve tekrar ile kuvvetlendirir,
mühim şeyleri söyleyeceginde oturuşunu ve tavrını degiştirir,
bazen bir nidayı tekrar ederek, muhatabı ikaz eder,
bazen muhatabın elini tutup anlatırdı.

Bir Hadis-i Şerifde:
Vallahi iman etmiş olamaz.Vallahi iman etmiş olamaz.
Vallahi iman etmiş olamaz.


Ya Rasülallah ! (Kim iman etmiş olamaz?) denilince;

Şerrinden komşusunun emin olmadıgı kimse, buyurdu.

Peygamber Efendimiz a.s. üç defa:

Ben size günahın en büyügünü haber vereyim mi? buyurdu.

"YaRasülallah haber ver", dedik.

Peygamber Efendimiz A.s.;

Allah cc ' ye şirk koşmak,ana baba ya eza etmek.Peygamberimiz a.s. bunları söylerken bir şeye dayanmış vaziyette idi.
Hemen dogruldu ve oturdu.

Dikkat ediniz !Bir de yalan söz ve yalan yere şahidliktir, buyurdular.
Ve son cümleyi tekrar etmeye devam ettiler.Hatta sukut etmeyecek,
(son cümleyi tekrar etmeye devam edecek) zannettik.

6-Peygamberimiz a.s. zaman zaman, öfkelenir,
vaziyet bunu icap ettigi için ashabını bu yolla talim ve terbiye ederdi.

Ebu Hüreyre r.a. şöyle anlatır;
Peygamberimiz a.s. yanımıza geldi.Biz kader mevzuunda konuşuyorduk.
Peygamberimiz a.s. öfkelendi.(Mübarek) yüzleri kızardı.
Hatta yüzü nar tanesi yarılmış gibi bir hale geldi ve buyurdu ki:

Sizler bunun ile mi emir olundunuz? veya ben size bunun için mi gönderildim?
Sizden evvelkiler (Beni İsrail) bu iş hakkında münazaa ettikleri için helak oldular. Ben kader Mevzuunda münakaşa etmemenizi size vacip kılmıştım.


7-Kendisine verilen teblig vazifesini yerine getirmekte
bütün gayretini ortaya koyardı. Bu hususta hiç bir güç ona mani olamamıştır.

İşte Ahir zaman Nebisinin talim ve terbiye usulünden
sayabildigimiz bir kaç madde. Ve işte vazifesi peygamber vazifesi olanların
örnek alacagı usuller.



(fazilet takvimi)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
CANIM KIZIM ELLERİNE SAGLIK ÇOK GÜZEL BİR KONUYA YER VERMİŞSİN

O MUBAREGİ ANLATMAKLA BİTERMİKİ

RABBİM DÜNYADA ZİYARETİNİ

AHIRETTE ŞEFAATİNE NAİL EYLESİN CÜMLEMİZİ

AHLAKTA MÜKEMMEL ÖRNEK

Bazı güzel hasletler vardır ki, her insan onlara sahip olmak, onları kendi hayâtında yaşamak ister: Sabır, kanaat, cömertlik, tevazu, fedakârlık, cesaret gibi...

Çünkü bunlar ve benzeri güzel vasıflar, insana gerçekten "insan" olma özelli i kazandırır.

"Güzel ahlâk" adı altında toplanan bu güzel vasıfları "örnek insan" olarak en mükemmel şekilde yaşayan insan, Peygamber Efendimizdir (a.s.m). Onun ahlâkı o kadar yücedir ki, Cenab-ı Hak, ona hitap ederek şöyle buyurur:

"Hiç şüphesiz senin için bitmez tükenmez bir mükâfat vardır. Ve hiç şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzerindesin." (Kalem Sûresi, 3-4)

Yine Kur'ân'da Peygamberimiz için "Allah'ın Resulünde sizin için güzel bir örnek vardır" (Ahzâb Sûresi, 21) buyurularak, mü'minlerin, hayâtlarının bütün safhalarında onu örnek almaları tavsiye ve emredilir. Çünkü onun ahlâkı bizler için en güzel örnek, onun yaşayışı, halleri, sözleri ve hareketleri en mükemmel modeldir.

Peygamberimiz de, "Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim" buyurur ve bu özelli ini, dünyadaki göreviyle ba lantılı olarak dikkat çekip bizlere anlatmaktadır.

Onun ahlâkı, Allah'ın övdü ü ve Kur'ân'ın ö retti i temiz ahlâktır. Yüce Allah, İslâmı insanlı ın imdadına gönderip Kur'ân'ı indirirken, İlahî prensiplerin uygulamaya geçişini hayatıyla gösterecek bir insan olarak Peygamberimizi seçmiştir.

Kur'ân'da anlatılan güzelliklerin tamamını Peygamberimizin şahsında görmek mümkündür. Sahabîlerin, Peygamberimizin ahlâkı hakkında bilgi almak istemeleri üzerine, Efendimizin hanımı Hz. Âişe şu cevabı vermişti:

"Siz Kur'ân'ı okumuyor musunuz? Onun ahlâkı Kur'ân'dı."

Peygamberimizin hayâtında ve ahlâkında, her meslek ve seviyeden insan, örnek alacak yönler bulabilir. İnsan olarak onun hayâtından alaca ı sayısız fazilet ve güzellik yanında, kendi mesle ini ve toplumdaki yerini ilgilendirecek yüzlerce dersi de alabilir. Çünkü Peygamberimizin hayâtı her yönüyle hepimize örnektir.

Meselâ, zengin bir insan, hicretten birkaç sene sonra bütün Arabistan'a hakim olup çok büyük servetlere sahip olan ve hepsini ihtiyaç sahiplerine da ıtan Peygamberimizi kendisine örnek alabilir.

Sahipsiz, çaresiz ve kimsesiz insanlar; Mekke hayâtı boyunca akla hayâle gelmeyen işkence ve baskılara maruz kalıp, üstelik bütün yakınları tarafından yalnız bırakılan, ama hiçbir biçimde dâvasından ve inancından taviz vermeyen bir Peygamberi kendine rehber alabilir.

Bir ö renci; Allah tarafından Kur'ân âyetlerini vahiy yoluyla indiren Hz. Cebrail karşısında oturup Kur'ân'ı ö renen Peygamberimizi hayâtına örnek alabilir.

Başarılı bir kumandan; Bedir ve Huneyn Savaşlarında düşmanı ma lûp edip, az sayıdaki mücahitleriyle beraber çok sayıdaki düşman karşısında büyük zaferler kazanan; Mekke'nin fethi sırasında muhteşem ordusuyla şehre girerken, mütevazı halinden, başım devesinin semerine e ecek kadar engin gönüllü ve vakar sahibi bir Peygambere ba lanabilir.

Çiftlik sahibi bir insan; fetihlerin hemen sonunda Hayber, Beni Nadir ve Fedek topraklarına sahip olduktan sonra o araziyi ıslah edip, en iyi şekilde ürün alacak kimseleri iş başına getiren, bir avuç topra ı olmayan Sahabîlerine araziyi paylaştıran zeki ve âdil bir Peygamberden ders çıkarabilir.

Bir tüccar; hanımı Hz. Hatice'nin ticaretini işleten, ticarette alıp satarken do ruluktan ve dürüstlükten ayrılmayan, Suriye'ye, Basra'ya giden kafilenin en yücesi olan Peygamberimizin yaşayışını, ticarî ahlâkını rehber edinebilir.

Küçük yaşta yetim kalmış bir çocuk; ana rahminde altı aylıkken babasını kaybeden, altı yaşında annesinin ölümünü gören, bütün hayâtı anasız babasız geçen, fakat daha sonra insanlı ın övündü ü, Allah'ın en çok sevdi i insan, "inci gibi bir yetim" olarak sayılıp sevilen Sevgili Peygamberimizi örnek alabilir.

Aklı başında bir genç; gençlik yılları boyunca iffet, do ruluk, haya, edep timsali olan, amcası Ebû Talib'in koyunlarını otlatarak hayâtını kazanan genç Muham-med'in (a.s.m) hayâtını kendisine rehber edinebilir.

Çünkü onun yirmi beş yaşma kadarki hayâtı boyunca ve daha sonrasında herhangi bir çirkin hareketine, bir yalanına, hilesine rastlanmamıştır.

Halka nasihat eden bir vaiz; mescitte Sahabesine en güzel bir dille yol gösterici hakikatleri anlatan, tavsiye ettiklerini bizzat kendi şahsında mükemmel manada yaşayan, tek bir sözüyle kabilelerin hidayetine vesile olan mürşid Peygamberi hatırlar, onu örnek alır.

Kısaca, her insan hangi şartlarda bulunursa bulunsun, hangi meslek ve sanatta çalışırsa çalışsın, sabah-akşam, gece-gündüz, her zaman ve her yerde Sevgili Peygamberimizi kendisi için güzel bir örnek olarak alabilir.

Öyle bir rehber ki, ona uydu umuz zaman hayâtımızın karanlıkları kaybolup, onun nuru sayesinde yolumuz aydınlanır, işlerimiz yoluna girer, hayâtımıza bir düzen ve disiplin gelir.

Peygamberimizin hayâtı, insanların meşgul oldu u ve karşılaştıkları her ihtiyaca cevap verebilecek güzel ahlâkın bütün kurallarıyla süslenmiş nurlu bir zincir gibidir. Onun güzel ahlâkı, o nuru arayanların önüne nur serper. Onun hidayeti do ru yolu arayanlara bir kılavuz olur. Onun takdim etti i şifalı su, ıssız ve kavurucu gaflet çöllerinde bocalayan şaşkın ruhlara bir âb-ı hayât yerine geçer. Ondan gelen ışık huzmeleri isyan ve günah bataklı ında çırpınan zavallı insanların kurtuluşa ermelerine ve sahile çıkmalarına yardımcı olacak bir deniz feneri hükmüne geçer.
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Allah cc Razı olsun annecigim senden...

Çok güzel bir yazı..

Demek ki Rasülullah Efendimizde her insanın alacagı

bir hayat kesimi var.

Çünkü kendisi, hem yetim, hem öksüz,

Hem alim, hem Talebe,

hem tüccar, hem çiftçi, hem çoban, hem kumandan,

Hem zengin, hem de fakir olmuşlarr..

Benim dilim daha saymaya yetmez, bundan acizim..


"Rabbim bizi de Ahlak-ı Muhammedii ile ahlaklandır,

Ve o Rasülün Şefaatını nasip eyle"..

;(
 
Üst Alt