SAHÎH-İ BUHÂRÎ
İmâm-ı Buhârînin (r.h.) en kıymetli eseri Câmius-Sahîh, Sahîh-i Buhârî ismiyle tanındı. Hadîs-i şerîfleri toplayan en kıymetli kitâbdır. İmâm-ı Buhârî Hazretleri bu eserine Sahîh denilmesinin sebebini şöyle anlatır: Rüyâda Peygamber Efendimizi (s.a.v.) gördüm. Karşılarında oturuyordum ve elimde bulunan yelpaze ile mübârek vücûdunu serinletiyor, mübârek yüzünden sinekleri uzaklaştırıyordum.
Büyük zâtlar bu rüyâmı; Sen, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hadîs-i şerîflerini, onun sözü imiş gibi uydurulan yalanlardan ayırırsın. şeklinde açıkladılar.
Bundan sonra, çok uğraşarak, sahîh hadîsleri topladım ve bu şekilde meydana gelen eserin ismi Sahîh oldu.
İmâm-ı Buhârî Hazretleri bu eserini Mescid-i Harâmda yazdı. Bu eserini nasıl yazdığını kendisi şöyle anlatır: Câmius-Sahîh kitabını, altı yüz bin hadîs-i şerîf arasından seçtim. Her hadîs-i şerîfi kitaba koymadan önce gusledip, iki rekât namaz kıldım, istihâreye yattım. Ondan sonra hadîs-i şerîfi kitaba koydum. Bunları yapmadan hiçbir hadîs-i şerîfi yazmadım. Bunu on altı yılda tamamladım. Bu kitapta sahîh hadîsleri bildirdim. Bununla berâber almadığım, yâni bu kitapta olmayan hadîsler bunlardan çok fazladır.
Bir kimse, Buhârî-i Şerîf'i hangi niyetle baştan sona kadar okuyup hatmederse, maksadı en güzel şekilde hâsıl olur. Tâûn hastalığı zamanlarında bir evde okunsa, Allâhü Teâlâ o evde bulunanları tâûndan muhâfaza eder. Sözleri dînde sened olan çok yüksek âlimlerden bir çoğu, dert ve belâlardan, hastalık ve sıkıntılardan kurtulmak ve bir çok şeylere kavuşmak için Buhârî-i Şerîf'i okuyarak maksadlarını elde etmişlerdir.
Hadîs âlimlerinden bir zât şöyle anlatır: Karşılaştığımız müşkil hâllerde, kendim ve başkalarının sıkıntıdan kurtulmamıza vesîle olması için, yüz yirmi defâ Buhârî-i Şerîf okudum. Her defâsında hangi niyet ile okumuş isem, maksadım hâsıl oldu. Bu kitap hangi evde bulunursa, yanmaktan, hangi gemide bulunursa, o gemiyi batmaktan Allâhu Teâlâ korur. (İLA 87)
İmâm-ı Buhârînin (r.h.) en kıymetli eseri Câmius-Sahîh, Sahîh-i Buhârî ismiyle tanındı. Hadîs-i şerîfleri toplayan en kıymetli kitâbdır. İmâm-ı Buhârî Hazretleri bu eserine Sahîh denilmesinin sebebini şöyle anlatır: Rüyâda Peygamber Efendimizi (s.a.v.) gördüm. Karşılarında oturuyordum ve elimde bulunan yelpaze ile mübârek vücûdunu serinletiyor, mübârek yüzünden sinekleri uzaklaştırıyordum.
Büyük zâtlar bu rüyâmı; Sen, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hadîs-i şerîflerini, onun sözü imiş gibi uydurulan yalanlardan ayırırsın. şeklinde açıkladılar.
Bundan sonra, çok uğraşarak, sahîh hadîsleri topladım ve bu şekilde meydana gelen eserin ismi Sahîh oldu.
İmâm-ı Buhârî Hazretleri bu eserini Mescid-i Harâmda yazdı. Bu eserini nasıl yazdığını kendisi şöyle anlatır: Câmius-Sahîh kitabını, altı yüz bin hadîs-i şerîf arasından seçtim. Her hadîs-i şerîfi kitaba koymadan önce gusledip, iki rekât namaz kıldım, istihâreye yattım. Ondan sonra hadîs-i şerîfi kitaba koydum. Bunları yapmadan hiçbir hadîs-i şerîfi yazmadım. Bunu on altı yılda tamamladım. Bu kitapta sahîh hadîsleri bildirdim. Bununla berâber almadığım, yâni bu kitapta olmayan hadîsler bunlardan çok fazladır.
Bir kimse, Buhârî-i Şerîf'i hangi niyetle baştan sona kadar okuyup hatmederse, maksadı en güzel şekilde hâsıl olur. Tâûn hastalığı zamanlarında bir evde okunsa, Allâhü Teâlâ o evde bulunanları tâûndan muhâfaza eder. Sözleri dînde sened olan çok yüksek âlimlerden bir çoğu, dert ve belâlardan, hastalık ve sıkıntılardan kurtulmak ve bir çok şeylere kavuşmak için Buhârî-i Şerîf'i okuyarak maksadlarını elde etmişlerdir.
Hadîs âlimlerinden bir zât şöyle anlatır: Karşılaştığımız müşkil hâllerde, kendim ve başkalarının sıkıntıdan kurtulmamıza vesîle olması için, yüz yirmi defâ Buhârî-i Şerîf okudum. Her defâsında hangi niyet ile okumuş isem, maksadım hâsıl oldu. Bu kitap hangi evde bulunursa, yanmaktan, hangi gemide bulunursa, o gemiyi batmaktan Allâhu Teâlâ korur. (İLA 87)