Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Zaman insanoğluna hep oynar ya bu fendi. İçimde bir korku, bir bilebilsem! Kalu bela’dan beri ne sevdalar tükendi. Ya ben artık senin için, öylesine biriysem..
"Diyelim ki, derin bir acım var, karşımdakinin acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır. Çünkü o hiçbir zaman benliğime gitmez, sadece bir başkası olarak kalır."
Boşluğun içine bakarsan boşluk da senin içine bakar*.
Delilik ölmektir dedi. Delilik en anlamlı hiçlik. Hiçlik, sizin bindiğiniz gemilerden dönmemek ülkenize. Alıp başını gitmemiz bilmediğimiz yere, sonsuzluğa. Denize, nereye gittiğini bilmeden açılmanın adıdır delilik.
Ne deliler var, o denizlerden dönmediler şehrime. Ne deliler var, size sizin hiçliğiniz suretinde görünmedi diye, bana dediniz, “ona deli deme!”.
Eti kemiği yoktur denizlerin, eti kemiği sözdür delilerin.
Açıldık, sözde bir varoluş cepte. Lafını etmeyin siz de, alimallah size bize üç beş dalga getirsene diye.
Beni sarhoş eden dalgalardır misali, öldürdünüz bizi. Yanmış aklım, sizin yarım dünyanızda kaldı. Şimdi bıraktık biz bu karanlık sulara kendimizi. Delilikmiş, hiçlik ölmekmiş, denizmiş dönülmezmiş...
Düşün bak burası o denizde son nokta, ah bir de avuç avuç karası olmasa...
Boşluğun içine bakarsan boşluk da senin içine bakar.
Eğer boşluk, sen bakarsan boşluk içine bakarsın. Bakacağın boşluklar kendi boşluğundur.
Boş bakışların boş karşılıkları ve boş içimizin sizin boşluğunuzdaki yansıması.
En boş biziz lütfen kabul ediniz.