Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yollar sonsuz
Gündüzler umutsuz
Geceler yorgun
Arkamdan ölüm kovalar
Tesadüftür doğuşum
......
Farkında değilim
Bakıyorum nafile
Maalesef
Kör olmuşum.
Beynim iki bin yıllık
Yüreğim her gün yaralı
Ben meğer
Kültürlü yoksulmuşum.
Kraldan çok kralcı
Tüm sorunlara yabancı
Bir kimliksizliğe
Hapsolmuşum.
Neredeyim, kimlerleyim
Konuştuklarım anlaşılmıyor
Konuşulanları
Anlamamaktayım.
Memleketimden
bir karış uzaklıktayım.
Kovalıyor beni
Ölümlü rüzgar
Meğer... mezarımı hazırlamışlar.
Halil Hatko
İnat, akla dayanmadığından
sahibini ondan vazgeçirmenin yolu:
Yanlışta ısrar ettiği takdirde maruz kalacağı korkunç durumu haber verip,
onu kendi haline bırakmaktır. Bu yüzden Kur’ân onların kıyamet gününde karşı karşıya kalacakları hazin sonu şöyle haber verir:
“O gün zalim ellerini ısırıp: ‘Ne olaydı, keşke ben Rasûl ile bir yol edineydim!’ der.
‘Vâh bana, ne olurdu, ben falânı dost tutmasaydım!
O beni, bana gelen zikirden saptırdı.
Zaten şeytan, insanı (uçuruma sürükleyip) yapayalnız ve yardımcısız bırakır’.
Rasûl de: ‘Ya Rabbi, kavmim bu Kur’an’ı terkedilmiş bıraktılar’ demiştir” (Furkân:25/27-30).