Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ervah

Başyücelik
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2010
Mesajlar
515
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Fenerbahçe
***
_Bu nedir?

_Mektup doktor bey.

_Kim gönderdi bunu?

_Geçen gün gelen hasta var ya o!

_Hangisi radyocu olan mı?

_Evet o.

_Tamam sağol..

Sevgili doktor

Beni rencide ettiniz. Ve ben açıkçası bunu sizden beklemiyordum, insanlara hasta olduğumu söylüyorsunuz. Onlarla konuşmaya çalıştım fakat hiçbiri dinlemedi. Tam konuşmaya başlarken acele laflar edip gitmeleri gerektiğini söylüyorlar. Sanırım size daha çok inanıyorlar. Önemsiyorlar da üstelik. Bir defasında şizofren dediğinizi duydum. Sonra anlayamadığım bir sürü şey. Siz anlattıkça, onlar kafalarını sallıyorlar. Sınıfta ön sıralardaki çocuklar gibi.

Kahretsin!..

Haklı olamazlar. Onlara nasıl zarar verebilirim? Onlar yaşamıyor doktor! Türkü söylediklerini duymadım inanabiliyor musun? Âşık olmuyorlar, uykusuz geçirdikleri bir tek gece yok.

Tanrı'yı bu şehirde istemiyorlar!

Bu arada iş için gönderdiğim başvuru formlarına referans olarak, IRA, ETA, HAMAS yazmamı garip karşıladınız. Ben akşam çayımı bazen Bask'ta, bazen Şili'de, Somali'de, İskoçya'da içiyorum. Bunun adı dostluktur doktor.

Sınırlar yürümesini bilmeyenler içindir.

Kabul, bunlar gibi iyi bir vatandaş olamadım. Ama siz bürokrasi kuyruklarının mutsuz kölelerisiniz.

Zavallılar! Şimdi yerlerinizi değiştirin, yeni oyunlara hazırlanın.

Geveze tanrılarınız yeni bir perde istiyor.

Sizi elimde simitle izleyeceğim. Gazoz içeceğim koşuşturmalarınıza. Seçmeme hakkınız aklınızdan bile geçmeyecek.

Evet bayım bazı şeyleri anlayamadığım doğru...

Haftanın üç günü, iş dönüşü uğrayıp kuaförden aldığınız karınızın yanında duran, avlanmayı, sürü beklemeyi şu küçük tüylü yaratığı niçin yanınızda tuttuğunuzu anlamıyorum örneğin. Bir gecelik aşkun, kirli şehvetin, sarhoş sevişmelerin genç kızların rahimlerinde bıraktığı ceninlerin, yaşlı bir kokananın kırışık cidine sürülmesini anlamıyorum. Tayland'lısekiz yaşındaki yoksul köylü kızların kasıklarındaki Batılı sancıyı anlamıyorum. Ağızlarında Tanrı sözleri, emek sömürücüsü, ucuz işgücü avcısı insanların Tanrı'yı mali danışman olarak görmelerini de anlamıyorum. Ve bunları anlamadığım her gün büyük şölene biraz daha yaklaşıyoruz. Apaçiler'in, Güney Afrikalılar'ın Harlemli zencilerin, Lübnan ve Peru'lu gerillaların katılacağı devrim şölenine.

O gün orada olacaksınız doktor. Avuçlarınız terleyecek, saygıyla titreyeceksiniz. Ezilmiş halkların ağırbaşlı düğün çoşkusunu göreceksiniz.

Sizi reddediyorum doktor!

Hakkımda hiçbir yargıda bulunma hakkına sahip değilsiniz. Akademik kariyeriniz değil, yürreğiniz yetmiyor. Kıçınızı serdiğiniz o deri koltuğunuzu ve bağıl değerlerini reddediyorum! Hayatı tanımlamaya ilişkin ortaya koyduğunuz ekonomik temelli yaklaşımların tümünü reddediyorum!

Kapital ahlâk kahrolsun!

Geride kalanları beklemeliyiz doktor, düşenleri kaldırmak zorundayız.Banka mevduatlarına hapsedilmiş umutlar ancak ihanettir.

Biz varlığımızı armağan paketlerine koyanlarız. Düşünsenize, küçükken anlamadığımız yeminler savurup, varlığımızı varlığınıza, Türk varlğına armağan ettik. Ağabeylerimize, efendilerimize, vakıflara, derneklere, sonra bütün kente.

Tüketildik bayım, çarçur edildik. Film izlerken yenilen patlamış mısırlar gibi.

Şimdi reddediyoruz.

Sahte kutsalları, kudurgan şehvetleri.

Ben bir iç tehditim doktor, dış ülke parmağıyım, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacınız olduğu dönemde ortaya çıkan belayım, fitneyim. Artık kâbusunuzum doktor. Arabaniza üşüşen selpakçı çocuğum, büronuza gelen, leş gibi kokan işçiyim, mahallenize nereden dadandığı belli olmayan deliyim.

Bir gün buradan çıkacağım. Yüz yüze geleceğiz. Bakışlarınızı kaçıracaksınız. ben size alaylı gülümsemeyle bakacağım. Sizi umursamayacağım, denildiğinizi fark edeceksiniz.

Şimdilik bu kadar, yine yazacağım. Meryem'in oğlu İsa geldi. Sanırım şoktan yeni çıkmış, çok sessiz.

Hoşçakalın bayım.

Beni unutmayın.

Tarık Tufan/ Kekeme Çocuklar Korosu
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Hoşçakalın bayım.. :ok:

Hoşgeldiniz hanfendi :)
 

İman-ı İcmali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ocak 2011
Mesajlar
752
Aldığı Beğeniler
15
Teşekkürler. Allah c.c razı olsun

(Eyvahlar olsun doktor!)
:)
İnceden aleni tehdit.Durum vahim. Hoş yazıydı.
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Şehrin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi ve "Ey kavmim!" dedi, "bu elçilere uyun! Sizden hiçbir karşılık beklemeyen ve kendileri doğru yolda olan bu kimselere uyun!"
Kur'an-Yasin Suresi, 20-21

Benim kahramanım o adam. Şehrin öte ucundan kan ter içinde koşturup gelen adam. Kavmi elçileri yalanladığında, uğursuzlukla itham ettiğinde, zarar vermeye hazırlandığında koşarak gelen adam benim kahramanım.

Can havliyle koşturmasını hayal ediyorum. Elçilere zarar gelmesin diye, hakikate omuz vermek için koşturduğunu hayal ediyorum.

O adam bizim şehrimize de koşarak gelse diyorum bazen. Gelse ve yanımıza otursa. Bİze hayatı anlatsa. İyilikten söz etse, gökyüzünden gelen kutlu sözleri hatırlatsa sabırla.

Bir çay ocağına otursak. Hani o oyunsuz olandan, hani o tabureleri olandan, hani o Fatih'te Malta'dakine benzer birinde. Otursak ve onu dinlesek. Terini silse, demli bir çay söylesek ve anlatmaya başlasa.

O adam bizim şehrimize de gelse.

Bütün kirlerimizden arındırsa bizi. Rahman'ı anlatsa. Bizden hiçbir karşılık beklemeyen mübarek Elçi'yi ve dostlarını. Haydar'ı Kerrar'ın cenklerini, Sıddık'ın geniş yüreğini, Hattab'ın oğlunun adaletini ve Zinnureyn'in utanma duygusunu.

Koşarak gelse. Biz tükenmeden, ruhumuzu tüketmeden önce gelse.


Tarık Tufan-Bir Adam Girdi Şehre Koşarak

 

ervah

Başyücelik
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2010
Mesajlar
515
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Fenerbahçe
kaçış

Şimdi yosmaların dolaştığı kaldırımlarda, apansız çöken yorgunluğuma aldırmadan uğruna ölebileceğim bir kelebek kanadı arıyorum. Bir müebbedin duvara attığı çentikler kadar sonrasız adımlara bırakıyorum soluklarımı. Huysuz bir rüzgâr heveslerimi saçıyor etrafa. İlgilenmiyor sokak çocukları.

Yıldızların oyun saati. Akrebin zehri doluyor yelkovanın üzerine. Vakti melekler sırtında taşıyor. Ellerimi gecenin yumuşak karnında gezdiriyorum. Doğmamış çocuğu hissetmeye çalışıyorum parmak uçlarımda. Bir tren garının rutubet kokan odasında, zamansız tarifelere aldanmış, tutkularımızın trenini bekliyoruz. Bir anne ölmüş ya da bir yaprak düşmüş olmalı. Duvarların soğuk yüzünden gözyaşları sızıyor. Ölümün çığlığından korkup, kahkahanın örümcek ağından mağarasına giren bir palyaço kadar çaresiz, duvarın bir köşesine sinmiş başımı ellerimin arasında saklıyorum. Yaşlı bir adamın ellerini andırıyor sokaklar.

Biliyorum, gitmeliyim...

Tarık Tufan
 

ervah

Başyücelik
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2010
Mesajlar
515
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Fenerbahçe
İnsanlara bir şeyler anlatmaya çalışmak
Buharlı bir cama yazı yazmaya benziyor.
Özenle yazıyorsun apaçık belli oluyor anlattıkların
Sonra silinip gidiyor..!



~ Tarık Tufan ~
 

ervah

Başyücelik
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2010
Mesajlar
515
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Fenerbahçe
Mahallede aşağılanıp horlanan çelimsiz çocuklar gibiyim. Oyunlara ancak adam eksik olduğunda kabul edilen beceriksiz çocuklar gibi.
Hayata katılmakta güçlük çekiyorum.
Benim mevsimim sonbahar.
Sokakların tenhalaşmaya başladığı vakitler.

Tek kişilik oyunlar ustasıyım ben.

Tek kişilik özlemler tek kişilik acılar ustasıyım. Ben yağmuru arıyorum. Ben yağmuru arıyorum.
Ben yağmuru arıyorum.
Ben seni arıyorum.


Tarık Tufan / Hayal Meyal
 

ervah

Başyücelik
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2010
Mesajlar
515
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Fenerbahçe
"Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim.
Bazı şeyleri anlatmaktan ötürürü de pişman olacağımın farkındayım.
İnsan duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta.
Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığına bırakıyorum kendimi... "

Tarık Tufan
 

ervah

Başyücelik
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2010
Mesajlar
515
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Fenerbahçe
Yalnızca gözlerimde sakladığım aşkımı sukuta kurban vereceğim.'keşke' diyeceğim sonra ve sonraları da ve her zaman 'keşke' diyeceğim.Söylenmemiş sözlerin ateşi yakacak tüm bedenimi.Engizasyonlarda kurban edileceğim her gün.Geç kalmış infazın korkusu kemirecek beynimi.Duvarlara bakıp hayıflanacağım.

Biliyorum gideceksin...

Puslu bir eylül ayında gideceksin.Gözlerinle birliktesaçlarınla birlikte gideceksin.Geride seni hatırlatan bir tek kelebekler kalacaklar.Bir tek kelebeklerin kanatlarına bakacağım özlemle.İlan edilmemiş bir aşkın hüznünü bırakacaksın bir de.taşımayacak kadar yorgun olacğım sen yokken.Sonra yaşamak dediğimiz saltanatın soytarılığı kalacak üzerime.Sihirli sözlerin avutulucuğuna salacağım boyalı yüzümü.Kimse farketmeyecek seni.Seni en kuytu bakışlarımda saklayacağım.Seni uykusuz gece yarılarımda saklayacağım.Başlayıp da bitiremediğim yazılarımda.Bir radyo istasyonunda çalınan ortadoğu şarkısında.


Tarık Tufan
 

Yalnızlığım

Dünyadan uzak.
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2010
Mesajlar
1,197
Aldığı Beğeniler
63
Konum
Gökyüzü ve uzaklar hep benimdir.
"Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim.
Bazı şeyleri anlatmaktan ötürürü de pişman olacağımın farkındayım.
İnsan duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta.
Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığına bırakıyorum kendimi... "

Tarık Tufan


Söyleyemediklerimizi söyleyemedikleri ile söyleyenin eline yüreğine sağlık.

Emeğine bereket ervah.
 
Üst Alt