Uslan Nefsim
--------------------------------------------------------------------------------
Sadat-ı nakşibendiyyeden Ahmed Haznevi k.s, Muhammed Ziyaeddin Nurşini k.s hazretlerine mürit olduktan sonraki halini şöyle anlatır:
"Nurşin'e gittikten on beş yirmi gün sonraydı. Muhammed Ziyaeddin Nurşini k.s hazretlerinin evindeydim. Malum, ekmeğimiz darı ekmeği ve çorbasıydı.
Bir gün Muş tarafından, o bölgenin ileri gelenlerinden birisi onu ziyarete gelmişti. Hazreti ve talebelerini yemeğe davet etti. O da davete icabet edeceğini bildirdi. 'Nasıl olsa ben de ziyarete gideceğim, güzel yemekler yiyeceğim.' diye düşündüm ve sevindim. Hemen çarıklarım ıslansın da rahat gideyim diye, onları suya bıraktım.
Nihayet hazret yolculuk hazırlığı yaptı. Ben de diğer talebelerle birlikte hazırlanmıştım. 'Haydi, gidiyoruz. Bütün mollalar benimle beraber gelsin, yalnız molla Ahmed kalsın; o gelmeyecek.' buyurdu. Ben geride kaldım. O zaman mürşidimin niçin öyle dediğini anladım ve nefsime dönüp dedim ki:
"Bütün suç senin! Güzel yemekler yerim diye iştahlandın, güzel yemeklere tamah ettin. İşte bunun için seni götürmedi. Ey nefsim! Senin uslanman için bu kapıda çok sabırlı olman ve kendi isteklerini bir kenara bırakman lazım. Bunu yaparsan ALLAH Teala'nın ve sevdiklerinin rızasına kavuşursun!"
--------------------------------------------------------------------------------
Sadat-ı nakşibendiyyeden Ahmed Haznevi k.s, Muhammed Ziyaeddin Nurşini k.s hazretlerine mürit olduktan sonraki halini şöyle anlatır:
"Nurşin'e gittikten on beş yirmi gün sonraydı. Muhammed Ziyaeddin Nurşini k.s hazretlerinin evindeydim. Malum, ekmeğimiz darı ekmeği ve çorbasıydı.
Bir gün Muş tarafından, o bölgenin ileri gelenlerinden birisi onu ziyarete gelmişti. Hazreti ve talebelerini yemeğe davet etti. O da davete icabet edeceğini bildirdi. 'Nasıl olsa ben de ziyarete gideceğim, güzel yemekler yiyeceğim.' diye düşündüm ve sevindim. Hemen çarıklarım ıslansın da rahat gideyim diye, onları suya bıraktım.
Nihayet hazret yolculuk hazırlığı yaptı. Ben de diğer talebelerle birlikte hazırlanmıştım. 'Haydi, gidiyoruz. Bütün mollalar benimle beraber gelsin, yalnız molla Ahmed kalsın; o gelmeyecek.' buyurdu. Ben geride kaldım. O zaman mürşidimin niçin öyle dediğini anladım ve nefsime dönüp dedim ki:
"Bütün suç senin! Güzel yemekler yerim diye iştahlandın, güzel yemeklere tamah ettin. İşte bunun için seni götürmedi. Ey nefsim! Senin uslanman için bu kapıda çok sabırlı olman ve kendi isteklerini bir kenara bırakman lazım. Bunu yaparsan ALLAH Teala'nın ve sevdiklerinin rızasına kavuşursun!"