Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
1968'de, büyük bir konferans ertesitoplantıda, sualli v cevaplı bir hasbihâl şeklinde ve sonra parça parça kaleme alınmıştır.

Beklenen kurtarıcıyı soruyorsunuz!..

O, şu anda, hangi babanın sulbünde, hangi annenin rahminde, hangi dairenin sandalyesinde, hangi yüksek, orta veya ilk mektebin sınıfında, hangi alay, tabur veya bölüğün başında, hangi câminin tenha köşeciğinde, hangi kütüphanenin münzevi buçağında, nerede, nerede, bilmiyorum! Seçimle mi gelir, yığınla mı görünür, yepyeni bir teşekkülle mierişir, paraşütle mi atlar, uçan daireyle mi iner, nasıl, nasıl bilmiyorum! Âleti kalem midir,kılıç mıdır, nefes midir, aşı iğnesi midir, ilâç şişesi midir, nedir, nedir, bilmiyorum!

Riyazî kat'iyet halinde bildiğim bir şey varsa, o da, tarihi binlerce yılı kuşatan bu şerefli milletin, en büyük şerefini İslamda bulması gibi, imanını ve şevkini tazeleyici bir kahraman beklediği, aradığı ve onu mutlaka bulacağıdır.

Evet bildiğim tek şey, bu vatanın, cemat, nebat, hayvan, insan, bütün kadrosuyla kurtarıcısını beklediğidir. Yanık başak yağmuru, sancılı hasta ilacı, masum tutuklu adaleti, deli aşık sevvgiliyi nasıl gözlerse, Türk Milleti kurtarıcısını öyle gözlüyor.

Bu öyle bir bekleyiş ki, gelen ve gelmesi mümkün görünen hiç kimse olmasa bile, içindeki cezbetme kuvvetiyle ona vücut verebilir, onu doğurabilir, yetiştirir, geliştirir ve eriştirir. Yalnız isteniş ve beklenişindeki şiddet yüzünden ana rahminde teşekkül edecek kahraman...

Onu bekliyoruz...

Bu kurtarıcı, Kanuni Sultan Süleyman devrinin arkasından, hatta o devirde başlayan vecd ve aşk yoksunu, hikmet ve incelik düşkünü kaba softalar ve ham yobazlar elindekikısırcılık ve posacılık gidişine aykırı olacak ve her biri nâ^mütenahi mukaddes dış ölçülerin, zâhirleriyle beraber bâtınlarını, ruh ve mânâlarını savunacaktır.

Bu kurtarıcı, nice yükseliş ve alçalışlardan sonra, nihayet Cumhuriyetle kemâle eren, deri üstünden taklit, şahsiyetini Batıya teslim ve tohumunu inkâr cereyanına, kollarını iki yana makas gibi açarak "DUR!" diyecektir.

Bu kurtarıcı Batıyı, bütün iç buhranları içinde en çilekeş Batılıdan daha derin kavramış, Doğuyu da olanca zayıf noktaları ve gizli kuvvetleriyle hecelemiş olarak, iki dünya arasındaki mahsup sırrını, einde, topyekûn insanlığın beklediği bir meşale gibi taşıyacaktır.

Bu kurtarıcı, milletin duraklama, gerileme ve alçalma devirlerinden gelen sahte kahramanlarla gerçeklerini, tepside pirincin kendisiyle taşını ayırd edercesine eleyecek ve Türk Milletine bir asırdır pilâv yerine taş yedirenlerin foyasını meydana çıkartıcı ölçüyü getirecektir.

Bu kurtarıcı, tarihin, imanın, ahlakın, batınların millî müesseselerin hakkını arayacak, hakikatini koruyacak; evi, aileyi, kadını, çocuğu, mektebi, tarlayı, fabrikayı, hükümet kapısını, adalet kürsüsünü, ordu mekanizmasını öz temelleri üstüne oturtacaktır.

Bu kurtarıcı, tersi dönmüşlerin ilericilikte kaybettiğiyle gericilikte göremediğini mertek gibi gözlere sokacak, ruhu kalkındıracak, maddeyi ruh emrinde süsleyecek ve bu ulvî nizamı bozucu her şeyi yerle bir edecek, silip süpürecektir.

Bu kurtarıcı, Batının, kendisine devâ, bize zehir diye sattığı bütün metâlarını ona iade edecek, demokrasiyi geldiği yere gönderecek, kapitalizmayı (ülser) ve komünizmayı (kanser) sayacak, bütün Batılı içtimaî ve iktisadî mezheplerin yüzüne tükürecek, âlemde sonu (izm) edatıyla biten ne kadar sistem varsa, kendsinin değil de arayıp bulamadığının İslamda olduğunu mahyalaştıracak, Batı adına sadece müspet bilgiler ve aklın maddeyi tefahhus hakkından başka hiçbir şeye değer vermeyecek ve böylece 20'inci asra, hasret çektiği nizamdan en parlak örneği verecektir.

Bu kurtarıcı, tek kelimeyle, İslamın bütün saffet ve asliyeti içinde gerçek temsilcisi ve onun bugünkü ve yarınki dünyaya tam hakim tatbikçisi olmaktan başka bir huviyete sahip bulunmayacaktır.

Batışımızdaki dehşete denk bir çıkış ve yükselişle bizi kurtaracak kahraman...

İlahî adalet ve kanunlara göre... Mutlaka gelecektir. Bu millet kalacağına göre, o gelecektir!

***

Yok, efendim, yok!.. Bu dâvaya bir nihayet vermenin günü gelmiştir. İkisinden birini istiyoruz:

Müslümanlık kanın dışıdır!

Yahut:

Müslümanlık, inanan için tek kanundur ve her türlü müdafaası serbesttir.

Müslümanlık değil ama, lâîklik de budur!

HİTÂBELER (syf. 163.164.165)

 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
KONYA HİTABESİ


Bir kurtarıcı bekliyoruz!

Tarih ölçüsüne sahip, doğu ile batı arası en ince kiyasî vahitlere malik, Batı dünyasını kaplayıcı ruh buhranına yakın mesafeden şahit, bütün sahte oluş ve sahte kahramanların foyasına ve içyüzüne vakıf, insanlığı kurtaracak tek rejimin topyekûn hesabını vermeye kâdir, yaşanmaya değer hayatın her şubesini tayin etmekte ehil bir kurtarıcı...

Bu kurtarıcı gelecektir! Gelmeğe mecburdur! Zira bütün pısırıklığı ve boyun eğişi içinde, olanca iman hakikatini muhafaza eden ve izbelerde ağlamaktan gayri elinden bir şey gelmeyen bu mümin ve çilekeş milletin mahvı muhakkaktır!

Allah kelimesinin yüceltilmesi yolunda Viyana'dan Yemen'e, Kırım'dan Cebelitarık'a kadar çekilmiş binlerce kilometrelik iki hat üzerinde üç kıtayı birbirine kilitleyen ecdad mirası bu İslam ülkesi, eski tabirle "Devlet-i Ebed Müddet" batmayacağına, batamaz olduğuna göre de beklediğimiz kahraman mutlaka gelecektir! İlâhî sünnet böyle gerektirmektedir.

Bu vatan, içinde, Allah deyince yere kapanasıya ürperen ve mukaddes Peygamberinin adı anıldıkça, kemikleri erir gibi olan tek anayla tek baba kaldıkça batmayacak ve beklenen kurtarıcıya daima yol açık kalacaktır.

Müslüman!

"_Onu nerede bulacağım ve irâdemi temsil etmesi için kanun koyuculuğu makamına hangi yoldan çıkacağım?" diye beynini didikleme! Onu bulmanın şartlarından önce, sana her dört yılda bir, bulmanın yeri diye gösterilip de asla bulamamanın ve ebediyen kayıp etmenin mekanı, suikast localarını ve loncalarını tanı ve ona göre davran!

Hiçbir teşekkül ve cüce siyaset hesabına konuşmayan ve sadece soylu fikir imaline bakan bir hakikat kaygısı içinde belirtelim ki, Türk'ün ruh köküne suikast locaları ve loncaları diye vasıflandırdığımız şeyler, umumiyetle partilerdir ve hiçbirinde bizim ruhumuzu tercüme edecek ve mahsüllendirecek fazilet, kudret ve niyet yoktur!

Müslüman!

Öyleyse beklediğimiz kurtarıcı, senin arayıp da bulacağın değil, seni arayıp bulacak ve localar ve loncaların dışından gelecek olandır.

Sana el açanları bu ölçüyle muayene et! Ve kimde, kimlerde billurlaştırdığımız vasıflardan çizgiler bulursan onu ve onları seç!

Müslüman!

Beklenen kurtarıcı seni bulmakla mükellef olduğu kadar sen de onu tanımak ve Allah ile Resûlune ait mânevi vergi borcunu ödemek zorundasın!

Ara! Bulursun!.. Allah buldurtmayacağı şeyi aratmaz.

Allah'ın ve Resûlünün selâm ve rızaları, senin üzerine olsun!..


HİTÂBELER
 
Üst Alt