YÛSÂ ALEYHISSELÂM
Mûsâ (a.s.)dan sonra yerine geçen Yûsâ (a.s.) Isrâîlogullarini çölden çikardi. Serîa nehri kenarina getirdi. Köprü ve kayik olmadigi halde, mûcize olarak nehri geçirdi ve Erîha sehrini feth eyledi. Böylece Benî Isrâîl artik çöllerde dolasmaktan kurtuldu ve dedelerinin eski vatani olan Kenan diyârina girmis oldular. Hz. Mûsâ, Misirdan çikarken Hz. Yûsufun tabutunu yanlarina alip Tîh sahrâsina getirmisti. Vefâtinda onu Yûsâya (a.s.) teslim etti. Oda Hz. Yûsufun mübârek cesedini eskiden kardesleri tarafindan satilmis oldugu yerde defneyledi. Ondan sonra Yûsa (a.s.), Sam diyârini zabtetti; her tarafa vâliler ve memurlar gönderdi. Yirmi sekiz sene Benî Isrâîlin islerini idâre ettikten sonra bu dünyâdan âhîrete göçtü. Yûsâ (a.s.), Istanbul Bogazinda Beykozda medfundur. Kabr-i serîfi ziyâretgâhtir.
Ondan sonra sirasiyla pek çok hâkimler geldi. Isrâilogullari, kâh dogru yolda gider, kâh isyân ve tugyan ile dine aykiri hareket ederlerdi. Onlar öyle yolsuz hareket ettikçe Cenâb-i Hakk, onlarin üzerine bir düsman musallat eder, kâh esârete kâh baska türlü bir belâya ugrarlardi. Çok zaman hâkimsiz (reissiz) kalip perisân olurlar, sonra Allâhü Teâlâya yalvarip kurtulurlardi. (ILA 127)
Mûsâ (a.s.)dan sonra yerine geçen Yûsâ (a.s.) Isrâîlogullarini çölden çikardi. Serîa nehri kenarina getirdi. Köprü ve kayik olmadigi halde, mûcize olarak nehri geçirdi ve Erîha sehrini feth eyledi. Böylece Benî Isrâîl artik çöllerde dolasmaktan kurtuldu ve dedelerinin eski vatani olan Kenan diyârina girmis oldular. Hz. Mûsâ, Misirdan çikarken Hz. Yûsufun tabutunu yanlarina alip Tîh sahrâsina getirmisti. Vefâtinda onu Yûsâya (a.s.) teslim etti. Oda Hz. Yûsufun mübârek cesedini eskiden kardesleri tarafindan satilmis oldugu yerde defneyledi. Ondan sonra Yûsa (a.s.), Sam diyârini zabtetti; her tarafa vâliler ve memurlar gönderdi. Yirmi sekiz sene Benî Isrâîlin islerini idâre ettikten sonra bu dünyâdan âhîrete göçtü. Yûsâ (a.s.), Istanbul Bogazinda Beykozda medfundur. Kabr-i serîfi ziyâretgâhtir.
Ondan sonra sirasiyla pek çok hâkimler geldi. Isrâilogullari, kâh dogru yolda gider, kâh isyân ve tugyan ile dine aykiri hareket ederlerdi. Onlar öyle yolsuz hareket ettikçe Cenâb-i Hakk, onlarin üzerine bir düsman musallat eder, kâh esârete kâh baska türlü bir belâya ugrarlardi. Çok zaman hâkimsiz (reissiz) kalip perisân olurlar, sonra Allâhü Teâlâya yalvarip kurtulurlardi. (ILA 127)