Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Amin efendim teşekkür ederim
Rabbim sizlerdende razı olur inşAllah ...
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Züleyha haset eder yüreğimdeki sensiz geçen her bir günü nasıl kıskandığıma, korkmadığımı zindanlarda seni müebbede mahkum etmenin canımı yakmayacağına ZÜLEYHA HASET EDER
 

Mekkeye Hasret

la ilahe illallah..
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2008
Mesajlar
1,188
Aldığı Beğeniler
13
Konum
rize
Takım
Fenerbahçe
Çok değerli bir paylaşım... ALLAH (cc)ebeden razı olsun kardeşim yüreğine sağlık.
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Amin efendim ecmaindende olsun inşAllah ...
yorumlarınıza sağlık ...
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Züleyha, kalbi acının anlamına dair sınırlarda dolaşmaya başlayınca Yusuf’a bir mektup yazmaya karar verdi. içindeki hallere tercüman olacak sözcükleri bulup da yusuf’ a göstermek istedi. Dedi, her vasfın karşılığı bir sözcük var nasılsa. Bende halimi arz edeyim sözcüklerle Yusuf’uma.
Papirüsten ezilmiş kağıdı, sivri kalemi aldı eline.
Yusuf diye yazdı, namenin en başına, sayfanın tam ortasına.

İçinden binlerce Yusuf ses verdi.
Ey içimdeki yıldızlar mütercimi, ölü olmayan kuşlarım benim
Mısır’ın ruhuna mürekkebinin kokusunu uçuran Yusuf’um.
Nil sularına dökülmüş kandillerin aydınlığı
Gizli bahçelerden geçen yeşillerin ıslak çoğulluğu.
Konuşan ağacım bana, konuşan ırmağım benim.
Işıklı yağmurum.
Gözlerimle gören ey, gözleriyle gördüğüm.
Uyan kursağından Yusuf;uyan…
Geçmiş bimarım, rahnem uyan…
Çığlıksız şaha vuran,düşlerimden nehlendiremediğim…
D/ilimde patlıyor narın,yan…
Yusuf dedi züleyha, namenin tam ortasına, sayfanın başına.

İçinden bin Yusuf daha ses verdi.
En derin kuyusunda kaybolduğum ey,
Nil’in sesi geliyor, gelsin, sesim nil’e gitmiyor gitmesin.
Sesi bana gelmeyen, sesim ona gitmeyen ey.
Ukba zamanlardan inme az’ında telaşlı ısmarlanırım Yusuf yanıma…
Her y/anım bir/az…Her y/anım bir/azar sus kadar…
Hoyrat kaderin kederinde kulaçlanırım…
Dönüpte yüz döktüğüm kuyularına, sahra yanımla kundaklandım…
Züleyha sayfanın ortasından devam etti, Yusuf, dedi.
Ey kalbimle seven
Ey kalbiyle sevdiğim.
Muhabbeti kolay giyilir libas olmayan,
Vahayı terk edip çölün rahmetine düşen defterim,
Yitik tahtına gönlünce kurulan çöl misillemesi sevdiceğim,
Dağ lalesi,Çöl çiçeği
Ah benim yitik ezel gülü vasfınca sahiplendiğim, ah beni ezel gülü vasfınca sahiplenip de sahiplendiğini henüz bilmeyen sevgilim,
Ey nur kokulu sevgili…!
Eylül çölüne soyundu baskın avazlarım…
Az’ınlık yanıma dayatırım, yaşam arası gevelenen mülteci Yusuf savaşımı…
Kuyularda leyl esen Yusuf yüzüne açtım pencerelerimi…
Zihnimin kursağına aç/ık bırakırım, çekilmiş soluğumu…
Kabzeliğine cür’etim içimin şulesinden…
Kuyularına yedi-i idam perdedar eyler semm övgüleri…
Gözlerin feri kurban ağıtlara…
Dönüpde kuyulara bir dem vurdum yüzümü…İmge lal eserim esaretliğime…
Ah benim! Ah benim!
Ey adı gelecek zamanların ve mekanların insanlarına adımla bile kalacak olan,
Ey adım adıyla bile yazılacak olan
Sularıma dökülen karanlık, yoklarımı örten aydınlık
Tezatlarım benim , benim tekrirlerim
Ama muhabbetinden asla rücu etmediğim
Gün geçtikçe çoğalan benzetmelerim,
Sözcüklerim, lügatim, lisan hacmimce vasıflandırdığım vasfım
Yusuf dedi Züleyha, sayfanın ortasına. Hala hitaptaydı kalemi, bir satır ileri geçemedi.
Leyl-i gecelere kuyu uğultusunda esen terk-i yar Yusuf…
Uğultularına Züleyha avazı varırım..Musalla taşına ağır yatar ruhum…
Akşam alacasına çengellenir, çarmığa gerilen kangren başım…
Dönüpte kalma Yusuf, dönüpte kalma içine bükülen Züleyha alacasında…
Söylemlerim paslı pranga dilime…
Bakıpta, susupta görme kıble sabahlara açan yediverenlerimin devrilişini…
Us’uma sekr’i koyulur göçüm…
Leyl_i y/anım;uzak dur keskinliği rahne virajlardan…
Kahbe suallerin dinmeyen serzenişlerinde tutuşan hasretler,

yazgımın bitim fermanına felç indiriyor…
Yakup figanında s/arıyorum…
Kuyu diplerinde içimin dokunulmazlına uzlet kılınan devirlerimi…
Gittim kaldığım yerlerde an/ımsanarak…
Kaldım gittiğin kadar az/ımsanarak…
Penceremin nispet-i in’kas yüz’üme Yusuf düşen leyl-i yar…

Bir satır ileri geçsem hitaptan, dedi, yanacağım. Ses verdi içinden bir ses: yan o zaman, yan o zaman!
Züleyha devam etti:

Ah benim yusuf’ um , ah benim, ah/senim, dedi, başka bir şey diyemedi.
Sus Yusuf b/akışlım sus…Pustum Yakup karanlığına…
Züleyha olmak yetmedi özüme, Yakup sardım ben’liğime…
Elest meclisinde söz verdim…Yusuf’luğuma astım ruhumu…
O vakte kadar susacak özüm…
Gönül derler ser-i kuyunda bir divanemiz kaldı…Yusuf…
Züleyha Yusuf’a bir mektup yazmaya başlayınca. Yusuf diye başladı, Yusuf diye bitirdi.gördü ki hitaptan öteye geçemedi. Anladı ki aşkın namesinde ser-nameden öte kelam yok.ve züleyha’ nın lügatinde Yusuf’tan öte sözcük yok.
Yusuf, dedi, kelamım artık sende hükümsüz. Ama kelamımın hükümsüz kaldığı bu yerde beni küçümseme. Bil ki kelamdan da ötede sadece ah var, ah ki dünya onun üzerine durur, gök kubbe onun hararetiyle döner.

-alnımın yazısı olduğun kadar alnının da yazısıyım

 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Güzel yüreklerden dökülen güzel satırlar
insan okurken hiç bitmesin istiyor ...


:gul:
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Yusuf'u Öldürdük, Züleyhâ Ağlıyor...




Her şey kuyuda başlamıştı.

Yusuf kuyuya düşerken yükseliyordu manen. Avuçlarında sakladığı ihanetiyle bir yolculuğa başlamıştı.

Kanlı gömleğinden sızan kokusu Yakup’un gözlerindeki feri silerken o, kuyuya yükseliyordu.

Bir Nebi’nin en sevdiği evladı olarak girdiği kuyudan köle olarak çıkıyordu.
İlahi aşkın verdiği nur yüzünde besteleniyordu.

Köle pazarında sahibeler Yusuf’u değil aşkı satın alıyorlardı.

Saraya köle, sahibesine karşılıksız muhabbet oldu.
Yusuf’u güzel kılan haya perdeleri parmak kopartırken açılıyor ve imtihan başlıyordu.

Züleyha’yı biçare kılan nur, Yusuf’u zindana düşüren hayanın aksetmesidir yüzüne.
Züleyha nurun kaynağını bırakıp bedene talip oldu.

Yusuf’ta şiirleşen güzellik muhabbet düşürdü bir faninin kalbine. Bu muhabbet gömleğini yırttırdı Yusuf’un.
Bir Yakub’un muhabbeti parçalattı gömleğini bir Züleyha’nın.
Gömlek yırtıldıkça Yusuf güzelleşti. Çünkü güzelliği hayasından kopan nurdu.

Yusuf haya perdelerini örmek için girdi zindana.
Zindan ona merdiven oldu ve yükseltti hem maşukuna hem makamına.

Ve nefsinin külleri arasından Züleyha haya kapısını çaldı.
Kırışık yüzüyle gittiği kapıdan hayanın nuruyla güzelleşmiş olarak çıkıverdi.
Yırtılan gömlek Yusuf’tan Züleyha’ya geçti.
Edep mertebelerini koşarak çıkanlar nasılda güzelleşiverdiler öyle.

Ne oldu şimdi Yusuf’un emaneti, Züleyha’nın gençlik iksiri hayaya.
Yırtılan gömlekler ne için yırtılıyor artık? Yoksa bizde Züleyha gibi kapattığında ilahının gözlerini kimseler görmez mi sanırız?

Kaç Yusuf kaldı aramızda zindana talip hayası için.
Kaç Züleyha kaldı aramızda tövbelerin en güzeli ile kırklanan. Ve Yusuf’a eş olmaya namzet.

Bu zamanlarda Yusuf kuyuya düştü artık. Bir kervan bekleniyor onu kuyudan çıkaracak.

Yusuf kuyuya düşeli değişti haya kokumuz. Gömlekler bırak yırtılmayı üzerimizde eğreti durur oldu.

Züleyha tekrar yaşlandı ve güzelliğini kaybetti artık. Bir Yusuf bekleniyor Züleyha’ya tövbe ettirecek.
Yusuf kuyuya düşeli Züleyhalar unuttu haya dokularını. Anlamları değişti hayanın, tövbenin ve Yusuf’a olan muhabbetin.
Her şey bir flört cenderesinde öğütülüp gitti. Aşk masalları fazla sulandırdı kafamızı.

Yusuf ve Züleyha gerimizde kaldı, yönümüz ters istikamete uzandı.

Her şey kuyudaki Yusuf’un tekrar çıkması ile başlayacak.

Yusuf sultan olacak gönül sarayımızda.

Züleyha aşık olacak ve tövbe kapılarını zorlayacak parçalarcasına.

Haya güneşi aydınlattığında yüzleri; işte o zaman ayın on dördü gibi parlayacaklar.


Muhammet Esiroğlu​
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
Yusuf olmaksa muradın ya da Züleyha;


Korkmayacaksın ölümden.Ölümün ayrılık değil kavuşmak olduğunu bileceksin.
Dünyaya kafa tutacaksın tek başına.Yandaş yoldaş aramayacaksın.
Bir ALLAH c.c'ına bir kendine güveneceksin sadece.
Yol arkadaşın terk etse bile seni yarı yolda aşkına sahip çıkacaksın sonuna kadar.
Tek başıma taşıyamam demeyeceksin. Ölünceye kadar taşıyacaksın şerefle.Karşılık beklemeyeceksin.
Sevmek olacak tek amacın. Sevilmemişsin ne fark eder.
Ayıplanmaktan korkmayacaksın.
Sevgini gurur madalyası olarak taşıyacaksın göğsünde vuslat beklemeyeceksin.
Zaman ve mekan sizi ayıramayacak. Nerede olursan ol sevincine sevineceksin.
Sanma ki beraber olmak için yan yana olmak lazım. Gönüller beraberse mesafenin ne önemi var!..
Gönül gözüyle görecek iman gerek. Züleyha değilsen eğer peşine düşmeyeceksin Yusufların.
Kendi ayarında birini seveceksin ki mutlu olasın.
Her babayiğidin harcı değildir Yusufluk ve her kadının harcı değildir Yusuf yüreklileri taşıyabilmek Züleyha olabilmek!..


Fahrettin Petriçli
 
Üst Alt