Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
yüregine saglik canim:gulver:
 

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
yüreğinize ,emeğinize sağlık hepsini tekrar tekrar okumak istiyorum her seferin de paylaştığınız için teşekkürler
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray



O kadar ki, güldeki sevda, çöldeki ateş,
denizdeki su kadar kadersin bana
Bak alnına, iki kaşının ortasına
Orada benim mührüm var
Alnımın yazısı olduğun kadar, alnına da yazıyım...
Değil mi ki sen Yusuf güzelisin, gömleğin çoktan yırtık senin ...
Ve değil mi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader...
"Senin kaderin benim tecellim",
kaderimde zindan varsa,
Yusufluğum su götürmez benim...

Ellerine sağlık kardeşim tamamı mükemmeldi ...
 

Gülyüzlüm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Tem 2009
Mesajlar
9,052
Aldığı Beğeniler
63
Takım
Galatasaray
Hangi suyu içsem daha da susadım..Hangi ekmeği yesem daha da acıktım..Hangi Züleyhâ'nın vuslat kapısında bulsam kendimi, bir hiçlik kuyusuna düştüm..Düşmeyen kalkmaz, yitirmeyen aramaz ki..Düştüm, kalkacağım, yitirdim arayıp bulacağım.......
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
Sen Yakup ol ki,Yusuf'u sana versinler ....

Cenab-ı Hak Hz.Yakub a sual eyledi...

-Sana Yusuf u niçin geri verdiğimi biliyor musun?

- Bilmiyorum Ya Rabbi dedi Hz.Yakub

Ve Allah (cc) buyurdu...

ÇÜNKÜ SEN BÜTÜN ÜMİDİNİ BANA BAĞLADIN!​
 

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
Kırışan yüzüyle gittiği Yusuf'' un makamında,
Edep nuruyla güzelleşen,
Maşukunun gönlünde yer edinen kadın.
Aşk güneşinin aydınlığında,
Yusuf'' la vuslata erdi Züleyha.

Ayşe ÇETİNER.
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Bu sayfaya bu ezgiyi eklemek geçiyordu aklımdan, sayfaya çok yakışacağını düşünmüştüm, tam bunu dinlerken burada bulmak güzel oldu, teşekürler hazan.
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Züleyha ki Yûsuf'u sevdi, ibtida, neyi ve kimi sevdiğini bilmedi. Sonra aşkın
kaynağını bildi, Yûsuf'u değil, Yûsuf'ta tecelli eden nuru sevdiğini fark etti.
Yûsuf da, ki rüyasında güneş, ay ve on bir yıldız ona secde etmişti, bir kuyuya
atılmış ve kendisine zindanda rüya yorumu verilmişti, önce aşkın kaynağını bildi
sonra nurun Züleyha suretinde tecelli ettiğini fark etti. Biri suretten nura
yükselirken diğeri nurun surette tecelli ettiğini idrak etti. işte bütün
hikâye: Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu, Yakub mu, Züleyha mı? Zindan kimin kaderi,
Yûsuf'un mu, Yakub'un mu, yoksa Züleyha'nın mı? Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok
aslında. Hepsi bir, hepsi O bir, hepsi tek bir.
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
Bir gıybet bir Yusuf'u bin kuyuya atar...​


"Yusuf'u öldürün ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."
[Yusuf, 9]

Uzak mısın o çirkin suçun işlendiği yerden? Ellerin kuyuya itmeye yanaşmaz mı sanıyorsun bir Yusuf güzelliğini? Hasedin yaktığı ateş kalbinin taraçalarına hiç bulaşmayacak mı? Emin misin?
Eski bir cinayet kendine yeni failler arıyor; haberin olmadı mı hiç?
Ucuzcu bezirgânların insafında bıraktığın olmadı mı hiç kardeşini? Senin dilin de "öldürmeyelim ama...." diye vahşetine kılıflar aramaya çıkmadı mı sanıyorsun?
Doğru, öldürmedin kardeşini... Diriliğine hiç dokunmadın, dokundurtmazsın da... Bir cinayetin bedelini ödemeye hazır değilsin elbette...
Canına dokunmadığın kardeşinin onuruna dokunduğunun farkında değil misin? Bedenine kastetmediğin kardeşinin haysiyetine kastettiğini görmüyor musun? Hem de düşmanının değil kardeşinin haysiyetine... Tıpkı bir cesedin etlerini dişlerine koparırcasına... Hiç savunmasız olduğu anda.. Bir bebeği boğazlarcasına. Elini kaldırmaz olduğu demde. Dilini kıpırdatamaz olduğu halde... Ölü olduğunu fırsat bilerek hem de...
Tıpkı kuyuya itilmiş Yusuf gibi, gözden düşürürcesine... Kana bulanmış bir gömleği vahşetine kılıf edercesine, "söylediğim doğru ama ..." diye kurtlara kaptırıyorsun kardeşini... "Yüzü olsa söylerdim..." diye diye, sen, evet sen, kurt olup kapıyorsun kardeşini...
Sorsa baban Adem [as], sorsa sana ana yürekli şefkat Peygamberi Muhammed Mustafa [asm]: " N'ettin kardeşini?" "Biz tam oyuna dalmıştık ki..." diye mi başlayacaksın, tıpkı onlar gibi. Gözlerin yerde, inanılmaz olduğunu bile bile... "Gerçi bize inanmazsın ama..." diyerek yüzsüzce.
Sahi dalmadın mı sanıyorsun dünyanın oyununa... Ezdirmedin mi vicdanını sonu gelmez çoğaltmaların patikalarında...
Yo, yo; Yusuf düşmedi kuyuya... Kardeşleri düştü elbet. İttikleri Yusuf'un ardı sıra kalplerini de ittiler kuyuya... Yitirdiler bütün yokuşları düz edecek doğruluklarını. Yüz üstü bıraktılar cümle kuytuları yol edecek kalplerini. Ondan sonra ne onlara görünür oldu kalpleri, ne onları görür oldu kalpleri.,. Kaybettiler, kayboldular
Kırıldı yansımaların hepsi... Köreldi ışıklar. Yüzlerini aradılar aynalarda; bulamadılar. Özlerini aradılar sözlerinin dibinde; bulamadılar. Yüz üstü düşmüş vicdanlarını ayağa kaldıracak mecali bulamadılar...
Sen ey diliyle kardeşini yaralayan yeni zamanlar hasetçisi... Sen ey sözüyle kardeşinin yakasına bir daha hiç çıkaramayacağı en yapışkan, en zalim etiketi takan şimdiki zaman kalleşi...
Bilmez misin ki, kıymetini kardeşlerinin bilmediği bir kardeş, güzeller güzeli Yusuf da olsa, ucuza satılmıştır artık. Bilmez misin ki, onuru ayaklar altına alınmış bir kardeş, rüyaların sultanı Yusuf da olsa köle pazarına sürülmüştür artık.
Gıyabında kötülüğünü andın ya kardeşinin; bil ki, artık baba ocağından sürdün onu: Yakup gibi eseflere boğdun. İşitmeyişini fırsat bilerek ayıbını açık ettin ya kardeşinin, bil ki, ana kucağından düşürdün onu: Anası bile pak edemez artık kirlerini. Bir daha bilemeyeceğini bile bile, günahıyla andın ya kardeşini, sığınacağı köşelerin hepsinden kovdun onu: Tesellilerin hiçbiri yetmez hüznüne. Azıcık da olsa savunma hakkı tanımadan suçladın ya kardeşini, örtüneceği örtülerin hepsini çektin üzerinden: Çıplak kalmıştır artık soğuk bakışların ayazında...
Farkındasındır artık, dilin ve dudağın Yusuf'un kardeşlerinin eylemine özenmiş. Gıybetini ettiğin kardeşini gözlerden ırağa atıyorsun, gönüllerden uzağa itiyorsun.
Kuyuya atıyorsun kardeşini. Öyle bir kuyu ki, kıymet bilenler başlarını eğip de bakmazlar bile. Öyle bir kuyu ki, ucuzcu kervanların uğrak yeri ancak. Öyle bir kuyu ki, yağmacı haramilerin gözdesi sadece. Öyle bir kuyu ki, boynuna veballer asıp da itiyorsun kardeşini. Çok az pahaya satılacak bir köleye dönüştürüyorsun Yusuf masumiyetini...
Bir baksan ya içine; Yusufları kuyuya atma suçundan masum musun sahi? Bir dinlesen ya sözlerini; Yusuf yüzlüleri ucuza satmaktan ve satın almaktan beraat ettirir misin kendini?
Kimin dilinde kardeşi Yusuf'un sırtından soyduğu bir kanlı gömlek yok ki...
Yabancı ve insafsız gözlerde, aldırışsız ve ölçüsüz sözlerde yağmalıyoruz kardeşlerimizi...
Sözlerimizin mızrağını sokuyoruz göğüslerine... Sesimizin uğultusunda boğuyoruz cılız yalvarışlarını... Dişlerimizin arasında öğütüyoruz utangaç gözlerini... Dudağımızla parçalıyoruz sessiz masumiyetlerini...
Hadi itiraf et sen de: arkadan çekiştirdiğin kardeşini Yusuf gibi kuyuya itmekte değil misin?
Değil misin?
"Yusuf'u öldürdün yahut öyle bir yere attın ki, ne babanın yüzü kaldı sana, ne bir daha salih biri olma fırsatın..."



senai demirci
__________________
Aglama Leyla Mecnun etme kendini...! Dökme gözyaşını gözümden düşüyorsun.Delme dağları Ferhat bu $iRiNLik kiME?Yokluk madeninde varlık mı arıyorsun?KeRem et KEREME YARAB! Aslım aslını göşter.Heryan Züleyha dolu YUsuf olmak yüREk isTeR!

 
Üst Alt