Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
Yüreğine sağlık dilistan bu konuyu çok seviyorum çünkü Yusuf'la Züleyha bizlere bir aynadır
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Züleyha Yusuf'u sevdi..
Züleyha Yusuf'a yandı..
Züleyha Yusuf'a kilitlendi..
Öyle bi kapı buldu ki Züleyha;Yusuf kilit,Züleyha anahtar oldu Allah' a varmada...
 

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
Züleyha kırmızılar içinde, yanakları daha kırmızı; dilinde zehirli çiçeklerin alevi, böyle dil döktü saatlerce. Yusuf'un gözleri bir an bile dikili olduğu yerden kaymadı. Allah şahitti Züleyha ne kadar ateşse,Yusuf o kadar İFFETTİ...
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Nur kardeşim mükemmeldi
Rabbim Zatı Sübhaniyesinin aşkının ateşi ile yaksın bizleri
Ve O ateş sevdiğimize yansıttığımız nur olsun inşAllah
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
auegpy.jpg

YUSUFİ AŞK

Sende “Yusuf’un tuzağı”na değer bir şey var mı?
Yusuf dedi: “Biz metaımızı kimde bulursak, onu alırız…” [Yusuf, 12/79]
Güzellerin eline geçmek istiyorsan, o güzellere layık bir dane olmalısın. Hakk ki kendini “tuzak kuranların en hayırlısı” ilan etti, Yusuf’un ağzından bize böyle seslendi. Kıssada Yusuf’un tuzağının bir parçasıydı bu sözler.. Kardeşi Bünyamin’i yanına alabilmek için, yükleri arasına “bizim metaımız” dediği bir eşya yerleştirdi. Böylece Bünyamin kardeşlerinden temyiz edilecek, o alınacak, kardeşleri bırakılacaktı..
Rabbimiz de bize demek ister ki: “Sizi varlık kıtlığından çıkarıp, insanlık yükünü omuzlarınıza yükledim. Emanetim sizde. Hiç hak etmediğiniz halde, Benim muhatabım oluverdiniz. Hiç hakkını veremeyeceğiniz halde, Benimle sonsuz birlikteliğe aday oluverdiniz. Ama içinizde bana Bünyamin olacakları alırım yanıma… Yüklerinizi yüklenip ardınızı Bana döndüğünüz halde, ardınız sıra haberciler yetiştirdim. Yükleriniz içinde ‘metaımız var’ diye elçiler ve Kitap’lar gönderdim. Kalbiniz benim. Yalnız Beni sevmeye ayarlı. Yalnız Benimle razı olmaya razı.. Sadece Beni anarak tatmin olur.”
Şaşırdık hepimiz bu çağrı ile.. Çoktan dünyaya razıydık. Ötesini istemekten vazgeçmiştik. Fazlasını yanımızda bulacağımıza dair ümitlerimiz sönmüştü.
Dünyayı yüklendiğimiz develerimizi durdurduk. Çoğaltma, biriktirme tutkumuzun iplerini gevşetip çözdük… Hırslarımızı doldurduğumuz yü(re)klerimizi omzumuzdan indirdik, istemeye istemeye.. Geri çağrılı olduğumuzu duyar gibi olduk.
“Sonunda O’na döneceksiniz!” gerçeği ile didik didik edildi yüklerimiz. Bir tek Bünyamin’lerin yükünde çıktı kalb. İmanla dirilmiş kalp. Tevhidle kanlanmış kalp. Havf ve reca ile, korku ve ümitle bir kasılıp bir gevşemiş kalp..
Dediğince Geylani’nin:”Kalb, Allah’la olursa, Hakk onu sebeplere ve halka bırakmaz. Sebeplerle alışverişini keser. İşe yaramazların tezgahına yormaz. Düşük hallerini ayağa kaldırır. Rahmetinin kapısında oturtur. Lutfunun baş köşesinde uyutur.”
Dediği gibi Hakk’ın: “Allah müşteridir müminlerin “Ben” dediğine ve “Benim” dediklerine, karşılığında cenneti vermek üzere…”
Kendini “mümin” bilenin her hali, her işi, her sözü, her susması, her edası, her bakışı, her yürüyüşü, her duruşu… Allah’ı müşteri edercesine kıymetlidir, paha biçilmezdir..
Bünyamindir onlar.. Yusuf’ça güzellerin tuzağına layık daneler taşırlar içlerinde, işlerinde…
Kalbin, Yusuf’un Rabbinin alıkoymasına değiyor mu? O’nun metaı var mı göğsünde? Dön de bir bak…

Senai Demirci​
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
emeklcezinize yürecezinize saglik
(:
:gul:
 

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray


Bir Yusuf ve Züleyha Masalı

Nazan Bekiroğlu'na

‘Güneşe
Aya
Onbir yıldıza
Ve kocaman dağın ardından doğacak güne …’

Kuyuya atıldığında sen
Akşamdan çöl geçti
Baba yüreğinden acılı bir deniz
Yağmur gülünün sancısında çatlayan dudakların
Derin saklı sularına vurduğunda kuyunun
Bir sımsıcak karaca kanına sürüldü gömleğin
Aldılar
Götürdüler kana sürülmüş gömleği
Bıçkın dişli, bıçkın pençeli bir kurttu,dediler oğlunu senden alan
Baba yüreğinden
Zifiri bir bulut geçti
Bir acılı yıldırım
Unufak oldu yıkılmaz görünen dağlar.

Bir nefes bir bakraçta can bulduğunda
Karakavruk bir kervancı başı
Ölçtü biçti
Yirmi dirhem,dedi güzelliğinin ederi,yirmi dirhem.
Alındın satıldın
Mühür basıldı
Tanıklar da hazırdı
Kurt,kuyu ve ayna.

Sonrası Potifar
Potifar, yani günlerin yani ayların yani yılların sahibi
Nil ülkesinin sahibi/kadınların,çocukların ve henüz doğmamışların
Tek kişilik ölüm yani /tek kişilik yağmur.
Çalınmış bir hayat bir esir sinesinde ne kadar saklı kalır?
Yanlış zaman/yanlış kalan rüyalara tutulsa da Züleyha
Züleyha,adı kocaman, adı soluksuz bir roman
Züleyha bir ince name,düşlerden düşmeyen mercan
Okuma-yazma bilmeyen Potifar’a yazılan.

Onun ellerine verildiğinde sen
Züleyha bir olgun başak
Züleyha bir kor yangın
Adın güzelliğin ve aşkın çocukluğu adın
Çoğulluğu en güzel ırmakların.
Züleyha bir düş masalı
Züleyha bir ağlamaklı duvar.

Seni ve aşkı büyütürken zaman
Adın güzelliğin,güzellik hala adının öbür adı
Durgun sular derin akar
Adın Züleyha’ya sevdalı
Mısır’ın tüm Züleyhaları sana bakar
Züleyha kadın
Züleyha kadın olmadan kadınlığını öğrenen kadın.

Ten uyandığında
Kendine en uygun bir kıyıya vurduğunda ihtiras
Aşkı korkusundan daha büyük bir öykü olduğunda
Züleyha'nın.
Yarım kalan bir ihtilaldi
Tenine dokunmadan ölen isterik bir ten korkusu.
Ve tutsaklık,
Taşındığı her mekana kendi adıyla taşınıyordu.

Ona çağrıldığında sen
Züleyha'da
Yüzlerce yıl susuz kalmış ceylanların susuzluğuyla
-Gel,gelsene artık!
Züleyha’da
Susuzluktan ölmektense su içerken ölmek yeğdir’in korkusuzluğu.
Tül perde,elmas takı,şuh kadın sesi
Bu kadar çağırmadı hiç kimse ısrarla diğer kimseyi
Razıyım sende öleyim ben,bende ölesin sen.
-Gel,sun bana zaferimi!

Düştü vazo
Ufalandı sarı gül yaprağı
Gömleğinde bu kez bir Züleyha tırnağı
Ansızın
Açıldı kapı
Bir bıçak saplandı Potifar'ın ta orta yerine
Kadın küçüktü,kadın güçsüz
Karar kılındı
Zindan tüm siyahları örttüğü kadar zindandı.

Zindanları sırdaş bildiğinde sen
Çöl hala aynı çöl gök hala mavi gök
Ama gecelerde hep bir firavn uykusuzluğu
Yedi dolgun başak
Yedi kuru başak
Dolgun başak
Kuru başak
Çağırın tüm şehrin kahinlerini
Uykularını çağırın gecenin/uykusuzluklarını
Çözülsün bu afsun

Gecenin
Zindanlarından çağrıldın
Çağrıldın Firavn rüyalarına
Dolgun başaklara/kuru başaklara çağrıldın
Çözüldü,çözülmeyen bir firavn rüyasının esrarengiz buğusu
Sarayda yankılandı afsun
Adın şimdi Nil ülkesine hükümran
Adın,gelecek yedi bolluklu
Ve yedi kurak geçecek yıla hükümran
Sonraki ve sonraki ve daha sonraki yıllara

Tüm çağrılmışlar
Nil’in ve Mısır'ın tüm çağrılmışları geldi
Züleyha da geldi
Bu zorlu sınavın tamamlanma vaktinde
Bir şey,dedi Firavn,söylemeyecek misin Züleyha
Sustu saray
Firavn sustu
Yusuf sustu
Sustu Züleyha.

Eğdi başını Züleyha
Züleyha da yılların taşınmaz yorgun yükü
Saçında aklar, yüzünde kırış kırış halkasıyla
Salıverdi soluğunu Züleyha
Oniki yıldır içine tutsak ettiği soluğunu
Ben istedim onu,isteyen bendim onu
Dağıldı yüreğinde asırların kurşungeçmez suçluluğu

Baharlardan bahar gibi geldi Züleyha
Yeni açmış çöl çiçeklerini sunar gibi Yusuf’a
Bildim dedi Firavn,bildim.
Yıldızlar ufka dokunduğunda,
Gök yerinden oynatıldığında,
Ve dağlar yürütüldüğünde,
Ben onu kendimde bildim,kendimi onda bildim.

Sonra güneş,
Ay geldi,
Onbir yıldız da geldi
'İncire ve Zeytine
Ve kocaman dağın ardından doğan güne...'


“Hz. Yusuf babasına: Babacığım, gerçekten ben 'rüyamda' on bir yıldız, Güneş'i ve Ay'ı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm demişti. (Babası) Demişti ki: Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır. Böylece Rabbin seni seçkin kılacak...” (Yusuf Suresi, 4–6)

Süleyman Top





 

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray

Yusuf İle Züleyha

Mülk gibi söz de,
ne senin ne benim.
Cümle gibi aşk da
ne senin ne benim.
Söz de,
aşk da,
ne benim ne senin.





Bir yaz sabahına doğan
ve su değdiğinde kokusunu salan
kırmızı sardunya,
ağustos göklerinde
başımın üzerinden geçen bulut,
mayıs gülü,
ışıklı nisan yağmuru
ne kadar Allah'tansa,
mülk gibi söz de ve aşk da
O'ndan.




"Sen" tahtına yazıcı
kimi oturtsa da,
beşerî bir sevgili ya da
cismanî bir aşk gibi görünen,
hiçbir yol
O'ndan özgeye çıkmıyor aslında, "gönül tahtına
O'ndan özge sultan" olmuyor.




Değil mi ki her şey O'ndan,
Gidecek yer yok O'ndan başka. Gelinen yer yok O'ndan başka.
İnsan o ki,
O'ndan başkasını sevemez
sevginin mahiyeti icabı,
O'ndan başkasını bilemez
bilginin mahiyeti icabı.




Işık ki tek kaynaktan dağılır,
ışığa yakın olan aydınlık,
uzakta kalan karanlıktır.
Her şeyin O'ndan olması, ve ışığın tek kaynaktan dağılıyor olması O'ndan başkasının bilinme ve sevilme ihtimalini
tümden yok eder.




Kimi zaman sevdiğimizin
ne olduğunu bilmeden severiz.
Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda
O'ndan başkasını sevdiğini zannedebilir:




Bir çiçeği, bir kuşu,
denizi, yağmuru,
gökyüzünü, yazıyı,
yazıyı yazanı, kalemi tutanı,
bir yaratılmışı hasılı.
Söz gelimi Leylâ Mecnun'u,
Şirin Ferhâd'ı,
Züleyha Yûsuf'u
sevdiğini zannedebilir.




Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir
ve seven
biraz da neyi sevdiğini bilendir.
Çünkü ışığın kaynağı tektir ve kim aydınlığının kendinden menkul olduğunu iddia edebilir?




Her aşk O'na çıkar sonunda, O'ndan başkasını sevmek
imkansız gibidir.
Seven neyi sevdiğini
bilse de bu böyledir,
bilmese de bu böyledir.




Bu yüzden değil mi ki kendini kaybetmek gibi görünen aşk, aslında kendini bilmek.
İstese de insan
O'ndan özgeyi sevme şansı yok.
Şans sözcüğü yok lügatlarde bundan böyle,
O'ndan özgeyi sevme ihtimali yok.
Ve neyi sevdiğini bilenle
bilmeyen arasındaki fark sadece
bilmenin bilincinden ibaret ."



Nazan BEKİROĞLU

 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
yüregine emegine saglik :gul:
 
Üst Alt