Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
İş ne Yusuf'dadır nede Züleyha'da...
İş, Yusuf'a güzellik ve iffeti verip
Züleyha'nın gönlüne Yusuf'u koyanda..
 

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
ZÜLEYHA’NIN GÜLÜMSEMESİ

Bir gün Züleyha, arkalığına beyaz sümbül dalları işlenmiş tahtırevanıyla geçiyordu kütüphanelerin ve tapınakların kenti olan kentinin sokaklarından.
Görkemli bir alayla geldiğini görenler saygı ve hayranlıkla kenara çekiliyor ve Züleyha’ya yol açıyorlardı. Zengin ve güçlüydü, en fazla da güzeldi. Ve kimse kırmızı gülleri saçına Züleyha gibi takamazdı.
Birden bir meczub,ehil arslanları,atları ve arabaları aşarak Züleyha’nın tahtırevanının önünde dikiliverdi,yürüyüş durdu.Züleyha tül cibinliği aralayarak bu duraklamanın nedenini anlamak istedi.
Gözlerini kaldırarak Züleyha’nın yüzüne bakmaya başladı meczub, Züleyha dedi,sevindir beni.Züleyha kölelerine meczubun sevindirilmesi için işaret etti.
Köleler mor renkli kadife bir keseyi uzattılar avcuna ama meczub oralı bile olmadı.
Züleyha,dedi,sevindir beni,bana gülümse.Başka bir şey istemem.
Züleyha,bu sesi hatırladı ve yüzüne dikkatlice bakınca,aşkını reddettiği silik bir yığın sima arasından bir zamanların ordu kumandanını tanıdı.Usulca gülümsedi.
Züleyha gülümsedi,açıldı bütün beyaz zambaklar,bütün bahçelere bahar geldi.
Züleyha gülümsedi,mamur sarayların ve yıkık sarayların kentinde bütün dilenciler bir eşi daha bulunamayacak devletle donandılar.
Başını önüne eğen meczub sessiz ve sakin geldiği gibi çekiliverdi.
O günden sonra Mısr’ın lisanına,sadaka vermek anlamına gelen yeni bir deyim yerleşti:Züleyha’nın gülümsemesi.

NAZAN BEKİROĞLU​
 

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
Bu Yusuf'un Zindandan Seslenişidir
Eğilin önümde çağdaş güneşler!
Kenanlı yıldızlar varın secdeye!
Issız çöllerde, derin kör kuyularda
Ben görürüm camgöbeği düşleri
Ve ben yorarım sırma şafaklarda,
Bulanık, korkulu düşlerinizi...

Tebessümlerimi yollarım vakur kervanlarla
Küfür karanlığı gecelerinize,
Sonra düşüncelerinizi yeşertirim...
İnce belli üç attır Tih sahrasında;
Güzelliğim, sabrım ve yalnızlığım.
Çılgınca yarışırlar kader güzergahımda;
Nalları değer kader çizgilerinize...

Bilemiyorum, bensiz nasıl olursunuz?
Cibril nefesli rüzgarlarda perdelenir gözleriniz,
Körpe bir ceylan gibi kaçıp gider güzellik,
Ateş yağar avuçlarınıza bir yerden,
Nil söndüremez içinizdeki yangınları,
Ağulu bir yılan ölüsü gibi yatar durur öyle
Mu’cizelere gebe Kızıl Deniz...

Dinleyin hele dinleyin çağdaş kadınlar!
Gamzesiz, zülüfsüz, yorgun kadınlar!
Mor mor halkalarda tutsak kadınlar!
Birer bıçak vermedi mi ellerinize Züleyha?
Çizdirmedi mi güzelliği avuçlarınıza?

Züleyha dedim ya biraz durmalısınız;
Lacivert çöl gecelerinden bir parçadır o,
Gözbebeklerinde dinlenir bereketli Nil...
Nasıl anlatsam size Züleyha'yı;
Gözleri bir vaha gibi yeşil...

Ve gidin!
Nereye giderseniz gidin!
Kuyular her yerde derin!
İster Kenan illerinde, ister Mısır’da,
Zindanlar karanlık, mahzenler serin...

Hapsederim gençliğimi damarlarıma,
Kaç kere yaşanmış bir cenge girerim;
Unuturum sizi çağdaş kadınlar!
Sarılırım sımsıkı soğuk demirlere,
Kıtlıktan, bereketten haber veririm...
Ben yorarım düşlerinizi böyle bilin!

“Ümmü’l Kitab” üstüne yemin ederim;
Bir gün beni çağıracaksınız.
Yediye ve katlarına yemin olsun ki;
Bana muhtaçsınız!
Bana muhtaçsınız!
Bana muhtaçsınız!

DILAVER CEBECI​
 

kış meleği

Allah'ın Aciz Bİr Kulu
 
Üyelik Tarihi
29 Ara 2009
Mesajlar
857
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
Bu felaket bir gün geçer elbet. Yağmur yağar, Nil taşar, toprak ürün verir yeniden. Bitmeyecek olan; dünyanın son gününe değin yaşayacak olan iyi bir hatıradır. Dahası, o hatıra ile insanın öbür dünyası aydınlanır. Kim ki dar zamanda el uzatır muhtaç olanlara, el uzatmış demek olur kendi yarınına. Çünkü düşenin dostu her şeyin üzerindeki Rabbimdir ve Rabbim düşene dost olanada mutlaka dost olunmasını isteyendir
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
yusufod9.jpg



Yusuf olmak zor çok zor…

Yusuf’san önce sevmekle başlayacaksın çileye…

Öyle bir seveceksin ki; şüphe olmayacak içinde. Öyle saf, öyle temiz olacak işte.

En yakınların kesecek başını… En yakınların itecek seni karanlıklara…

En yakınların yakacak her zerreni. Ve sen güzel görecek, güzel bakacaksın her şeye…

Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor Bu dünya perdesinde Yusuf olmayı seçtiysen, önce dar kapılardan geçeceksin…

Dört duvara dokunacaksın, her köşe başında bir kuyu olacak sen girecek – sen çıkacaksın.

Her çıkış bir başlangıç, her düşüş bir devrin bitişi olacak. Ve O’ndan başka kimseyi imdada çağırmayacaksın.

Zindanların yakın edecek bütün yaratılmışı… Dağlar yoldaşın, taşlar arkadaşın, kuyular sırdaşın olacak. Ö

nce sıla yakacak içini… Sonra adı hasret olan tüm özlemler gelecek peşinden… Sabırla başlayacak dünya sürgünün.

Yusuf olmak zor çok zor…“Nurunda hoş, narında” diyeceksin. Tüm ateşleri gül diye tutacaksın.

Kor önce avucunu, sonra yüreğini yakacak, susacak susacaksın “ Ah” demeyi bile çok göreceksin diline.

Şikâyet kapılara gelip gelip gidecek eski yerine.. Sevmenin ne zor olduğunu elbet anlayacaksın.

Yusuf olmak zor çok zor… Köle olup önce pazarlarda satılacaksın… Saraylara ayağında kelepçeyle gireceksin.

Toprak değecek tenine, rüzgâr savuracak tanelerini gözlerine Kimse inanmazken sana, yitirmeyeceksin hiç ümidi.

Hamken yanacak, yandıkça pişeceksin, “Elhamdülillah” kemerini kuşanacaksın, Çileden geçmeden gidilmez hiçbir yere..

Çekecek çekecek hep pişeceksin… İmtihanı öyle kolay olmayacak aşk yolunun Her adımda bir kez daha bileneceksin.

Yusuf olmak zor çok zor… Her yanışında anlayacak; Yusuf olmak zor diyeceksin.

Sonra aşkın ne zehir olduğunu tadacaksın, Kılıçtan keskinliğini, nankörlüğünü, acizliğini Yolun zindanlara düşecek, edep perdesinin ardında bekleyeceksin.

Beyaza değen siyah temizlenene kadar sürecek bekleyişin. Öyle kolay olmayacak siyahtan arınmak,

Yani seneler sürecek bekleyişin. Kapılara asılacak Yusuf gömleğin, Bakıp bakıp, eğeceksin başını Ama mahcubiyetten değil, yine edepten olacak sakınışın. Ne zamanki sebepler kapısını kapatıp tümden,

Dönünce yüzünü Rahmana bir haber gelecek gaybtan: “Yusuf tertemizdir günahtan” Sultanlığın yolu zindandan geçecek bileceksin…

Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor..

Yusufken sultan olmakta zor Hele Yusuf’un Yakup’u olmak, işte o hepsinden zor…

Alıntı
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
Aşk, Züleyha olacağını bile bile...

Yusuf'a vurulmaktır.

Yusuf
olduğunu bile bile...

Kuyuya atılmaktır.

Kuyu olduğunu bile bile...

Yusuf'u saklamaktır.



Aşk;
hem Züleyha hem Yusuf hem de kuyu...

Aşk;
olduğunu olabilmektir belki de...
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Yusufu kurt parçaladı dediler..

Kurt diLe geldi,; Nasıl herkeze duyurayım da sesimi diyeyim..
Bu anlattıgınız ben degilim..ben bu anlattıgınız degilim !ben yusufu nasıl yerim?

Sözünün bu kısmına gelince kurtun nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı..
Gri tüyleriyle kaplı gögsü ön ayakları ıslandı..Bir ah çekti derinden derine ıslak burnu daha bir ıslandı .
Ve devam etti;
ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım..Alnıma sürülen bu kapakara lekeyi neyle nasıl yıkayayım !
Öyle bir lekeki yeter kıyametin kopacagı güne değin gelip geçecek tüm torunlarıma..

Tek muradım, bütün yaratılmışların sahibi olan Tanrım,bu ayıpla yaşatmsın beni..

Ya alsın yeni doğmuş bütün kurt yavrularıyla birlikte canımı,Kurt neslinin dalı,yapragı burda kesilsin...
Yada Adım Temize Çıksın...

Nazan bekiroğLu​

tam bir iç döküş çok hoşuma gitti:o
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Sordum Züleyha'ya ;
Esaretten özgürlüğe nasıl ulaştın ?
Dedi ki ;
Sabret , bekle ve gör .
Sabretmek nedir ? dedim .
İsyan etmemek , dedi .
Beklemek ? dedim .
Ümit etmek dedi .
Ya görmek ? dedim .
Maddeden manaya ermek , dedi .
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
EY YUSUF

yüreğinden eriten Yusuf
Züleyha'yı yüreğinden titreden Yusuf
Yıldızları bir bir takan peşine ey
Güzelliği sözcüklere sığmayan ey.
Kuyular, kuyu yaratıldığına
Senden sonra pişman oldu.
Şimdi her bir kuyu
İçine su doldurulmuş Seni beklemede.
Değil mi ki,
Sen kuyuya atılınca Güneş'in bağrı yandı
Seni göremiyeceğini sanarak.
Rüzgâr inledi sonra,
Saçlarına değemeyecek sanarak.
Seni görmemek
Beni perişan etmez mi sanırsın.
Kafası koparılan karaca bile
Sevinmişti o an
Kanım Yusuf'un gömleğine değecek diye.
Bütün kurtlar o gün bu gündür,
Yusuf'u kurtlar yedi.
İftirasına dayanamayıp kendini dağlara vurdu.
Ah zindan çiçeğim!
Sen gülümseseydin eğer gençliğimize,
Bütün hüzünlü yürekler
Beyaz zambaklar gibi açardı.
Bütün çehrelerden
Tebessüm sadakaları dökülürdü.
Şimdi ey nazlı Yusuf,
Hasret yangını, gül solgunu yüreğimden
Senin gül yüzün geçer.
Naz çiçeği yanakların geçer.
Alnından ışıyan,
Muhammed (s.a.s.)'in nuru geçer.
Ah Yusuf,
Haya abidesi, narin çiçek,
İblis rabbisine isyan ederken;
"Sana uyanları yoldan çıkaracağım."
tehdidiğini savurduğunda
Belli ki, Seni hesaba katmamıştı.
Sen ey güneş yüzlü,
Sen sadece Züleyha'yı değil
Şeytan'ı da hayel kırıklığına uğrattın.
Alt üst ettin onun hesaplarını.
Ey nurlu çöl çiçeği,
Adım adıyla anılası ey
Ey yürek sızım, çöllerde yandın,kuyuda yandın, zindanda yandın.
Züleyha'nın yüreğinde yandın. Sonra...
Bir hüzünlü Muhammedi gül gibi
Açıldın ışıltılı yüreklerde, açıldın yüreğimde.
Ey hüzün karası gözlerinde
Karanlığın on bir ışığı
Ey En Sevgili'den lütuf olarak sunulan
Ey güzelliğiyle tebliğde bulunan, ey kuyulardan zirvelere
Zindanlardan nura ulaşan!
İçimde çarpan yürek, Seni söyler bilir misin?
Ey iffeti içinde bir nazlı çiçek gibi besleyen,
Büyüten ve süsleyen,
Ey karanlık yüreğimin loş penceresinden
Kanat çırpan mavi güvercin.
Ey düşlerimde renk renk açan
Hiç bir çiçek senin güzelliğini kokmamıştı
Ama biliyorsun ki Senden sonra
Senden güzeli de koktu iklimlerimizde
Adı Muhammed'di (s.a.s.)
Biliyorum ki O (s.a.s.)
Senin de sevgilindi.


...alintidir...
 
Üst Alt