Manguel’in, Okuma Günlüğü kitabında;
‘’Bir keresinde, Paris metrosunda oturmuş okurken, bildik, 'Rahatsız ettiğim için özür dilerim vs vs...' yalvarışını tekrarlayarak vagon vagon dolaşan bir dilenci, birden dilenciliğini haklı gösteren gazeteyi yere fırlattı ve şöyle bağırdı bize: 'Bana bakın! Sizden istediğim tek şey bana bakmanız! Ben de bir insanım, Allah aşkına! Bana bakın, o kalın paltolarınızın içinde, hepiniz benim gibisiniz!’’
Satırlarını okurken, tam da Bursa metrosundaydım ve karşımda dibine oturduğu duvara başını yaslamış bir evsiz duruyordu. Başımı kaldırıp, nezaketle gülümsedim ona. İşte dedim, belki de tam da bu yüzden okuyoruz. Karanlıklarımızdan sıyrılmak, aydınlanmak ve topraktan başımızı bir nebze de olsa ışığa çıkarmak, gülümsemek, gülümsetmek ve insanı insanî sevebilmek için…