Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
"Agac ne kadar yüksek olursa olsun, yapraklari yine de yere dökülür
Atasözüyle ilgili yazılan yazıları aşağıda yayınlıyorum.
bu konuya cevap vererek katılan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ederim.

katılamayanları ise daha sonraki bir konuda aramızda görmeyi temenni eder,onlarada teşekkürlerimi iletirim.

(konular bana yollandığı tarihe göre yayınlandı)


ŞİMDİ OKUYANLAR; YAZARLARLA İLGİLİ FİKİRLERİNİ YAZABİLİRLER.
YAZISI OLANDA DİĞER YAZILAR İÇİN FİKİR BEYAN EDEBİLİRLER.
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; BAŞAK

Ağaç ne kadar yüksek olursa...

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yinede yere dökülür...

Yani ne kadar yaşarsan yaşa,gene de öleceksin...
Ya da ne kadar kuvvetli olursan ol, gene de belin bir gün bükülecek..
Ne kadar zengin olursan ol,bir gün malını başkaları sahiplenecek..
Ya da ne kadar güzel olursan ol, yaşlanıp güzelliğini kaybedeceksin..

Onun için elindeki şeyler ile gururlanıp kimseyi küçük görme.Kimseye peşin hükümlü olma.Kimseye yüksekten bakma ve kırma.Yaradılanı Yaradandan ötürü hoş gör.Garibin başını okşa...
Çünkü seninde sonunda yaprakların dökülecek.Yapayalnız buz gibi kalacaksın.Her Fani gibi eriyip gideceksin. Yok olacaksın. Yokluğa mahkum olana kibirlenmek yakışmaz. Toprak gibi ol ki, özün olasın..
Zulüm etme ki, hayır ile yad edilesin.Yardım et ki yardım göresin..
Çünkü bil ki dostum;
AĞAÇ NE KADAR YÜKSEK OLURSA OLSUN,YİNE DE YAPRAKLARI YERE DÖKÜLÜR....
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; MAXİMİLAN

AĞAÇLAR NE KADAR YÜKSEK OLURSA DA YAPRAKLARI YERE DÜŞER

Selamun aleykum.

AĞAÇLAR NE KADAR YÜKSEK OLURSA DA YAPRAKLARI YERE DÜŞER

KUL OLMA BİLİNCİNİ YAKALAYABİLMEK

İnsanoğlu yaratılmışların içerisinde çok özel bir yere sahiptir.Yaratılışında hiç bir kusur olmamıştır.ancak bütün mükemmeliyetine rağmen zayıf yönleri çok fazladır.Önemli olan bunların farkına vararak kul olma bilincini yakalayabilmesidir.Dünyada halife olan insan bir çok zamanlar her şeyi hükmü altına almaya çalışmış ve zirvenin tepesine doğru çıkabilmiştir.Bu hükümranlık zaman içinde hırs ve kibire neden olabilmiştir.
Konuyu daha iyi kavrayabilmek için şöyle kur'anda geçen peygamberler ve inanmayan aynı zamanda kendisini ilahlaştıran ve bir şey sanan zamanın yöneticileri arasında geçen kıssalara bir bakmak gerekir.Mesela haman'a yüksek kuleler yaptırıp bu kulelere çıkan Firavunun adeta alay edercesine yüksek kulelere çıktım baktım ama Musanın rabbini görmedim demesi gibi.Sonucuna bir baktığımızda bu gibi şahsiyetsizlerin sonlarının nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz.İnsanoğlu her zaman eksiklerini bilmeli ve kul olabilme bilincini yakalayabilmelidir.Bu onun hem dünya hem de ahiret mutluluğu için bir anahtar görevi görmektedir.Kur'an-ı Kerim'de "Allah bir beldeyi misal yaptı ki, emniyet ve sükun içinde idi. Ona rızkı her yerden bol bol geliyordu. Derken, halkı Allah'ın nimetlerine nankörlük etti. Allah da onlara, yaptıkları sebebiyle açlık ve korku elbisesini tattırdı. Andolsun onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Zulmederlerken azap kendilerini yakalayıverdi. Artık Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve hoş olarak yeyin de Allah'ın nimetine şükredin. Eğer gerçekten ona ibadet edecekseniz."(Nahl, 16/112-114).Kibirlenen ve hırslanan Şeytana tokat gibi inen rabbimin fermanı "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin." (Araf Suresi, 13).Kibirlenmek ve sonunu düşünmeden kusurlarını görmeden büyüklenmek ne kadar kötü bir şey.
Hırs ve kibiri yok edebilecek tek şey ölümdür.Ölüm bütün yaratılmışlar için Cuma suresi 8. ayetinde Haberiniz olsun! O sizin kaçıp durduğunuz ölüm, mutlaka başınıza gelecektir ayetinde belirtildiği gibi ölüm mutlaka gelecektir.İnsan
daima bunun bilincinde olmalı,makam mevkinin gelip geçici bir oyalanma olduğunu unutmamalıdır.Kavak ağacı ile bir kabak filizinin hikayesi Duyanlar vardır.Kabak filizi kavak ağacına tutunarak neredeyse onun boyuna gelmiş.Daha sonra Büyüklenerek kavak ağacına kaç ayda bu boya geldiğini sormuş.Kavak ağacı da on yılda geldiğini söylemiş.Kabak filizi gülmüş ve bu duruma iki ayda geldiğini söyleyerek böbürlenmiş.Günler geçtikçe Sonbahar da yaklaşmış kabak filizi zamanla üşümeye ve yapraklarını dökmeye başlamış.o zaman da kavak ağacı ona benim on yılda geldiğim yere iki ayda geldiğin için bak ölüyorsun demiş.Demek ki ne oldum dememeli ne olacağım demeli..Üstad Bediuzzaman Hazretleri de '' Faniyim fani olanı istemem acizim aciz olanı istemem ,ruhumu rahmana teslim eyledim Gayrı başkasını istemem''diyerek dünya hayatının makam mevkisinin boş bir oyalanma olduğunu gerçek yurdun rahmanın yanında olduğunu ne güzel anlatmıştır.

İnsanoğlu da her yaratılmış canlı gibi fanidir.Gün gelecek hayatın en zirvesine dahi çıkarsa dünyaya hükmederse bile bir gün ölüm onu gelip yakalaycaktır.Dünya hayatı iniş çıkışlarla doludur.Bütün bunları süzerek ve de sonunu düşünerek gerçek kul olma bilincini yakalayabilmek iyice düşünüp değerlendirmekten geçer.Bunun en bariz cevabı ölümde kendini gösteriyor.Bu dünya ne zalimler ne kibirli insanlar gördü.Fakat şimdilerde hiçbirinin esamesi bile okunmuyor.Montaigne'nin bir sözü ile yazımı noktalamak istiyorum.En kötü cezaevi cahil bir insanın kafasının içidir.
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; TEBESSÜM

s.a

Düşünceye göre yaprak boşuna yaprak olmasın insanda çabalamasın yükseklere çıkmak için,güzel yaşamak için.ama Allahın gayreti daimdir,heran yaratmadadır.
Sen nekadar yüksege çıkarsan çık dönüş ancak onadır......
İnne lillah ve inne ilahi raciun
kerem kardeşim kusura bakma kaç gündür düşünmeme ragmen konu bana biraz uzak geldi ancak bukadar yazılabildi
selam ve dua ile
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; SİLAUCAN

DÖKÜLEN YAPRAKLAR MİSALİ ÖLÜM!

Kainatta her şey belli bir düzen üzerine kurulmuştur. Ve üzerinde yaşayan her canlı düzendeki görevi gereğince hareket etmektedir. İlahi bir güçle oluşturulan bu düzenin içinde yaşanan her olay ve yaşayan her canlı birbirinin tamamlayıcısıdır.Bu kainatın içinde yaşamakta olan en önemli varlık insandır. Ruh ve bedenden meydana gelmiştir ve canlılar arasında en üstün olandır. Dünyadaki hem en önemli hem de en vazgeçilmez varlıktır. "Cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" (ez-Zâriyât, 51/56) ayet mealinde olduğu gibi yaradılış sebebimiz de bellidir.

Allah Teala sadece insanoğluna aklı,mantığı,konuşmayı ,hissetmeyi,düşünmeyi bahşetmiştir. Ve evrendeki her şeyi insanoğlunun aklına,kullanımına,düşüncesine sunmuştur.İnsanlar akıl sayesinde dünyada her türlü teknolojiyi ve faydayı ve hatta zararı bile icat edebilirler, belirli bir eğitim görüp, bu eğitimin getirdiği yerlere gelebilirler.
Makam; ulaşılmak istenen hedef,yer,mevkidir. Dünyada sahip olunabilecek geçici bir durumdur. Kişiler istenilen tüm mevkilere, makamlara geldikleri gibi,o makamlarda hayat bulabilirler. Fakat bu mevkilere ulaşmak insani ilişkilerde mağrurlanmayı,kibirlenmeyi gerektirmez. Bilinmelidir ki; iyi insanlar ölünce iyilikleriyle anılırken, kötü insanlar kötülükleriyle birlikte gömülürler,ortadan kalkarlar.Hiç ölmeyecekmişler misali hak ve adalet kavramlarını unutanlar hüsrana uğrayacaktır.

Gelinen yer neresi olursa olsun, elde edilen makam ne olursa olsun dünyada toplanan tüm dünyalıklar gelip geçicidir,dünyada bırakılır ve ebedi kalınacak yere , ahirete göçülür. Çünkü en büyük gerçek ölümdür. Bu bir kaidedir ki; insanlar doğarlar, büyürler, yaşarlar ve ölürler! Hem de zamanı gelince yapraklarını yere döken ağaçlar misali&.
 hangi ceylan göz ki yere akmadı
 hangi güzel yüz ki toprak olmadı dizeleriyle de ölüm gerçeği güzel sözlere dökülmüştür.Unutulmamalıdır ki; ağaçlar ne kadar yüksek olursa olsun yaprakları yine de yere dökülür. İnsanlar dünyada ne kadar yükselirse yükselsinler,onları bekleyen gerçek son ölümdür&.
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; ZEYNO

GERÇEK UYANIŞ

İnsanoğlu yaratılışından bu yana bir çok değişimlere uğrayarak bu günlere gelmiştir.Bu gelişmeler teknolojik alan dahil,değer yargıları,kültür,din ve yaşayış biçimi olarak her daim gelişme içerisinde olmuştur.İnsan doğar,büyür ,gelişir ve bu gelişimde maddi manevi olarak bir doyuma ulaşır veya ulaşmaz.Bunu yaşamını ne kadar iyi değerlendirdiğine bağlıdır.Hayata verebildiği ne ise aldığı o ölçüde olacaktır.

Teknolojik ilerleme, beraberinde insanın gelişmesini farz kılmıştır.Bir bakıma en refah düzeyde ve insanlarında bundan istifade edeceği bir düzeye gelebilmektir.Çoğu insanın hayali, her türlü imkana sahip olabilmektir.Maddi anlamda en iyisini yaşamaktır.Fakat maddiyatçı olmak insanları olduğu benlikten uzaklaştırır.Kimine yarayabilir,kiminde de farklı kişiliklerin ortaya çıkmasına sebep olur.Tanınmaz hale getirir.Konum olarak ve parasal açıdan yükseliyorsa bir insan ve ayrıyeten onu egosunun zirvesinde dolaştırıyorsa durum tehlikelidir.Her açıdan insan dengeli olgunlaşır ve bunu hissederse,bilinçli şekilde yaşar ve yaşatırsa etrafına daha faydalı olur.Sonuçta bu hayatta bir noktada bitecek.Bunun bilincinde olmalı insan.Hele ki bazı vasıfları var ve bu vasıflarla bir yerlere gelmişse, çok sevdiğim bir söz vardır; İnsanlar başaklar gibi olmalı, içleri doldukça başları aşağı eğilmeli. Muhteşem bir söz.Geldiğin konum ne kadar yüksek olursa olsun bir o kadar alçakgönüllü olmalısın.Bilmelisin ki son ölümdür.Bunu bilerek yaşamalı insan.Bir yerden sonra kariyere ve paraya doyulur ve insan başka şeylerin açlığını hisseder.Zamanı gelince ameliyle baş başa kalacaktır.

Gururlanma ey insanoğlu!...Yükselebilirsin hangi koşulda olursan ol.Olduğun yerin en kıdemlisi ol.Ama ruhunda barındırdığın en güzel duygularla ve Allah bilincinle varsın.Manevi zenginliğinle varsın.Çünkü son durak, kara toprak.Büyüdükçe büyüyebilirsin,böyle bir hakkın var.Elbet bir gün sana dur diyecek bir güç olacaktır.Seni yaratanı tanımadığın müddetçe bir hiçsin.Ağaçlar gibi büyürsün,yükselirsin ama gün gelir yaprakların pıtır pıtır dökülür.Çaresiz kalırsın,elinden hiç bir şey gelmez.Çünkü gerçek uyanış ölümle karşılaşmışsındır

Zeyno 15.12.2005
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; BİLMEK YADA BİLMEMEK

ÖLMEK YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR

Her canlı doğar,büyür,gelişir yaşlanır ve vakti geldiğinde de ebedi yolculuğuna çıkar.Eğer canlılar yaşlanınca ölmeseydi,yeni canlıların doğması ve çoğalan canlıların doğuracağı sonuçlar neler olurdu?

Ben bu canlılar içerisinde en üstün olarak yaratılan insanoğlunu ele almak istiyorum.
Allah İnsanoğlunu ona kulluk etmesi için yarattı.Allah onu diğer canlılardan çok üstün yarattı ki verdiği nimetlerin kıymetini bilsin ve bana karşı kulluk görevini yapsın.

Ama insan olarak yaratılış amacımızı daha önemlisi ölümü unutarak, bir çok yanlış ve yanılgıya düşüyoruz.En zirvede olabilmek adına hiç düşünmeden birilerinin sırtına basa basa zirveye ulaşmaya çalışıyoruz.Unutulmamalıdır ki ne kadar zengin olursak olalım ne kadar mevkili olursak olalım hiçbir şeyin kalıcı olmadığını düşünerek hareket etmeliyiz.

İnsanoğlunun varoluş ve ölüm nedeni bilimsel olarak düşününce bunun da nasıl bir denge içerinde cereyan ettiğini anlamak hiçte zor değil.Atasözün de belirtildiği gibi  ağaçlar ne kadar yüksek olursa olsun yaprakları yere dökülür.

Eğer yapraklar dökülmeseydi,taze yaprakları kıymeti bilinmezdi.Eğer insanlar yaşlanıp ölmeseydi yeni insanlar ve yeni beyinlerin kıymeti anlaşılmayacaktı.Kısaca bir canlı ölürken diğer canlının başlangıcı oluyor.
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; RABİA A'TUL ADVİYYE

Bismillahirrahmanirrahim

Dünya ülkelerinde cok kullan1lan atasözlerinden birisi "Aaç ne kadar yüksek olursa olsun, yapraklar1 yine de yere dökülür" sözüdür.
Bu mana dolu sözü tarif edebilmek icin önce onu anlamak gerekir. Sadece düzeysel bakmakla yetinmemek gerekir&

Birkaç örnek ile aç1klama getirmeye çali_aca1m in_aALLAH. ^öyle ki:
Bir aaç ki yüksekligi önemli deil, yapraklar1 yine de yere dökülür.
Bir insan ki ömrünün uzunluu önemli deil, son dura1 yine kara toprakt1r.
Bir fani dünya ki varl1k süresi önemli deil, sonunda yine biti_ vard1r.
Bir maddiyat ki çokluu önemli deil, seninle birlikte bulunduu yer topraa kadard1r.

Bunlar gibi daha birçok mana içerir bu özlü sözümüz. Sözün ta_1d11 mana önemlidir elbette, bunu kimse inkar edemez, etmemeli de. Ama bir o kadar önemli olan sözden ç1kard11m1z, kendimizce yorum yapt11m1z, fikirlerdir. Bu sözde de olduu gibi birçok mana dolu sözlerde insanlar kendi fikirlerini, dü_üncelerini de katarak anlat1m yaparlar. T1pk1 benim _u an yapt11m gibi. Kimbilir zaman1nda bu deerli sözü yazan büyüümüz, hangi fikirle yola ç1km1_t1. Kimbilir hangi ideal ile bunu yazm1_t1. Kimbilir belkide kendisi herhangi bir söz olarak görmüstü. Kimbilir&

Yukar1da verilen örnekler söze aç1kl1k getirmek için yeterli deildir elbette. Belkide sadece söze bir aç1l1_ olarak görünmeli bu sözler, sözü tanitim gibi&

Bir aaç ki uzunluu önemli deil& Bir aac1, aaç yapan uzunluu deildir cünkü. Bir aac1, aaç yapan birbirinden deerli yapraklari, çiçekleri ve meyveleridir.
Nas1l ki bir insan1n ömrünün uzunluunun önemi olmamas1 gibi. Çünkü bir insan1, insan yapan cok daha önemli unsurlar vard1r. ^öyle ki, insan denilen varl1k öncelikle ak1l ile _ereflenmistir. Kainat onun için yarat1lm1_t1r. Tabiat onun için verimli olmakla görevlendirilmi_tir. Insana sunulan bunca afiyet kar_1s1nda beklenilen ise sadece insan gibi ya_amas1d1r. Kendine sunulan güzelliklerden faydalanmal1d1r, ama hakk1n1 yerine getirerek. Unutmamal1 ki onca mükemmelliin, muhte_em bir sahibi vard1r. Bunu dü_ünerek Ona _ükran1n1 hakk1yla eda etmelidir. Elbet onunla birgün bulu_ma vard1r. O gün ki insan1n ne mal-mülkü, ne _an-söhreti, ne hayat uzunluu onu bir dierinden üstün k1l1r.
Dü_ün ki bir aac1n yapraklar1, çiçekleri ve meyveleri yere dü_ünce kendilerine has deerlerini kaybederler. Bir aaçta bulunan meyve, yapra1ndan daha ehemniyetli gibidir, taki bu meyve bir yaprak gibi yere düsünceye kadar. Birçok insan meyveye, yapraktan üstün deger verir. Çünkü meyve güzellii ve lezzeti ile tan1nmaktad1r. Fakat ayni aaçta yaprak ta bulunmakta. Ondaki gizemli s1fay1 herkes göremez. Görememekle beraber deersiz san1l1r.
Insanolu herseyi apaç1k görmek ister. Gördüü her güzellii arzular. Buna örnek vermek gerekirse, maddi zenginlii dü_ünelim. Insanlar fani dünya içerisinde ne kadar zengin olabilirsek, o kadar güzel ya_ar1z düsüncesine kap1lm1st1r. Adeta zenginlik saadet getirir, huzur getirir, rahat getirir dü_üncesindeler. Gözle görülen, herkes için aç1kta bulunan bu maddiyat1 birçok _eyden üstün tutarlar. Zengin bir insana ayr1 bir deer verilir, bir üstünlük verilir. Zengin üstün bir varl1k olarak gorülürken, fakir a_a1lan1r. Fakiri tan1madan bir damga vurulur. O zengin _ah_iyetin insani kalitelerine bak1lmaz, çünkü bunlar ilk etapta gizemlidir. O _ahsiyete insanl1k unsurunu verebilmek icin onu tan1mak gerekir, ara_t1rma yapmak gerekir. Buda bir dier ki_iyi ura_t1r1r. Ura_maktansa, haz1rda bulunan ile sonuçlar elde etmeye çal1_1l1r. Bundan dolay1 da bir zengini, bir fakirden üstün görür. Dü_ünmezki, o fakirde bulunan kaliteler insan denilmeye laiktir. Insan1, insan yapan içindeki (ilk etapta gizemli olan) kaliteleridir&

Insan ne kadar zengin olursa olsun, varaca1 yer bir fakirden farks1zd1r. Ikisinin de son dura1 kara toprakt1r.
Insan1n ne mal-mülkü, ne _an-söhreti ona yard1mda bulunabilir. Bunlar gibi fani zenginlikler sadece dünyada seninle birliktedir.
Unutmaki, sen topraa girdigin an onlar seni geride b1rak1p fani dünyan1n tela_elerine tekrar dönerler. Seninle birlikte kalan yaln1z ve yaln1z amellerindir&
Zaman1 gelince hepimiz birer yaprak gibi, aaçtan yere döküleceiz&

Vesselam.
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; ASKSAİRİ

Ne kadar yükselsek bile

Her sey fani ve geçici
Ne varsa bir gün gidici
Ha fakiri ha zengini
Kaybedecek her seyini

Aslimiza dönecegiz
Bu diyardan göcecegiz
Ne kadar yükselsek bile
Bir gün elbet düsecegiz

Malin mülkün dagilacak
Baskalari kulanacak
Sen kibrinden vermesende
Herkes hakkini alacak

AskSairi 13/12/2005
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
yazan; ESLEM

AĞAÇ NE KADAR YUKSEK OLURSA OLSUN, YAPRAKLARI DÖKÜLÜR..

Ben ata sözünü 2 manada düşündüm..

1.Ağaç bir tohumdu toprağa düşdü, tıpkı insanoğlu da ağaç gibi toprakdan yaratıldı ..Ve ağacın yaprakları dibine yani var olduğu toprağa düşeceği gibi insan oğluda ömrü ne kadar uzun olursa olsun, tıpkı yapraklar gibi var olduğu toprağa geri dönecekdir..Hiç bir zaman insan yaratıldığını unutmamalıdır..
(Sizi toprakdan yaratması o'nun delilidir ) rum sr.20 ayet.

2. İnsanoğlunun yaratılışdaki yükselişi..

Yükseldim diye sevinme..
Birgün kaybedecekmiş gibi davran..

Ne kadar hayat yaşantımızda yükselirsek yükselelim, bize o yüksekliği sunanı asla unutmamalıyız..Ve her yokuşun bir çıkışı varsa mutlaka inişi de vardır..Tıpkı ağacın büyüyüp yapraklarının dökülmesi gibi..
Aynı zamanda ağaç dallanıp budaklanırken aynı oranda toprağın kalbine sığınır(yani köklerini salar )..Tıpki bizlerin rabbimize sığınması gibi..
 
Üst Alt