Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Endülüs kokan şu kırmızı ellerimi kanayan meleklerin ağzına batırıp
Sana ezilmiş bir kentin gözünden çöl yangını bir sevda ile sesleneceğim
Ve ben seni düşündüğüm her saat ağız dolusu ağlayacağım ardından
Ey iklimler boyu andığım bu taş duvarlar bir gün dile gelecek
Üşüşecek yine bahçelere çocuklar
Sabahın elleri akşamı kör etmeden
Kandahar dağlarımı güller donatacak.
Ve sen güneşi avuçlarına hapsedip parmaklarında gezdireceksin geceyi
Bilesin ey sonsuzluğuna adandığım kanatlarında tüten cennet gülüşleriyle
Beyruta gözyaşı döken güvercinler,nasıl hasretse filistindeki sevdaya
Aynı hasretleri kalbime zincirleyip sana yusufca bir aşkla geleceğim.
Bilesin ey sahralarca yandığım
Kara gözlerindeki mülteci sevdayla sensizliğe hüküm giyen şu kalbim
Zindansı bir hüzne sırdaş olurken
İçimin göklerinden süzülüp gelen mekke yağmurlarını sana hapsedip
En çok seni susacağım karanlıklara..
Bilesin ey cennetine kuşandığım
Yalnızlığın uçsuz bucaksız sahralarında ismini kızıl kum tanelerine yazarken
Mecnunca bir çaresizliğe düşmeden sana leyla demeye utanmayacağım.
Ve saçlarında parlayan çöl yalnızlğında sana muhammedi bir gökyüzü sunacağım.
Bilesin ey vuslatını firak sandığım
Yüzüme bulaşan bu kırılganlığı silip mahmur şiirleri ateşe döktüğümde
Gözlerinin kıblesine kudusü çizip
Seni filistin gibi seveceğim.
Seni filistin gibi seveceğim
KABUS
Zamanın tık-tıkları,
Güder yaratıkları.
...Kan sızan pençesinde
Beynimin yırtıkları.
Hayal, dalgıç ki arar,
Denizde batıkları.
Bu ne dünya; ne dünya,
Çerçöpten çattıkları!..
Bak şu maymun soyuna,
Ortaya attıkları!
Aziz ekmek, fikirde,
Teneke artıkları.
VE EVLERDE BAŞ KÖŞE,
BATININ PIRTIKLARI,
Görünmezi görmeye
Eremez mantıkları.
YA ŞU SÖZDE MÜMİNLER,
Şiltenin kıtıkları?
Yetmez mi bunca zaman
Yan gelip yattıkları?
Bir nesil özlüyorum,
Doğrultsun yatıkları!
Somunları taş olsun,
Zehir de katıkları!
Yorganları devirsin,
Dişlesin yastıkları!
Bir damla gözyaşına,
Sonsuzluk, sattıkları.
Biliyorum, tezad içindeyim, aykırı çekişler beni yırtıyor, yaralıyor... Bir sel kenarındayım ki, ne ayağımı sudan çekebiliyorum, ne yürüyüp karşıya geçebiliyorum!
(*NFK-Senaryo Romanlarım'dan)