Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
ORiJiNAL YAZARI : salihin_cy
Yani nasıl örnekler verilmesi gerekiyor....Evlenmek isteyen oğlan veya kızın birbirlerini tanımaları konuşmaları için mi?...yoksa birbirlerine dokunmaları için mi?....nikah olmalı diyorsunuz....Bu konuda karar verin...ondan sonra tartışılır...

Gençler elbet bunu anlamayacaktır....Düğün yapmadan size dokunmak isteyen ,sizi çok sevdiğinizi hissetseniz bile,dini nikahınız olsa bile o oğlanı veya kızı terkedin,islam nikahını atın...

Bu kadar kısa ve öz konuşuyorum...bazı konular var mahreme giriyor...ağır örnekler vermek zorunda bırakmayın bizi...

katılıyorum,acı ama gerçektir ki;dini nikahı "NEFİS" için kullanıyor günümüz anlayışı.....
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
ORiJiNAL YAZARI : silaucan
ORiJiNAL YAZARI : salihin_cy
Yani nasıl örnekler verilmesi gerekiyor....Evlenmek isteyen oğlan veya kızın birbirlerini tanımaları konuşmaları için mi?...yoksa birbirlerine dokunmaları için mi?....nikah olmalı diyorsunuz....Bu konuda karar verin...ondan sonra tartışılır...

Gençler elbet bunu anlamayacaktır....Düğün yapmadan size dokunmak isteyen ,sizi çok sevdiğinizi hissetseniz bile,dini nikahınız olsa bile o oğlanı veya kızı terkedin,islam nikahını atın...

Bu kadar kısa ve öz konuşuyorum...bazı konular var mahreme giriyor...ağır örnekler vermek zorunda bırakmayın bizi...

katılıyorum,acı ama gerçektir ki;dini nikahı "NEFİS" için kullanıyor günümüz anlayışı.....

günümüzde bu durumu suistimal edenler baya çok..
insan kime güveneceğide bilemiyor..
dini nikah yapmasa bir türlü,yapsa bir türlü..
Allah doğru yoldan ayırmasın bizleri..
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
ORiJiNAL YAZARI : ExELaNcE

günümüzde bu durumu suistimal edenler baya çok..
insan kime güveneceğide bilemiyor..
dini nikah yapmasa bir türlü,yapsa bir türlü..
ALLAH doğru yoldan ayırmasın bizleri..

amin,ALLAH doğru yoldan ayırmasın bizleri,siz bile şaşıyorsanız biz ne yapalım hocam? :(
 

KanDamLaSi

Ubeyd
 
Üyelik Tarihi
14 Eki 2005
Mesajlar
7,463
Aldığı Beğeniler
64
ORiJiNAL YAZARI : ExELaNcE
ORiJiNAL YAZARI : silaucan
ORiJiNAL YAZARI : salihin_cy
Yani nasıl örnekler verilmesi gerekiyor....Evlenmek isteyen oğlan veya kızın birbirlerini tanımaları konuşmaları için mi?...yoksa birbirlerine dokunmaları için mi?....nikah olmalı diyorsunuz....Bu konuda karar verin...ondan sonra tartışılır...

Gençler elbet bunu anlamayacaktır....Düğün yapmadan size dokunmak isteyen ,sizi çok sevdiğinizi hissetseniz bile,dini nikahınız olsa bile o oğlanı veya kızı terkedin,islam nikahını atın...

Bu kadar kısa ve öz konuşuyorum...bazı konular var mahreme giriyor...ağır örnekler vermek zorunda bırakmayın bizi...

katılıyorum,acı ama gerçektir ki;dini nikahı "NEFİS" için kullanıyor günümüz anlayışı.....

günümüzde bu durumu suistimal edenler baya çok..
insan kime güveneceğide bilemiyor..
dini nikah yapmasa bir türlü,yapsa bir türlü..
ALLAH doğru yoldan ayırmasın bizleri..


hocam gaLiba en dogru yorumu siz getirdiniz...
yapiLsa bir türLü.. yapiLmasa bir türLü...

RABBIM Kimseyi Nefsine Uydurmasin insaALLAH...
 

Turab

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Haz 2006
Mesajlar
19
Aldığı Beğeniler
0
Öncelikle dini nikah resmi nikah konusunda şunları hatırlatmakda fayda var;İslam'da nikah (evlenme akdi), fıkıh konularının tasnifi içinde ibadetlere değil, dünya hayatını düzenleyen hükümler (muâmelât) bölümüne girer. Bir satım, bir kira akdi, dinle ilişkisi bakımından ne ise bir nikah akdi de odur. Bu sebeple nikah akdini bir başkası değil, iki taraf yapar; akit, aralarında evlenme engeli bulunmayan bir kadınla bir erkeğin, şahitler huzurunda, karşılıklı rızaları ve irade beyanları ile kurulur/oluşur. İmamın veya belediye memurunun nikah kıyması akdin kurulması ve sahih olmasının şartı değildir; bunların yaptığı, akit işlemini yönetmekten ibarettir. Resmî nikah ayrıca kayıt altına alındığı için evlilik hukukunu koruması, güvence altına alması bakımından dinin amacına daha da uygundur. İçinde yaşadığımız şartlarda yalnızca -meşhur olmuş yanlışlıkla- dinî denilen nikah ile yetinmek, dinin önem verdiği evlilik hukukunu korumak için yeterli olmadığından bununla kalmamak, mutlaka akdi resmîleştirmek gerekir.

Dini bir endişeden dolayı kıyılıyorsa saygı duyarız.Ama konuşmak içinde heralde nikah gerekmiyor.Nefsi isteklere kılıf amacıyla kıyılırsa işte buna karşıyım ben.
 

Elizabeth

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 May 2006
Mesajlar
12
Aldığı Beğeniler
0
nikahtan kasıt birlikteliği duyurmaktır
bazı alimler nikah yapılmasa bile kişlerin evleneceği
duyurulduğu için yarı nikah söz konusu olduğunu söylüyorlar
bu şekildede rahat bir şekilde görüşülebilineceğini (temazsız).

ben evlilik tarihi yakınsa nikah yapılmaması görüşündeyim.
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
bir kızı istenmeden araşırılır kız tarafıda cevap vermeden erkek tarafını araştırır.
iki tarafta birbirini araştırıp uygun gördükten sonra nişanlanırlar.birbirini tanımak için nişan yapılamaz.nişan evliliğe atılan ilk adımdır.
nikah kıyılıp fazla uzatmadan düğün yapılmalıdır diye düşünüyorum.
 

*sümeyye*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Mar 2006
Mesajlar
99
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray
ORiJiNAL YAZARI : Esra
Ilk mesajimda aciklama yapacagim demistim ve bugüne nasip oldu...

Nisanli ciftlerin haram islemeksizin bir araya gelerek konusabilmeleri ve gezebilmeleri icin dini nikah kiyilmaktadir.
Ancak iyi bilinmelidir ki dini nikahla nisanlilik evlilige dönüsüyor!!! ( Islama göre cinsel hayat ali riza demircan kitabindan alinti).
Nikahlanan (nisanli) kadin artik tek tarafli olarak karar alip ayrilamaz.
Ayrica sizlerde biliyorsunuzki islamda kadinin esine karsi bazi vazifeleri vardir ve bu nikahla bu vazifeleri yerine getirmek zorundadir!! Kadinin esine karsi olan görevlerinden birisi cinsel hayattan kacinmamasidir ve kacindigi taktirde haram islemis olur!!


Daha fazla detaya girmek istemedim sanirim bu kadar aciklama yeterlidir...



EWT CANIM BEN EWLILIKTEN BAHSETMIYORUM

EWLILIK ONCESI DINI NIKAH:..!

KIZ..ISTENILDIGI ZAMAN


ISTEMEYE GELDIKLERINDE AİLE FERTLERI ISTEDIKLERI VASIFLARA UYGUN OLUP OLMADIGINI OGRENIP BI SEKILDE TANISMA FASLINDAN SONRADA AİLELER BIRBIRILERINI KABULLENDIKTEN SORADA FATIHASI OKUNMUYORMU ..?OKUNUYO BU NIKAHIN BI
SEKILDE YARISI OLUYO ZATEN
NISAN VS. SOZ GIBI INSANLARA BIZ EWLILIGE DOGRU GIDIYORUZ FAKAT O ADIMIN ILK I DIR..'!VE BU DEMEEK ISTEDIGIM NIKAH EWLILIGE 1 VEYA 2 GUN KALINCA YAPILMALI.

GUNUMUZDE YASANANLAR MAHREMI DEGER KALMADIGI IÇIN ANNELERIMIZ EWLILIKLERINI ANLATIYORLAR NASIL ONLAR BIRBIRINI GORMEDEN EWLENMIŞLERDIR DEMEK ISTEDIGIM ONLARIN ZAMANINDA FLORT MÜ VARDI. ISLAMA EN UYGUN SEKILDE GIDILMELI ;)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Dinimizde herşeyin bir hükmü vardır yani fetvası birde takvası

Fetva ruhsat verir veya vermez takvada onun daha ağırıdır

Eyerki dinimiz evlilik önü nikaha ruhsat vermişse

Bireyler bu hakkı kullanabilirler karşılıklı anlayış içerisinde

Bu nikahın mahremiyyeti ortadan kaldırması gerektiği bir nikah olduğunu bilerek yola çıkarlar...
Erkek ve kızımız bu nikahın onların birleşmesi için olan bir nikah olamdığını bilirlerse nişanlılık devresi daha güzel gider...tabiki buda demek deyildirki onlar bu nikahla bir araya gelemezler diye, benim söylemek istediğim nikah kıyılınca illaki birleşmeleri gerektiğini söyleyen bir söz sarf edilmiş ona cevaben yani nikah kıyıldı erkeğin belli hakları doğdu ... evet doğdu ama bunu zaten oda biliyorki bu nikah o manada bir nikah olmadığını bunu gençler daha ii anlayıp bir birlerine sabır ve anlayış gözteririlerse bu nikah gayet güzel anlamını kazanır eyer bu nikahı yanlış kullanırlarsa sonu elbette hüsranla biter hafazanallah...

acizane ben kendimde bundan 27 sene evvel nişanımda hem nikahım hemde yüzüğüm takıldı 11 ayda nişanlı kaldım ama elhamdülillah asla ailemize bir kara sürmeden telimizle duamızla gelin olduk..
ve yakın zamanda da biliyorsunuz kzımı gelin ettim kzım 4 ay gibi kısa bir zaman içinde hem nişan hemde düğün oldu nişanda nikahı yapmadık hemen hemen 2 ay kadar.. sonra baktıkki mahrem oldukları için bazı konular konuşulmuyor ve
nişan amacını ulaşmıyor çünkü 2 genç var yakın zamandada dünya evine girecekelr ama dinen haram oldukalrı için her hareketleri suç ve günah onun için onların istek ve doğrultusunda nikahlarını kıydık 2 ay kadar nikahlı kaldılar ve RABBİMİN izni sayesinde çok şükür onlarda bize bir leke ve keder getirmeden yuvalarını kurdular...

yani kısa sözün özü oki bunlar hep gençlerin kendi anlayışlarına kalmış bir olaydır ..biz velilerde izin veririz veya vermeyiz orsıda bizi bağlar..



Nişan ve nişanlılık devresi nasıl olmalıdır? Tarafların görüşmelerinde ölçü ne olmalıdır ?

Evlenecek taraflar görüşüp, konuştuktan ve anlaştıktan sonra aralarında bir nişan merasimi düzenlenir. Nişan bir çeşit sözleşme sayıldığı için, talip olunan kızı artık bir başkası gelip isteyemez. Nişanlanma memleketimizde yaygın bir âdet olduğu gibi, İslâmda da yeri olan bir husustur. Nitekim, Peygamberimiz, Hz. Âişe ile üç sene kadar nişanlı kaldıktan sonra evlenmişlerdir. Böylece,nişan aynı zamanda bir sünnet sayılmaktadır.(1)

Nişan merasiminden sonra, aileler arasında akrabalık bağı kurmanın ilk teşebbüslerine başlanır. Taraflar karşılıklı olarak birbirlerine hediye gönderirler ve artık yavaş yavaş düğün hazırlığına başlarlar. Evlenecek kimselerin nişanlılıkları da bir yüzükle belli edilir. Erkeğin altın ve diğer madenlerden yapılmış yüzük kullanması uygun olmadığı için, ancak gümüş yüzük takabilir.

Nişan, sadece bir evlenme vaadi ve nikâhın başlangıcıdır. Böyle bir vaadden dönmek İslâmî edebe aykırı olduğu için, ölüm ve sonradan zuhur eden bir hastalık gibi, haklı bir sebep yokken, ahdi bozmak doğru olmaz.Fakat sadece nişanlanmakla nikâh hükümleri terettüp etmediğinden, iki taraftan hiçbirisi, İslâm hukuku açısından sözünü yerine getirmek zorunda değildir. Çünkü nişanda, nikâhta bulunan icap ve kabul yoktur. Yani evlenecek eşler iki şahit huzurunda sözlü olarak nikâh akdini yapmış değillerdir.

Nişanlanmanın her iki taraf için sağladığı en mühim fayda, evliliğin sağlam esaslar üzerine kurulması için başvurulan bir ihtiyat tedbiri olmasıdır. Çünkü, birtakım haklı sebeplerle nişanın bozulması, ileride vukuu muhtemel ve mümkün olan boşanma hadisesinden daha hafif düşmektedir. Her ne kadar "dünürlük" devresinde her hususun enine boyuna konuşulması gerekse de, nişanlıların mesut bir yuva kuramayacakları hususunda ciddî belirtiler çıkarsa, nişan sözleşmesine nihayet verilebilir.

Nişan bozulduğu takdirde, taraflar birbirlerine verdikleri hediyeyi iade edebilirler. Verilen şeyler telef olmuş veya kaybolmuşsa, bedeli istenebilir.Nişanlılık devresinde, zaman zaman ihmal edilen ve dikkat edilmeyen husus, tarafların birbirlerini evliymiş gibi zannedip aradaki mahremiyet sınırını ihlâl etmeleridir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, evlenecek kimseler birbirlerini ancak istemeye gittikleri zaman görebilirler. Bunun dışında, bir nikâh akdi yapılmadığı müddetçe,nişanlıların yalnız olarak görüşmeleri, konuşmaları, beraber gezmeleri uygun olmaz. Çünkü birbirlerine karşı bir yabancıdan farksızdırlar. Görüşme zarureti hâsıl olsa, yanlarında kadının bir mahremi bulunmalıdır. Bu hususta , Peygamberimizin ikazı açıktır: "Kim Allah'a ve Ahiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın. Çünkü bu takdirde üçüncüleri şeytandır."(2)

Nişanı, bir evlilikmiş gibi telâkki ederek nişanlılar arasındaki mahremiyet sınırına dikkat edilmemesi neticesinde, cemiyette pekçok üzücü ve aileleri sıkıntıya sokacak durumlar görülmekte ve duyulmaktadır. Bu hususta titizlik gösterilmemesi sonunda tarafları pişmanlığa düşüren bazı hataların çıkma ihtimali göz ardı edilmemelidir. Evlilik akdi yapılıncaya kadar her iki tarafda meşruiyet sınırını aşmamaya itina etmelidirler.

Nişanlılar, nikâhları akdedilene kadar yalnız başlarına görüşüp konuşamayacakları gibi, tokalaşmaktan da kaçınmalıdırlar. Düğün merasimi esnasında dahi henüz nikâhları kıyılmadıkça, mahremiyet sınırını muhafaza etmeleri gerekir. Ancak nikâhları akdedildikten sonra birbirlerine helâl olurlar.

Bazı bölgelerimizde nişan merasimi esnasında dinî nikâh kıyılmakta; böylece taraflasın birbirleriyle rahat bir şekilde görüşmeleri için mahzur ortadan kalkmaktadır. İslâm hukuku açısından eşler, karı koca olmaktadırlar; fakat resmî nikâhları daha sonraya bırakıldığından, evlilik muamelesi resmen gerçekleşmemektedir. Bununla beraber, iki şahit huzurunda icap ve kabul esaslarına uyularak akdedilen bir nikâh, tarafları birbirine helâl kılar. Baş başa görüşüp konuşabilirler, tokalaşabilirler,gezebilirler.

Her ne kadar taraflar birbirlerine "Evet" dedikten sonra birbirlerinin helâli olmuşlar, ömür boyu bir ve beraber olmaya karar vermişler, birtakım riskleri göze almışlar ise de, en kötü ihtimalleri de hesaba katarak,nişanlılık devresinde münasebetlerde ölçülü olmanın sayılamayacak kadar çok faydaları vardır.

Bilhassa damat adayının, kız tarafının hassasiyetini anlayışla karşılaması gerekir. Bu hassasiyetin bir itimatsızlıktan değil de,haklı bir ihtiyattan kaynaklandığı bilinmelidir. Allah göstermesin, bir nişan bozulması sırasında tarafların vicdan azabı çekmemesi ve ikinci evlilik teşebbüslerinin akamete uğramaması için böylesine bir ihtiyata ihtiyaç vardır.

Bu vesileyle şu hususa da açıklık getirelim: Nikâhlı olduğu halde nişanı bozulan kadının başka bir erkekle evlenmesi dinen caiz değildir. Başkasıyla yaptığı,nikâh sahih olmaz. Kadının nikâhının sahih olması için önceki nişanlısının (kocasının) kadını boşaması gerekir. Kadını boşadığı takdirde, kadın başka bir erkekle evlenebilir. İddet beklemesine lüzum yoktur. Aksi takdirde, eski nişanlısı boşamadan kız bir başkasıyla evlenemez. Bu hususta karı-koca olup olmamaları aranmamaktadır. Yapılan nikâh akdi dinen tarafları nikâhlı göstermektedir. Kız
boşanmaâan bir başkasıyla evlendiği takdirde nikâhı batıl olup, bu evlilik sayılmaz.Erkeğin durumu ise farklıdır. Nikâhlı olduğu halde başka bir kadınla evlenebilir.(3)

1. Müslim, nikâh: 69.
2. Müsned, 3: 339
3. Nisa Sûresi, 3.
 
Üst Alt