Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“Bir mü’min (başına gelen) bir belâ sebebiyle din kardeşini tâziye (ve tesellî) ederse, Allâhü Teâlâ Sübhânehû kıyâmet gününde ona kerâmet elbisesini giydirir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)
---
05
Mayıs Pazar 2013
Hicrî: 25 Cemâziyelâhir 1434 • Rûmî: 22 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:51 04:11 05:49 13:11 17:04 20:16 21:57
Avrupa Konseyi'nin Kuruluşu (1949)
125. Gün 18. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
HUDEYBİYE SULHUNUN ŞARTLARI

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Mekkeliler ile imzaladığı Hudeybiye sulhunun başlıca şartları şunlardır:

1- Müslümanlar ile diğer taraf arasında on sene harp olmayacak, iki tarafın hiçbiri diğerinin malına, canına taarruz etmeyecek.
2- Müslümanlar bu sene Beytullâh'ı ziyaret etmeksizin geri dönecekler. Gelecek sene üç günü geçmemek üzere Mekke-i Mükerreme’ye gelip Kâbe-i Muazzama’yı ziyaret edebilecekler. Bu üç gün içinde Mekkeliler şehir hâricine çıkacaklar.
3- Müslümanlardan Kureyş’e sığınacaklar olursa geri döndürülmeyecek, fakat onlardan müslümanlara sığınanlar geriye döndürülecek.
4- Müslümanlardan hac, umre veya ticâret için Mekke-i Mükerreme'ye geleceklerin canları, malları emniyet altında olacak, Kureyş tarafından Mısır’a, Şam’a geçip gitmek ve ticârette bulunmak üzere Medîne-i Münevvere’ye gelenlerin dahi canları ve malları emniyette bulunacak.
5- Kureyş’ten başka kabileler isterlerse müslümanların ve isterlerse Kureyş'in himayesine girebilecek.

Hudeybiye sulhunun ehemmiyeti pek büyüktür. Bunun bir kısım fâideleri şunlardır:

a) Ashâb-ı kiram harbe hazırlanmamışlardı, silahları noksandı. Bu musâlaha ile harbin önü alınmış oldu.
b) Harb edilse idi Ka'be’ye hürmetsizlik edilmiş olurdu. Bilhassa, Mekke-i Mükerreme’de bulunup da müslüman olduklarını korkularından saklayan bir kısım zayıf müslümanlar ayaklar altında kalabilirdi.
c) Mekkeliler, Medîne-i Münevvere’de kurulan İslâm hükûmetini o zamana kadar tanımıyorlardı. Bu sulh sayesinde tanımış oldular.
d) Müslümanlar, Kureyş’in taarruzundan emin olarak başka düşmanlarıyla uğraşmaya vakit buldular, başka taraflarda fetihler elde ettiler.
e) Birçok kabileler, müslümanlar ile serbestçe görüşerek Müslümanlığın yüksekliğini anlamış oldu, Müslümanlığı kabul edenlerin sayıları birdenbire pek çok arttı.

Hâsılı Hudeybiye musâlahası bir feth-i mübîn idi.
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
ygamber Efendimiz (s.a.v.) “Muhakkak Allâh’ın nimetlerinin birtakım düşmanları vardır.” buyurdu. “Onlar kim” denildi. “Onlar, Allâh’ın insanlara fazlından verdiği şeylere hased eden kimselerdir.” buyurdular.” (Hadîs-i Şerîf, İthâfu's-Sâde)
---
06
Mayıs Pazartesi 2013
Hicrî: 26 Cemâziyelâhir 1434 • Rûmî: 23 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:49 04:09 05:48 13:11 17:05 20:17 21:59
Akşam Vaktine Kalan Zaman: 00:41:02
İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin Vefatı (767)
126. Gün 19. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
İMAM-I AZAM’IN NESEBİ VE İLİM SİLSİLESİ

İmam-ı Âzam’ın ismi Numan, babası Sâbit’tir. Hicrî 80 (M.699) târihinde Kûfe’de doğmuş, 150 (M.767) târihinde Bağdat’ta vefat etmiştir.

İmam-ı Âzam ilmi hocası Hammâd’dan, Hammâd hocası İbrahim Nehaî’den, İbrahim Nehaî hocası İmam Alkame’den, İmam Alkame hocası İbn-i Mesud’dan (radıyallâu teâlâ anhum); İbn-i Mesud da, Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellemden, Resûlüllah aleyhi's-selâm da Cebrail aleyhi's-selâmdan almıştır. Cebrail aleyhi's-selâma Allâhü azimü’ş-şan emreylemiştir.

İmam-ı Âzam’ın Ashâb-ı Kiram’dan Enes İbn-i Mâlik, Abdullah İbnü Ebî Evfâ, Sehl İbn-i Said-i Ensârî Hazretlerini de görmek şerefine nail olmuşlardır. Bu cihetle kendisi tâbiîndendir.

ÂLİMİN DÜŞMESİ ÂLEMİN DÜŞMESİDİR

İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe Hazretleri bir gün yolda yürürken bir çocuğun çamura düştüğünü gördü. İmam-ı Âzam Hazretleri ona “Bundan sonra düşmemek için daha dikkatli ol” dedi.

Çocuk “Ey Müslümanların imâmı! Benim düşmem çok mühim bir iş değildir. Tekrar ayağa kalkmam da kolaydır. Hem ben düştüğüm zaman yalnız başıma düşmüş olurum. Ancak senin düşmenle bütün âlem düşmüş olur. Senin tekrar ayağa kalkman da gerçekten zor olur.” dedi.

İmam-ı Âzam (rh.) çocuğun bu sözleri üzerine ağladı. Çocuğun böyle ince fikir, akıllı ve zeki oluşuna hayret etti. Sonra da talebelerine dedi ki “Karşınıza, benim delilimden daha açık bir delil çıkarsa, benim tam anlayamadığım bir şeyi siz anlarsanız öylece amel ediniz. O zaman beni taklid etmeyiniz.”

İşte bunun üzerine talebelerinden İmam Ebû Yûsuf (rh.), İmam Muhammed (rh.) ve diğer talebeleri bazı fıkhî meselelerde hocalarından farklı görüş beyan etmişlerdir. İmam-ı Âzam Hazretlerinin böyle yapması, onun ne kadar insaflı ve verâ sahibi (şüpheli şeylerden uzak) olduğunun delilidir.
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“En hayırlı hanım, kendisine baktığın zaman seni mesrûr eder, emrettiğin zaman itaat eder, yokluğunda, ırzını ve malını muhafaza eder.” (Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr)
---
07
Mayıs Salı 2013
Hicrî: 27 Cemâziyelâhir 1434 • Rûmî: 24 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:47 04:07 05:47 13:11 17:05 20:18 22:00
Öğle Vaktine Kalan Zaman: 01:21:04
Osmanlı-Amerikan Ticaret ve Dostluk Antlaşmasının İmzalanması (1830)
127. Gün 19. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
EN HAYIRLI KADINLAR

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “Bir kadında dört huy kemâle erdiği vakit, her türlü hayırlı huyda kemâle ermiş olur. Ben de onun cennet ehlinden olacağını ümîd ederim:

Birincisi: Beş vakit namazı vakitlerinde kılar, Allâhü Teâlâ'nın râzı olduğu ve ona itâat olan her husûsta kocasına itâat eder. Muhakkak kadının kıyâmet günü ilk suâl olunacağı şey namaz ve kocasının hakkı, kocasının ondan razı olup olmadığı ve kocasına itâat edip etmediğidir. Zira bu onun için senenin tamamını oruçlu ve her geceyi de namazda geçirmesinden daha hayırlıdır.

İkincisi: Dilini yalan, iftirâ, gıybet, boş sözler ve nankörlük olan sözlerden korumasıdır. Kadının kocasına: “Senden hiç hayır görmedim” gibi sözleri nankörlüktür.

Üçüncüsü: Zâhide olması; altın, gümüş, ipek elbise, övünme elbiseleri gibi dünyâ zînetine, süslerine rağbet etmediği gibi evinin eşyâsında da aşırıya gitmemelidir.

Kadında bu huy kemâle ererse onun kıldığı iki rek’at (nâfile) namaz, dünyânın diğer bütün kadınlarının kılacağı bin rek’at (nâfile) namazdan daha fazîletli olur.

Dördüncüsü: Başına gelen belalara ve karşılaştığı kıskançlık hallerine sabretmektir ki bunda onun için Allâh yolunda cihâd edenin mükâfatı vardır.”

FIKRA GİBİ: ONU HAYVANLAR BİLE YEMEZ

1940’lı yıllarda o zamana kadar hiç köyünden çıkmamış bir adam bir işi için otobüsle seyahate çıkar. Otobüsün penceresinden çevresine bakarken tarlalarda başıboş dolaşan hayvanların yeşil bitkileri yemediğini görünce şaşırır. Yanındaki yaşlı adama sorar:

– Bey amca, bu hayvanlar bu bitkilere neden dokunmuyorlar. Bizim orada olsa tarlanın altını üstüne getirirlerdi. Adam gülerek:

– Evlad, dedi, sen o tarlalardaki bitkilerin ne olduğunu bilmiyorsun, galiba.

– Evet, bilemedim.

– Ona tütün derler, insanların onun yapraklarından sigara yapıp içtiklerine aldanma. Onu hayvanlar bile yemezler...
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“Allâhü Teâlâ nezdinde sözlerin en sevimlisi dörttür: Sübhânallâh, velhamdülillâh ve Lâilâhe illallâhu, vallâhü ekber.” (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Müslim)
---
08
Mayıs Çarşamba 2013
Hicrî: 28 Cemâziyelâhir 1434 • Rûmî: 25 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:46 04:06 05:45 13:11 17:05 20:19 22:02
Öğle Vaktine Kalan Zaman: 02:08:51
İkinci Dünya Savaşı'nın Sona Ermesi (1945)
128. Gün 19. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
EN BÜYÜK İSTİĞFAR: TESBİH NAMAZI

Tesbih namazı tevbenin, istiğfârın en büyüğü ve bütün vücutla yapılanıdır.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.), amcaları Hz. Abbâs'a (r.a.) hitâben tesbih namazı ile alâkalı şöyle buyurmuşlardır:

“Ey amca! Sana on (çeşit günahını silecek) şey(i) haber vererek ikrâm etmiş olayım ki, onu işlediğin vakit günâhının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi, hatâ ile ve kasden yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve âşikâr olanı mağfiret edilmiş olsun. Dört rek’at namazı kılarsın... Gücün yeterse bu namazı her gün kıl. Her gün kılamazsan ayda bir kere kıl. Onu da yapamazsan senede bir, onu da yapamazsan ömründe bir kere kıl.”

Tesbîh namazı 4 rek’attir. Bu namazda 300 defa şu tesbih okunur:

“Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil-azîm.”

Bu tesbih, namaz içinde şu kadar okunur:

15 kere, Sübhâneke'den sonra (Fâtiha'dan önce),
10 kere, zamm-ı sûreden sonra,
10 kere, rükûda, (tesbihlerden sonra)
10 kere, rükûdan kalkınca ayakta (kavmede),
10 kere, birinci secdede, (tesbihlerden sonra)
10 kere, iki secde arasındaki oturuşta (celsede),
10 kere, ikinci secdede. (tesbihlerden sonra)

Birinci rek'atte okunan tesbihlerin adedi 75'tir.

İkinci rek'atte aynı sıralama ile yine 75 defa okunur.

Üçüncü ve dördüncü rek’atler de böyle kılınır. Birinci kâdede (oturuşta) tahiyyattan sonra salli ve bârik, üçüncü rek'ate kalkınca önce sübhâneke okunur.

Tesbih namazı, kılınması teşvik edilmiş bir namazdır. Bunu alışkanlık hâline getirmek müstehaptır. Kılmasını bilmeyenlerin istifâde etmesi maksadıyla cemaatle de kılınabilir. (Muhtasar İlmihal, Fazilet Neşriyat)
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“Beş gece vardır ki, bu gecelerde yapılan duâlar reddolunmaz. Cuma gecesi, Receb ayının ilk gecesi, Şabân ayının on beşinci (yani berât) gecesi ve bayram geceleri.” (Hadîs-i Şerîf, Musannef-i Abdurrezzâk)
---
09
Mayıs Perşembe 2013
Hicrî: 29 Cemâziyelâhir 1434 • Rûmî: 26 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:44 04:04 05:44 13:11 17:05 20:20 22:04
İkindi Vaktine Kalan Zaman: 02:26:11
Sultan Sencer'in Vefatı (1157) • Osman Gazi'nin Doğumu (1258)
129. Gün 19. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
RECEB AYI ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN AYIDIR

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) “Receb ayı Allâh’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.” buyurdular.

Receb ayı, günahları terk içindir. Şaban Allâh’ın ahdine vefa ve amel içindir. Ramazan sıdk ve safa içindir.

Receb tevbenin kabûlüne, Şabân şefâate, Ramazan ise sevabların kat kat olmasına vesiledir. Receb tohum ekme, Şaban sulama, Ramazan ise hasad ayı yani ekip suladığını biçip devşirip toplayacak bir aydır.

Receb öyle bir aydır ki, Allâhü Teâlâ onda işlenen hayırlara kat kat sevâb verir.

Bu ayda edilen duâ müstecâb (kabul) olur. Onda işlenen küçük hatalar affolunur. Onda işlenen hayrın sevâbı gibi işlenen günahın cezâsı da kat kat olur.

Peygamber Efendimize (s.a.v.) “Yâ Resûlallâh! ‘Receb Allâh'ın ayıdır’ ne demektir,” diye sorulunca “Receb Allâh'ın ayıdır. Çünkü Receb, Hakk’ın mağfiretine mahsus bir aydır... Bu ayda Allâhü Teâlâ peygamberlerin duâlarını kabûl etmiştir. Bu ayda Allâh, evliyasını düşmanlarından kurtarmıştır.

Bir kimse bu ayda oruç tutsa, Allâh ona üç türlü lütufta bulunur: Onun geçmiş günahlarını mağfiret eder, kalan hayatında (hayır üzere bulundukça) onu korur, mahşerde susuzluktan emin kılar.

Bir yaşlı zât ayağa kalkıp: “Yâ Resûlallâh! Ben Receb ayının hepsini oruç tutamam” deyince “Sen Receb ayının birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri oruç tut, hepsini tutmuş gibi olursun. Çünkü hasene on katı ile yazılır, ammâ ilk Cuma gecesinden de gâfil olma” buyurdular.

TAM GÜNEŞ TUTULMASI

Yarın (10 Mayıs Cuma) günü “Tam Güneş Tutulması” meydana gelecektir. Avustralya, Yeni Zelanda, ve Orta Pasifik Okyanusundan tam olarak görülebilecektir. Tutulma Türkiye, Almanya ve Avusturya’dan görülemeyecektir.

Tutulmanın büyüklüğü: 0.9544

Başlangıcı: 11 Mayıs 2013, 01.30 (Türkiye yaz Saati)

Tutulmanın ortası:11 Mayıs 2012, 03.25

Tutulmanın Sonu: 11 Mayıs 2012, 05.19
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
Receb ayının ilk günü oruç tutmak üç senelik günahlara, ikinci gününde oruç iki senelik günahlara; üçüncü gününde oruç bir senelik günahlara keffarettir. Sonraki her gün bir aya keffarettir.” (Hadîs-i Şerîf, Süyûtî, el-Câmiu's-Sağîr)
---
10
Mayıs Cuma 2013
Hicrî: 30 Cemâziyelâhir 1434 • Rûmî: 27 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:42 04:02 05:43 13:11 17:06 20:21 22:05
Cezzar Ahmed Paşa'nın Napolyon'u Akka'da Mağlup Etmesi (1799)
130. Gün 19. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
RECEB-İ ŞERÎF

Yarın idrâk edeceğimiz mübârek Receb ayı, kamerî ayların yedincisidir. “Eşhuru hurum”dan olan bu ay, Şehrullah yani Allâhü Teâlâ’nın ayıdır. Bu aya oruçlu girmeli ve bu ayda çok ilticâ etmelidir.

Receb ayının 1’inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2’nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3’üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir. Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir. Bu ay Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhi’yi bildiren İhlâs Sûresi’ni çok okumak lâzımdır. Bilhassa bu aya hürmet olarak, ayrıca günde 11 defa İhlâs-ı Şerîf okumalı, tevhid, istiğfâr ve salavât-ı şerifeyi ihmâl etmemelidir. Bu ayda 2 kandil vardır:

1. İlk cuma gecesi “Regâib Kandili”,

2. Yirmi yedinci gecesi “Mi’rac Kandili”dir.

Bu ayın birinci gecesi bir tesbih namazı veya Receb-i Şerîf’in ilk onu zarfında bir def’aya mahsus olmak üzere kılınan on rek’at namaz da kılınabilir. Önümüzdeki günlerde bu namazların kılınış şekli anlatılacaktır.

Receb ayında her gün, -başında ve sonunda 7’şer Fâtiha ile- 100 İhlâs-ı Şerif okumak da çok sevâptır. Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i enbiyâ yapılmalı ve oruç tutulmalıdır. Bu orucu 13, 14 ve 15’inci günlerinde tutanlar, Eyyâm-ı Bıyz’da oruç tutma sünnetini de yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulurlar. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

RECEB AYI İCTİM‘I, RU’YET VE BAŞLANGICI

Hicrî Kamerî 1434 yılı Recep ayı ictimâ‘ı bugün 10 Mayıs Cuma günü Türkiye saati ile 03.29’de.

Ru’yet ise yine bugün (10 Mayıs Cuma) Türkiye saati ile 20.38’dedir. Hilâl’in görüldüğü yerler: İtalya’nın batısı, İspanya, Afrika kıtasının kuzey batı taraflarındaki adalar, Fas, Cezayir, Tunus, Atlas okyanusunun orta kesimi ile Amerika kıtasının kuzey ve güney uçları hariç tamamı.

Hilal; Türkiye, Almanya, Avusturya, Arap yarımadasından görülemeyecektir.

Hilâlin görüldüğü günü takip eden 11 Mayıs Cumartesi günü de Recep ayının 1’i olmaktadır.
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“Allâhü Teâlâ, istiğfâra devam eden kimse için her darlıkdan bir çıkış yolu, her sıkıntısında da ondan kurtuluş yolu yaratır ve onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Ebû Dâvûd)
---
11
Mayıs Cumartesi 2013
Hicrî: 1 Recep 1434 • Rûmî: 28 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:40 04:00 05:42 13:11 17:06 20:22 22:07
131. Gün 19. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

Receb’in 1’i ile 10’u arasında, 11’i ile 20’si arasında ve 21’i ile 30’u arasında olmak üzere sâdece birer defa kılınacak 10’ar rek’at Hâcet Namazı vardır. Bunların her üçünün de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okunacak duâlarda fark vardır.

Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek’at namazı kılanlar, hidâyete ererler. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30 rek’at namaz Resûlullâh Efendimiz’in (s.a.v.) berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.

Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması daha faziletlidir.

Kılınışı: Hâcet namazına şu niyetle başlanır: “Yâ Rabbi, teşrifleriyle dünyâyı nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, beni feyz-i ilâhîne, afv-ı ilâhîne, rızâ-yı ilâhîne nâil eyle, âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle, dünyâ ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-yı şerîfin için” Allâhü Ekber.

Her rek’atte 1 Fâtiha, 3 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup, 2 rek’atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek’at tamamlanır.

` İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît, ve hüve Hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunup duâ edilir.

` İkinci on gün içinde yani Receb’in 11’i ile 20’si arasında kılınan 10 rek’atten sonra, 11 defa: “İlâhen vâhıden ehaden sameden ferden vitren hayyen kayyûmen dâimen ebedâ” okunup duâ edilir.

` Üçüncü on gün içinde, yâni Receb’in 21’i ile 30’u arasında kılınan 10 rek’atten sonra da 11 kere: “Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte, velâ mu’tiye limâ mena’te, velâ râdde limâ kadayte, velâ mübeddile limâ hakemte, velâ yenfeu ze’l-ceddi minke’l-ceddü. Sübhâne Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-Vehhâb, Sübhâne Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-Vehhâb, Sübhâne Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-kerîmi’l-Vehhâb, Yâ Vehhâbü yâ Vehhâbü yâ Vehhâb” okunup duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“Sadaka maldan (bir şey) eksiltmez. Affetmekle ancak kişinin şerefi artar ve bir kimse Allah için mütevâzı (alçak gönüllü) olursa muhakkak Allâhü Teâlâ onu yükseltir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
---
12
Mayıs Pazar 2013
Hicrî: 2 Recep 1434 • Rûmî: 29 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:39 03:59 05:41 13:11 17:06 20:23 22:08
Galatasaray Lisesi'nin Kuruluşu (1868) • Fransa'nın Tunus'u İşgali (1881)
132. Gün 19. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
FIKIH: ÖŞÜR

Öşür arâzisinden çıkan mahsûlün zekâtına, -onda bir (1/10) demek olan- öşür denilmiştir. Öşür; âyet, hadîs ve icmâ ile sâbit olup farzdır. Âyet-i kerîmede (meâlen):

“Ey îmân edenler! Kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkardıklarımızın temiz (helâl)lerinden infâk edin (zekât ve öşür verin). Gözünüzü yummadan (sıkılmadan) alıcısı olmadığınız şeylerin fenâsını vermeye yeltenmeyin. Ve bilin ki Allah Ganî ve Hamîd'dir.” (Bakara Sûresi, âyet 267) buyurulmuştur.

Bir arazî, yağmur veya çay, ırmak sularıyla sulanırsa mahsulatı onda bir nisbetinde; dalyanlar ile, dolablar ile hayvanlar ile, satın alınacak sular ile bütün sene veya senenin yarısından fazla sulanırsa yirmide bir nisbetinde öşür verilir. Tohumlar veya amele ücretleriyle sair masraflar bundan çıkarılmaz.

Öşürde, arâzî sâhibinin akıllı, bâliğ (ergen), zengin olması şart değildir. Öşürde itibâr, arâzî sâhibine değil, arâziyedir. Yânî, mal sâhibi; çocuk, deli veya fakir de olsa öşür ile mükelleftir.

Altın, gümüş, para ve ticâret mallarından, yılda bir defa zekât vermek lâzımken; arâzide yılda kaç mahsûl elde edilirse, hepsinden ayrı ayrı öşür vermek lâzımdır.

Diğer malların zekâtında, malın-paranın üzerinden bir yıl geçmesi şart olduğu hâlde, mahsûllerde bir yıl geçmesi îcap etmez.

Bal, ceviz, susam, fındık, fıstık, çam fıstığı, payam (badem), zeytin ve benzeri yağlı maddeler ile pamuk, palamut, pelit, keten tohumu, şeker kamışı, şeker pancarı, çay yaprağı ve benzeri mahsullerden öşür verilir.

Çayır otu, dut yaprağı, fesleğen yaprağı, buğday, mısır, pirinç, nohut, mercimek, bakla, fasulye, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, salatalık, üzüm, incir, elma, armut, şeftali, erik gibi her türlü meyvelerden; yulaf, fiğ, burçak gibi her türlü hayvan gıdâsından öşür verilir.

Öşrü verilen üzüm bağının içinde meyve ağaçları olsa veya bağ arasında soğan, sarımsak ekilse, (o ağaçların meyvelerinden, soğan ve sarımsaktan) da öşür vermek lâzımdır.

Öşür arâzisi içinde, ekilmediği hâlde kendiliğinden çıkan mahsûlden de öşür verilir.

Hülâsa İmâm-ı A'zam buyuruyor ki: Yerden, araziden elde edilen mahsûlün azında da çoğunda da öşür farzdır.
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“...Altını ve gümüşü toplayıp da Allah yolunda sarfetmeyenleri (zekâtlarını vermeyenleri), artık onları acıklı bir azâb ile müjdele.” (Tevbe Sûresi, âyet 34)
---
13
Mayıs Pazartesi 2013
Hicrî: 3 Recep 1434 • Rûmî: 30 Nisan 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:37 03:57 05:40 13:11 17:07 20:24 22:10
Öğle Vaktine Kalan Zaman: 00:19:38
133. Gün 20. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
ZEKÂTI VERİLMEYEN MAL

Zekâtlarını vermeyenlere nasıl bir azab edileceği şu hadîs-i şerîfte bildirilmiştir:

Kim ki Allâhü Teâlâ kendisine mal verir de, o malın zekâtını vermezse, kıyâmet gününde zekâtı verilmeyen mal, sahibi için çok zehirli erkek bir yılan suretine konulur. Bunun iki gözü üstünde (vahşet alameti olarak) iki nokta vardır. Bu azgın yılan, kıyâmet gününde mal sahibinin boynuna gerdanlık yapılır. Sonra yılan ağzı ile sahibinin çenesini iki tarafından yakalar ve “Ben senin dünyada çok sevdiğin malınım, ben senin hazinenim.” der.

Sonra Resûlullah (s.a.v.) şu âyeti okudular:

“Allâh’ın fazlından kendilerine bahşettiği şeyde (Allah yolunda harcamak hususunda) cimrilik edenler, zannetmesinler ki bu hareketleri kendileri için hayırdır. Hayır, o, onlar için bir şerdir, yarın kıyâmet günü o kıskandıkları mal boyunlarına dolanacak. Kaldı ki göklerin ve yerin mîrâsı hep Allâh'ındır ve Allah her ne yaparsanız haberdârdır.” (Âl-i İmrân Sûresi, âyet 180)

YEMEKLERDE BAZI PÜF NOKTALARI

• Çorba ve yemeklerde yağ kızartılmaz. Kızartılmış yağ sağlığa zararlıdır.
• Beyaz çorbalarda un fazla kavrulmaz. Sarı renk vermek için biraz havuç rendelenir.
• Salçalı çorbalarda un ve salça güzel kavrulursa çorbanın rengi ve tadı güzel olur.
• Terbiye esnasında un topaklaşmasın diye yoğurt ve yumurta suyla çırpılır, sonra un ilave edilir.
• Kemik suyu için kemikler kırılıp akşamdan soğuk suda bırakılarak kanı akıtılırsa çorba hem kokmaz, hem berrak olur.
• Kef (kaynayan yemeğin üzerinde biriken köpük)ler mutlaka alınmalıdır

İSİMLERİMİZ: Erkek: Hüseyin, Kız: Hüsniye
 

İnŞiRaH

Evla İle meşgul
 
Üyelik Tarihi
26 Mar 2013
Mesajlar
727
Aldığı Beğeniler
1,236
Konum
Yeşil Bursa
Takım
Diğer
“Yâ Bilal, infak et (Allah yolunda harca), korkma, Allah malını azaltmaz.” (Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr)
---
14
Mayıs Salı 2013
Hicrî: 4 Recep 1434 • Rûmî: 01 Mayıs 1429
Türkiye
İstanbul
İmsak Sabah Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:35 03:55 05:39 13:11 17:07 20:25 22:11
Cerbe Deniz Zaferi (1560) • Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Açıldı (1839) • İsrail'in Kuruluşu (1948)
134. Gün 20. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ
HZ. ALİ (K.V.) VE HZ. MUÂVİYE (R.A.)

İmam Ahmed bin Hanbel rivayet eder: Bir adam Hz. Muaviye'den bir şey sordu. Hz. Muaviye, ona,

“Bunu Hz. Ali’den sor, çünkü o daha bilgilidir.” dedi.

Adam Hz. Muaviye’ye, “Ey mü’minlerin emiri! Senin vereceğin cevap, onun vereceği cevaptan daha sevimlidir.” deyince, Hz. Muaviye,

“Kötü bir şey söyledin. Gerçekten öyle bir kimseyi küçük gördün ki, Resûlullah (s.a.v.), onu ilimle övüp değerlendirdi. Yemin ederim ki, Resûlullah (s.a.v.), ona hitap ederek,

“Senin bana yakınlığın, Harun'un Musa'ya yakınlığı rütbesindedir. Şu kadar ki, benden sonra peygamber yoktur.” buyurdu.

Hz. Ömer, bir mesele olduğu vakit, Hz. Ali’ye sorar, onun söylediği ile amel ederdi.” dedi.

ŞEYHULİSLÂM REFÎK EFENDİ

Bosna’nın Çelebipazarı kasabasındandır. 1839’da İstanbul’a gelmişti. Bütün ilimlerde, bilhâssa fıkıh tahsîlinde ciddî bir azim ve gayreti vardı.

1845 senesinde fetvâ emîni, 1858’de Anadolu Kazaskeri oldu.

1860’da Ravza-i Mutahhara kapısına Peygamber Efendimiz’in “Salâtün fî mescidî hâzâ…”: “Benim şu mescidimde kılınan namaz -Mescid-i Harâm müstesnâ- başka yerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir.” hadîs-i şerîfinin yazılmasını teklîf etti. Ulemâ ve Sultân Abdülmecîd Hân bunu çok güzel buldular ve yazdırdılar.

1866'da Meclis-i Ahkâm-ı Adliye azası oldu ve o sene Hacca gitti. Dönüşünde 9 Ağustos 1866'da Şeyhulislâm oldu. 20 Nisan 1871 Muharrem’inde 59 yaşında vefât etti.

Merhûm gâyet afîf, nezîh ve hayır sâhibi bir zât idi. Cevdet Paşa merhûm defni esnâsında “Fıkıh hazinesini buraya defnediyoruz.” demiştir. Mühründe “Ni’me’r-Refîk Muhammed” kazılı idi.

Fetâvâ-yı Feyziye’nin nakillerini muhtevî kıymetli ve matbû bir eseri vardır. Rahimehullâh
 
Üst Alt