Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Züleyha aşk şarabından sarhoş olunca o gün Yusufun eteğini şehvet ateşiyle tuttu.Züleyhanın mermerden yapılmış sabah akşam yanından ayırmadığı bir putu vardı Taşkınlık yapmak istiyor fakat ondan utanıyordu suçlu görünmemek için putun yüzünü başını örttü Yusuf ellerini yüzüne kapamış bir köşede mahsun bir halde oturuyordu Züleyha Yusufun eteğini yakaladı Ayaklarına kapandı
"Benden niçin kaçıyorsun Suratını asıp da şu güzel vakitlerimizi zehir etme Kalbin çelikmidir.Eğer bu inadından vazgeçmezsen ben yanıp tutuşurum sende perişan olursun"diyordu.
Bunun üzerine iffet abidesi yusuf gözlerinden yaşlar dökerek "Sen taştan yntulmuş bir puttan utanırken beni Yaratıcıdan utanmazmı sandın?dedi..
Kelimeleri kifayetsiz bırakan binbir hece düşer dudaklara... Kurulan cümlelerin manası yeter mi seni anlatmaya ? Yüzünün güzelliğine anlam bulan söze erişşem, Yüreğinin güzelliğine yetemiyor ki hiçbir mana.
Yusuf'' um! Kaderi dipsiz kuyulara atılan masumum, İhaneti kan bağından öğrenen, Çilesi kuyularda derinleşen temiz ruhum, Sen kuyulara düşerken, yükseliyordu aşk.
Avuçlarına sıkışan ihanetin kan izleriyle başladı yolun, Sitemin, arkasını dönüp giden on kardeşin kulaklarında çınladı, Kenan ilinin topraklarında kara bir isyan oldu ayak izlerin... Yusuf'' un kanlı gömleği düştü işte o vakit ihanetin ellerine.
Kenan ilinin topraklarına yolu düşen bir kafile...Yusuf Kuyuya salınan kaplara bir umut sızdı önce, Yakub'' un en sevdiği evladı, Atıldığı kuyudan köle olarak çıkıyordu. Bakışlarında hayretler okunan kaç göz imrendi? İlahi aşkın nurlar yansıttığı o yüzüne...
Mısır'' ın köle pazarlarında, Satılığa çıkarılan bir köle. Bilmezler ki köle diye bir aşkı satın aldıklarını. Eşsiz güzelliğini, sarsılmaz hayasıyla tamamlayan, Ve sinesine saklanmış nice imtihan...
Züleyha'' yı biçare bırakan, Akla ziyan bu aşka tutsak eden, Yusuf'' ta şiirleşen güzelliğe taparcasına aşık, Kurallara başkaldıran, iffet perdelerini yırtan, Kat kat artan bir muhabbetle çığa dönüşen yakıcı bir sevda. Nefsin aklını çelen fısıltılarıyla, Züleyha'' nın gözlerinde, vuslata davet her bakış...
Yusuf,Un Züleyha'' nın güzelliğin karşısında, Her şeyin kalpte başlayıp, kalpte bittiği bir anda, Aşkın, kalbin emrine göre isim aldığı yerde, Şehveti reddeden üstün bir haya oldu Yusuf .
Züleyha'' nın iftiraları ile zindana düşen bir nur, Adım adım yükseldi, sabırla, Hem maşukuna, hem de makamına.
Ve Züleyha! Nefsinin külleri arasından,haya kapılarına çıkan, Güzelliğini, servetini Yusuf uğruna kaybeden, Vicdan mahkemesinde, her davada müebbet bir hasrete mahkum, Yusuf'' una hasret Züleyha...
Kırışan yüzüyle gittiği Yusuf'' un makamında, Edep nuruyla güzelleşen, Maşukunun gönlünde yer edinen kadın. Aşk güneşinin aydınlığında, Yusuf'' lavuslata erdi Züleyha.
Ayşe ÇETİNER.
Çok Zordu, Yusuf’u Görmeyen Gözün Züleyha’yı Anlaması .. Çok Kolaydı, Yusuf’u Görmeyen Gözün Züleyha’yı Kınaması ..
Mükemmel bir baslik icinde nefis paylasimlar. Allah razi olsun gercekten cok cok cok güzel bir konu olmus. Yusuf ile Züleyha ile ilgili ne kadar yazi varsa hepsi ayri bir güzel. Cok Tesekkürler.
Yusuf ile Züleyha"
başka söze gerek yok aslında..
kalbin derinliklerindeki en gizli sevda..
sevdanın içindeki en en degerli MEVLA..
Nasip etti Yusuf'u Züleyha'ya...
Anlatırlar ki;
Zeliha, Yusuf'u zindana attırdıgı vakit onun ayrılıgıyla ardından yanıp yakılmaya baslamıs.
Hem kendisinden ayırmıs, hem hasretini çeker olmus.
Bu yüzden zaman zaman zindanı ziyarete gider, sureta " Hükümlüm kaçmıs olmasın! " diye kontrol eder, ama içten hasret giderirmis.
Eger Yusuf 'u uyurken bulursa hücresinin önünde bekler, seyreder, uyanık bulursa azarlar, böylece yüzüne bakarmıs.
~*~
Nihayet bir keresinde sesini de çok özledigini fark etmis ve bir köle çagırıp, " Hemen simdi, Yusuf'u yere yık, adamakıllı kamçıla! Öyle vur ki ta uzaktan ah ettigini duyayım. " demis.
Köle emre itaate niyetlendiyse de Yusuf'un güzel yüzünü görünce kıyamamıs.
Hücrede bir post var imis, onu yere sermis ve baslamıs vurmaya.
Kölenin her kamçısında Yusuf mahsustan feryad etmekte, çıglık atmaktaymıs.
Zeliha ise bagırmaya devamda:
" Daha hızlı vur, adamakıllı vur! "
Nihayet köle Yusuf'a yalvarmıs:
" A günes yüzlü, Zeliha gelir de sırtında kamçı izi göremezse süphesiz beni öldürür. Omzunu aç, disini sık, bir kereceik olsun kaçmıya dayan! "
Yusuf elbisesini sıyırmıs.
Köle öyle bir vurusla vurmus ki Yusuf yere kapaklanmıs.
Zeliha, bu sefer Yusuf'un ah edisini duyar duymaz bagırmıs:
" Yeteeer!.. "